confessions

imschrolled

Moderatör  · 18 Nisan 2016 Pazartesi

  1. toplam giri 3613
  2. takipçi 29
  3. puan 22920

iade-i itibar

cayisallama
ne kadar verilse de isnat edilen şey hep üzerine yapışık kalacak. Siz atılan çamuru ne kadar yıkasanız da ne kadar silseniz de o çamurun izi hep kalacaktır. Başkaları görmese bile psikolojik olarak o duyguyu hep hissedeceksiniz.

türk bayrağı kanunu

hayrikirsan
şanlı bayrağımızın kanunudur, 2893 nolu kanundur ve 1983 tarihinde kabul edilmiştir. 12 maddelik bir kanun olan şanlı bayrağımızın kanununu belki çoğu kişi bilmeyebilir.

Türk Bayrağı Kanunu 29 Mayıs 1936 tarihli ve 2994 sayılı Türk bayrağının şekli,yapımı ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir.Kanuna göre, Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmî yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara, kürsülere örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez. Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz. Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.

Madde 1 – Bu Kanunun amacı Türk Bayrağının şekli, yapımı ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir.

Bayrağın Şekli ve Yapımı

Madde 2 – Türk Bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak kaydıyla beyaz ay – yıldızlı albayraktır.

Bayrak ile özel bayrakların (sembolik bayrak, özel işaret, flama, flandra ve fors) standartları, hangi kumaş ve maddelerden yapılacağı tüzükte gösterilir.

Bayrağın Çekilmesi ve İndirilmesi

Madde 3 – Bayrak, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yurt dışı temsilciliklerine ve kamu kuruluşlarıyla gerçek ve tüzelkişilerin deniz vasıtalarına çekilir. Yurt içinde ve yurt dışında yetkililerin araçlarına takılır.

Bayrak çekilirken ve indirilirken tören yapılır. Bayrak törenlerinin gereken biçimde yapılmasından o mahaldeki yetkili amirler sorumludur.

(Değişik : 14/7/1999 – 4409/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında Türk Bayrağı sürekli çekili kalır.

(Değişik : 14/7/1999 – 4409/1 md.) Bayrağın; nerelerde daimi olarak çekilmeyeceği, hangi kapalı yerlere konulacağı, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağı, kamu kurum ve kuruluşlarından başka yerlerde ne zaman ve nasıl çekileceği, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk Bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanları ile Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törene ilişkin hususlar, tüzükte gösterilir.

Bayrağın Yarıya Çekilmesi

Madde 4 – Türk Bayrağı, yas alameti olarak 10 KASIM'da yarıya çekilir. Yas alameti olmak üzere Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanı Başbakanlıkça ilan edilir.

Bayrağın Selamlanması

Madde 5 – Çekilmesi ve indirilmesi esnasında veya tören geçişlerinde Bayrak, cephe alınarak selamlanır.

Bayrağın Örtülebileceği Yerler

Madde 6 – Türk Bayrağı, Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin ve tüzükte belirlenecek asker ve sivil kişilerin cenaze törenlerinde bunların tabutlarına, açılış törenlerinde ATATÜRK heykellerine veya resmi yemin törenlerinde masalara örtülebilir.

Ayrıca milli orf ve adetler göz önünde tutularak Bayrağın diğer kullanılma şekil ve yeri tüzükte gösterilir.

Yasaklar

Madde 7 – Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya uniforma şeklinde giyilemez.

Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz.

Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.

Bu Kanuna ve tüzüğe aykırı fiiller yetkililerce derhal önlenir ve gerekli soruşturma yapılır.

Cezalar

Madde 8 – (Değişik: 23/1/2008-5728/421 md.)

Bu Kanuna ve çıkarılacak tüzüğe aykırı olarak Bayrak yapmak, satmak ve kullanmak yasaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan Bayraklar o mahallin yetkili amirlerince toplatılır.

Bu Kanun hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde mahalli mülki amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca idarî para ceza verilir.

Tüzük

Madde 9 – Bu Kanunun ilgili maddelerinde tüzükte düzenleneceği belirtilen hususlar ile kanunun uygulanmasına ilişkin diğer esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak tüzükte gösterilir

Yürürlükten kaldırılan kanun:

Madde 10 – 29 Mayıs 1936 Tarih ve 2994 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

Madde 11 – Bu Kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 12 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Kaynak: http://karanfilbayrak.com/bayrak/turk-bayragi-kanunu/

düşsel bir oyuncak

Sugge
hayatımızı tabiri caizse ya kemiren ya da inşa edendir. istisnasız herkesin bir düşsel oyuncağı vardır. hatta onu aramak da düşsel bir oyuncaktır. bu bir hastalık asla değil, yığın içerisindeki hedefsiz bir insan olmadığını hatırlatan yegane nimet.

son dönemde terörün öğretmenleri hedef alması

Alangoya
dağ başına okul açıp oraya tek başına bir öğretmeni gönderiyorlar. ıssız yol orada başına bir şey gelse kimsenin haberi olmaz ta ki ailen merak edip de bir yerleri arayana kadar. eski okulumdan biliyorum her gün bu tedirginliği yaşadım. uzaktan konuşması yorum yapması çok kolay. anlamak için gelip görmek lazım. yaşamak lazım.
10

mübariz ibrahimov

Alangoya
19 Haziran 2010 tarihinde gece saat 23.30 civarında ermenistan'da bir sınır karakoluna tek başına baskın yapmış 45 ermeni asker ve subayını öldürmüş bir askerdir.
hak ettiği gibi azerbaycan devleti tarafından milli kahraman ilan edilmiştir.

anthem

angarali
Bioware tarafından geliştirilen Anthem görsel dili ve detayları ile izleyenleri büyülemeyi başardı. İnanılmaz bir grafik kalitesine sahip olan Anthem özellikle atmosfer konusunda tüm oyuncuların beğenisini kazanmayı başardı. Anthem hakkında ilk detayları oyun tarafında da ön plana çıkan Teknosa farkı ile sizlerle paylaşıyoruz.

3 yıldır geliştirme aşamasında olan ve Bioware'ın Mass Effect'ten sonra ilk yeni markası olacak olan Anthem, ilk kez Microsoft konferansında gösterildi.

Xbox One X duyurusu ile birlikte gelen tanıtım görüntüleri deyim yerindeyse nefesleri kesti. Özellikle çevre grafikleri ile büyüleyen Anthem, post apokaliptik bir hikaye ile karşımıza çıkacak gibi görünüyor.

Exosuit denilen gelişmiş zırhları kullanan kahramanlar insanlığın son umudu oluyorlar ve bu zırhların avantajlarını kullanarak düşmanlarına karşı büyük avantajlar elde ediyorlar. Co-Op yapısıyla da dikkat çeken Anthem, Destiny'den sonra oyuncuların yeni Co-Op favorisi olabilir.

Görsel bütünlük anlamında nefes kestiğini daha önce de söylediğimiz yapım. DICE tarafından geliştirilen Frostbite Engine ile hazırlanıyor. Oyunun çıkış tarihi henüz belli değil ama muhteşem oynanış görüntülerine hemen aşağıdan ulaşabilirsiniz.

şarkı söylemek

Sugge
bir sanattır. sesi kötü olanlar söylemesin lütfen.
ortaokuldayken hocamız "sugge diğer arkadaşların şarkı söyledi. haydi sen de bir şarkı söyle bakalım" dedi. Benim de şarkı kıtlığım olduğundan " ben pek şarkı bilmem hocam, bildiklerim de yarım yamalak" dedim. Hocam da " olsun söyle bildiğin kadarıyla oğlum" dedi. Benim de aklıma o günlerde sürekli televizyonlarda duyduğum 'şakşuka' şarkısı geldi. Başladım söylemeye "şakşuka, şakşukaaa, şaka da şukaaaa" diye. sesim de kötü zaten başladı sınıf gülmeye. bu da böyle bir anımdır.
2

nasıl bakarsan öyle görürsün

piri fani
Bi peygamber efendimiz sav ebu cehil ile karşılaşmış
Ebu cehil: beni Haşim soyundan sizden daha çirkin birini görmedim demiş.
Doğrudur demiş.

Sonra Ebubekir sıddık gelmiş. Yüzünüz güneş gibi parlıyor. Yeryüzünde sizin yüzğmüzden güzel bir yüz görmedim demiş.
Peygamberimiz ona da doğrudur demiş.

Oradakiler meselenin sırrını sorduklarında,
Ben Allah'ın cilaladığı bir aynayım, bana bakan kendini görür buyurmuş.

kaynakları kullanmak

aberi
Kaynaklarımızdan ülkemize para kazandırma yollarını tartışıyoruz. Tartışanlar henüz 11 yaşında. Kitaplar kapalı (takmışım müfredatı). Önlerine bir problem attım:"dağ başında büyük bir çam ormanımız ve dünyanın en nadir kır çiçekleri var. Bunları kullanarak para kazanın." Gelecekteki Teog birincilerinin parmakları hemen havalandı. Fakat yılların tecrübesi pek bir fikir çıkmayacağını da biliyorum. Tek tek söz verdim: Efendim biri ağaçları keser otel yaparmış, diğeri villalar yapıp satarmış, biri çiçekleri toplar pazarlarmış, diğeri kesilen ağaçlardan kağıt yaparmış.Sabırla dinledim:"Hayır, Siz kaynakları yok ediyorsunuz, hiçbiri ülkemiz için doğru değil "deyince sınıfın korkak, çekingenleri parmak kaldırmaya başladı. İşte beklediğim an ... En korkağı sarı kıza söz verdim: "Öğretmenim bir kaç arı kovanı yerleştirir balcılık yaparım" dedi. Kendimi tutamadım, gidip sarıldım ona. "Iyi ki çok fazla test çözmüyorsun"diyecektim kulağına, demedim. "Iyi ki varsın" dedim...

alıntı

geceye bir atasözü bırak

Rıhtım
“Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” Kızılderili atasözü

Not: bu atasözünü (bkz:mahfi eğilmez)'in kitaplarında ve yazılarında sık sık görüyorum. Son olarak zeytinlik alanların imara açılması konusuna atfen zeytin dosyası adlı yazının son cümlesi olarak yazmış.

geceye bir şiir bırak

Alangoya
Kahramanların ölümü

Gerilir zorlu bir yay
Oku fırlatmak için;
Gece gökte doğar ay
Yükselip batmak için.
Mecnûn inler, kanını
Leylâ'ya katmak için.
Cilve yapar sevgili
Gönül kanatmak için.
Şair neden gam çeker?
Şiir yaratmak için.
Dağda niçin bağrılır?
Feleğe çatmak için.
Açılır tatlı güller
Arılar tatmak için.
Göğse çiçek takılır
Solunca atmak için.
Tanrı kızlar yaratmış
Erlere satmak için.
İnsan büyür beşikte
Mezarda yatmak için.
Ve........................
Kahramanlar can verir
Yurdu yaşatmak için...
hüseyin nihal atsız

mısır ekmeği

zinzal
1- Bileşiminde çok fazla karbonhidrat bulunur. İyi bir enerji kaynağıdır.
2-Bileşiminde magnezyum, bağırsak faaliyetlerini olumlu yönde etkiler.
3- b1 vitamini, b5 vitamini (pantotenik asit), folik asit, b3 vitamini (niasin) ve c vitamini de bol miktarda içerir.
4-mısırın yüksek lifli içeriği;
a-bağırsak geçişini desteklemeye
b-kolesterol seviyesini düşürmeye ve
c-bağırsak fonksiyonlarının iyileştirmeye yardımcı olur.

günah keçisi

Alangoya
Bu deyimin kökeni aslında Yahudilere dayanır. Eski Ahit'deki Kefaret Günü ayinlerinde iki keçi seçilir Yahudi kavminin aklınıza gelebilecek her türlü günahları bir erkek keçiye yüklenirdi. Keçi, Azazel adlı kötü ruhu yatıştırmak için Yahudi kavmini günahlarından arındırmak üzere Kudüs dışında bir uçurumdan aşağya atılırdı. Bazı kaynaklarda keçinin başı boş bir şekilde çöle bırakıldığı söylenir. Diğer keçi ise kurban olarak kesilirdi.

memur sözlük yazarlarından denemeler

kalendermesrep
Kan ter içerisinde kaldığım bir sabah sporunun ardından eve gidiş yolu baya uzun görünmüş ve bir bankta dinlenmek için oturmuştum. Sabahın vehameti bütün solgun yaprakların üstünü örtüyor ve gelen misafiri ağırlarcasına heyecanlı bir rüzgar bırakıyordu yüzüme. Kıyıya vuran dalganın geri dönüşünü izlemekten yorgun düşmüş bir çocuğa dikildi gözlerim. Üstünde yeşil bir hırka ve beyaz bir tişört , altında kahverengi pantolon ve yarısı yırtık bir spor ayakkabı ile oturuyordu sahilde.
Arkasındaki bankın boş olduğundan habersizdi herhalde. Yere oturmasının başka bir açıklaması olamazdı lakin hava soğuktu. Çocuk yorgun haliyle bir defa esnedi önce ,sonra yerde duran poşeti açtı içinden kuru bir ekmek ile bir domates çıkarttı başladı ulu orta savurmaya kahkahalarını. Kendi kendine durmadan gülüyor bir yandan elindekileri yerken yoldan geçenlere aldırmıyor ve havanın soğukluğu bile kahkahaya engel olamıyordu. Nedendi bu gülüş ? Komik olan neydi ?
Kalktım banktan ,evime doğru yola koyuldum. Hava iyice soğuğunu hissettiriyordu. Üstümdeki kalın hırkaya rağmen iliklerime kadar üşümenin verdiği buruk bir ifadeyi yüzüme takıp eve girmiştim.
Aklımda çocuğun kahkahası var diyemeyeceğim, çoktan aklımdan uçup gitmişti çocuk. Isınmak için kalorifere yasladım kendimi, elimde bir bardak kahve ile yazmaya hazırlandığım kitap için araştırmaya koyuldum.
Uzun araştırmalar sonucunda bulamadığım şeyi çöpe atıp kendime yeni şeyler bulamama konusunda cesaret veriyordum. Akşama doğru hava iyice soğumaya başlamış ve çocuk nihayet aklıma takılmıştı. Neredeydi acaba ? Neden gülümsüyordu o kadar ? Kahkahasının sebebi neydi ? Benim bunca yıl uğraşıp yapamadığım şeyi bulamadığım mutluluğu kuru ekmek ve domateste bulması haksızlık olmaz mıydı bana? Ölümüme yaklaştığımı hissettim. Hemen ölmek için yatağa girdim ve dirilmek için Allah'a ellerimi açtığımda bir neden bulamadığımı fark ettim. Tekrar dirilmem için bir sebep yoktu sanki , ne diye yalvaracaktım peki? Neden isteyecektim dirilmeyi? Sen en iyisini bilirsin deyip yavaş yavaş ölüme doğru gözlerimin kapanışına bıraktım kendimi.
Sabah saat 7:00 da çalan lanet bir alarm sesi ile dirilişimin hiç bu kadar kötü karşılanacağını bilmiyordum kendim tarafından. Beş dakika daha ölmek için yalvaracağım kimsenin olmadığını fark edince alarm sesine bıraktım kendimi. Sabah sporunu yapmak için dün gittiğim yere tekrar gittim.  Çocuk hala oradaydı , yanindaki poşetten yoksun ve yüzüne vuran yağmuru ah sesi ile dağıtmaya çalışarak oturuyordu dün oturduğu yerde. Dikkatimi iyice cezbetti ve birden çocuğun yanında buldum kendimi...

Devami birkaç gün sonra huzurlarınızda...

sufle

ramizdayi
kelime anlamı olarak fransızca " şişmiş " anlamına gelir. yapımı kolay olmasına rağmen servisi zordur. çikolatalı, tuzlu sebzeli gibi versiyonları da vardır. benmari usulü eritilen çikolata, tereyağı ve yumurta birleşimi sizi gökyüzüne çıkarabilir, yerken dikkat edilmesi gerekir.

panoptikon

elit
İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham'ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşa modelidir. Tasarımın konsepti gözetlemeye izin verir.

gün olur

zinzal
bir orhan veli şiiri.

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...

eğitim

Rıhtım
Ülkemizin, toplum düzeni, aile düzeni, ekonomik gelişim, teknolojik gelisim, daha iyi sağlık koşulları vs. kısacası her türlü menfaati için acilen reform yapması gereken bilim. Evet ilk olarak eğitimi bilim olarak görmeye başlamalıyız. Bugün inşaat, enerji neye yatırım yapıyorsak daha fazlasını eğitime yapmalıyız. Sadece mali olarak ciddi olarak zaman ayrılmalı yetkililerce. Acilen radikal değişiklikler gerekli. teog"u kaldır, lys de şu olsun falan meselesi değil. İşe öğretmenlerden başlamalı. Özel sektörde 1.300 tl'ye kamuda 3 bin tl'ye çalışılması gibi bir durum var buna devlet eliyle radikal müdahale gelmeli ve asgari ama daha yüksek maaş sartı koşulmalı. İhtiyaç fazlası eğitim fakülteleri kapatılmalı. Üniversiteye yerleşmede asgari puan şartı getirilmeli. 2023 'ü bekleyenler, alternatif hükümet bekleyenler hiç bi şey bizi bu sistemle kurtarmaz. Kimse okumuyor. Çocuğunu koleje gönderen aileler bile durumun farkında değiller, özenti çince eğitimi, çocuğum bugün tedtalks yapacak ile bitmez. sistem en aşağıdan en yukarıya çürümeye mahkum.