confessions

imschrolled

Moderatör  · 18 Nisan 2016 Pazartesi

  1. toplam giri 5111
  2. takipçi 42
  3. puan 35499
  4. toplam gelir 34,01 ₺

çin'de garsonun kovmaya çalıştığı kişiyle yemeğini paylaşan türk

cayisallama
laaaan acayip gurur duydum bu murat abiden. Çok yaşa murat abi.

olayın özeti şu;

Çin'de yapılan bir sosyal deneyde, bir restorana kötü görünümlü birisi getiriliyor. Yemek yemek istediğini söyleyen kişi çok geçmeden ise garson tarafından uzaklaştırılmak isteniyor. O sırada konuşmalara kulak misafiri olan bir Türk ise duruma müdahale ederek garsonun restorandan kovmak istediği kişiyi masasına davet ediyor. 👏 İşte o anlar...

öğretmenlere tavsiyeler

ccc
Sokrates Öğretmenlere der ki; Öğrencilerinize bir şey öğretmeyin, onları düşünmelerini sağlayın.Çünkü onlar düşünmeye başlarsa zaten kendi çabalarıyla öğrenirler..Ve çaba sonucu öğrenilen bilgi, en kalıcı bilgi olur.Asla silinmez..!

taburcu olmak

axit
"TABURCU OLMAK" deyiminin destansı sebebi!

Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ''taburcu'' ederler; ''gitsin'', ''evci'' gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi? Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında. Bakın anlatayım dilim döndüğünce…

Özellikle 1. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, hocalarını, öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyor, binası ise tamamen hastaneye dönüşüyordu. Sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geride kalan kıdemsiz tıbbiyeliler, direnişte bizzat çalışıyorlardı. İzmir'in işgalinin üç gün sonrası, 18 Mayıs 1919'da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı, hemen direniş gruplarının örgütlendiği bilinir.

Daha çok bahsedilecek olay, anlatılacak konu var ancak, söylemek istediğim şudur;

Ülkede herkes askerdir, eli silah tutan tüm erkekler savaştadır. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardır, ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydır, askerdir. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini dolaşır. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta. Tabip subay, iyileşenleri, tekrar silah tutabilecekleri savaşa, taburuna yollar, ''taburcu'' eder. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ''taburuna yollanmaz, taburcu'' edilmez. Bazı değerleri, yaşamının içine böylesine sindirmiş başka bir millet yoktur. Başkalarını bilmem ama, taburcu ettiğim her hastada, göğsümün ağlamaklı kabarması bundandır. Ordusunu, askerini, bağımsızlık mücadelesini, tüm aziz şehitlerini, yaşamına böyle sindiren başka bir millet yoktur. Bazı hususıyyetlerin, farkında olmasak da her zaman, sonsuza kadar bizimle yaşayacaklar…

İşte size 'TABURCU''luğun hikayesi

faust

gercektosunpasa
goethe'nin dünya klasikleri arasında yer almış eseri.

Nicola Tesla, "Faust"u ezbere biliyordu. 1919'da arkadaşıyla gezinirken ekteki dizeleri okudu. O an, alternatif akım motorunun çalışma ilkesi gözünde canlandı.
Elektrik mühendisliği tarihinin çok önemli keşfinin ardında "Faust" var yani.

dunning-kruger etkisi

axit
Alçakgönüllü olmak iyidir her şartta 😎

Dunning-Kruger Sendromu

Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı? Onlara bakıp, "Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu duyguyu çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir kuram ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Bitmedi...

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi; soruların yüzde 70'ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:

“İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!

Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma yaşamında 'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, değerlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Olasıdır ki, üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar..."

Bu nedenle fazla alçakgönüllü olmayın!...

"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...

Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".

Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:

“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

kemal kayaoğlu

gruda
İşini aşkla yapmak diye buna denir

sepet ve küfe yapımının İstanbul'daki son temsilcisi. Sekiz çocuğunu da sepetçilik zanaatı ile büyüten Kayaoğlu, mesleğinin plastiğe yenik düştüğünü ve kimsenin kendisinden sonra sepetçilik yapmayacağını söylüyor.

Önceden 150 sepetçinin olduğu yerde şimdi sadece Kemal Kayaoğlu sepetçilik yapıyor


yıllar sonra süt çocuğu ile karşılaşan hemşire

axit
Mersin'de 7 yıl önce meydana gelen trafik kazasında evin 5 ferdi ve Annesi ölür, 6 aylık bebek sağ kurtulur, çok acıkmış sürekli ağlayan bebeği, yeni doğum yapmış olan 112 calışanı hemşire emzirir uyutur. 7 yıl sonra karsılaştığı çocuğun emzirdiği bebek olduğunu öğrenen hemşire göz yaşlarına boğulur.

bu güzel insanlar hatrına dönüyor bu dünya

huzurevinden kaçıp heavy metal festivaline gitmek

gruda
ruhları halen genç olan insanlardır. yaşlılar sessiz sedasız ortam severler bu adamlar gerçek anlamda genç demek ki!

Almanya'da Dithmarscher Huzurevi'nde yaşayan iki yaşlı adam huzurevinden kaçarak bir heavy metal festivali olan Wacken Açık Hava Festivali'ne gitti. Sabaha karşı polis tarafından festival alanında bulunan ikili zorla ikna edilerek huzurevine geri götürüldü.

hz.muhammed

aberi
3 oğlu 4 kızı olan bir BABA vardı.
İlk oğlu 2 küsür yaşındayken vefat etti.
2. Oğlu 1.5 yaşında vefat etti.
3. Cü oğlu 17 aylıkken
daha sütten kesilmeden vefat etti..
İlk kızı evlendi ama daha 28 yaşındayken vefat etti.
2.ci kızı da evlendi .
Ancak daha 21 yaşındayken o da vefat etti..
Sonra 3. kızı da evlendi.
O da 27 yaşında vefat etti..
Kız ve erkeklerden hayatta sadece bir kızı kaldı..
Oğullarının ismi
-Kasım
-Abdullah
-İbrahim idi
Kızlarının ismi
-Zeynep
-Rukiyye
-Ummügülsüm idi.
O BABA nın Fatıma'dan Başka çocuğu kalmadı. ( O da kendisinden 6 ay sonra vefat etti.)
O Baba, anlaşıldığı gibi,
MUHAMMED MUSTAFA (SAV) dir.

Başına bir sıkıntı gelince o babayı hatırla...

nikola tesla

khantura
hakkında 100 sayfanın üstünde tez yazdığım, basit elektriğin değil belki ama günümüzdeki komplike elektriğin temellerini atan, vizyonu yaşadığı yılların çok ötesinde olan dahi.

birol danışman

gruda
EN BABA ÖĞRETMEN
İzmir de görev yapan Fizik Öğretmeni Birol Danışman, kas hastalığını nedeniyle 3 yıldır yürüyemeyen öğrencisi Samet Karaköse'yi kendi aracı ile hergün okula getiriyor, okul çıkışı tekrar evine götürüyor.

şekavet

axit
kötü iş yapma, soygunculuk, haydutluk.

Alameti 11'dir.
1- Âhireti ihmal ederek dünya malı kazanıp biriktirmek için hırslı olmak.
2- Bütün himmet ve gayreti nefsin arzuları ve dünya lezzetleri olmak.
3- Çok konuşmak ve çirkin sözler söylemek.
4- Namazlarında (vaktinde ve edasında) gevşeklik göstermek.
5- Haram ve şüpheli şeyler yemek ve fâcir ve kötü kimselerle arkadaş olmak.
6- Kötü ahlaklı olmak.
7- Kibirli olmak, yaptıklarıyla övünmek.
8- İnsanlara faydalı olmamak.
9- Müslümanlara karşı merhametsiz olmak.
10- Cimri olmak.
11- Ölümü unutup dünyaya dalmak.
1