yalaka

ingiliz anahtari
söz götürüp getiren, söz taşıyarak arabozan, dedikoducu, boşboğaz, sırnaşık, ikiyüzlü, dalkavuk, arsız, onursuz, sürtük (kimse), yalak4.

Padişah patlıcan yemeğini çok sevdiği için, veziri devamlı patlıcanın faydalarından bahsedermiş, birgün padişah, artık patlıcanı sevmediğini söyleyince, yalaka vezir başlamış patlıcanı kötülemeye, çeşnicibaşı şaşkınlıkla vezire, düne kadar patlıcanı öve öve bitiremiyordun, şimdi noldu demiş, yalaka vezir de, ben patlıcanın yalakası değil, padişahın yalakasıyım demiş.