confessions

gruda

Yazar  · 16 Ocak 2016 Cumartesi

  1. toplam giri 1066
  2. takipçi 20
  3. puan 7351
  4. toplam gelir 5,41 ₺

barış manço

piri fani

doğukan manço şöyle açıklamalarda bulunmuş babası ile ilgili;

Meğer türkiyede barış ismini alan ilk kişiymiş.

Manço, babasının gerçek adının başında, "Tosun Yusuf" isminin bulunduğunu, bu ön adın daha sonra ilkokula gideceği sırada nüfustan silindiğini anlattı.

Manço, "Babam 1943'te İstanbul'da doğdu ve Türkiye'de ilk Barış ismini aldı, esasında isim babası. Barış ismi, 1941'de dünya savaşlarının ardından barışa duyulan özlemden doğdu. Amcam da 41 doğumludur, savaşın başlangıç tarihi. Ancak 1941 yılında babamın hiç görmediği amcası Yusuf vefat etmiş, lakabı Tosun Yusuf imiş. Bunun verdiği hüzünle Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço koymuşlar adını. Babam ilkokula başladığı zaman da Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço'yu nüfus kaydından sildiriyorlar sadece Mehmet Barış Manço ismi kalıyor" dedi.

yediğin içtiğin senin olsun bize gördüklerini anlat

piri fani
Evli olanlar eşleriyle çekildikleri resim ve videoları paylaşarak "bakın koçişimle ne mutluyuz" yazıları yazarak mutlu olduğunu kanıtlama hayranlık toplama derdine düşerken gezdiği yerlere gidemeyen aldıklarını alamayan mutlu olamayıp eşiyle sorun yaşayan insanları unuttu....
.
Ve bunları paylaşanlar yüzünden
Birileri millet karısına neler yapıyor diyerek daha çok eşinden beklentiye girerek tartışmaya başladı. Bekar olup evlenemeyen ise bakıp bakıp nasılda mutlular benimse eşim bile yok diyerek iç çekti.. O "mutlu göründüğünüz" resimlere bakılırken değen nazarlardan bahsetmiyorum bile...
.
En kötüsüde çocukların mahremiyeti kalmadı doğar doğmaz atılan resimlerle mevlütünden sünnetine kadar paylaşılır oldu....
Evlat sahibi olamayan ağlayan nice bayanlar baktıkça iç çekti belki isyana belki hüzne düştü...
Ben anne olamadım diye ağlayıp hüzne kapıldı...
Çocuğa sorulmadan paylaşılan resimler pedofili sapık dolu insanların pis nazarına maruz kaldı....
Ama aile için hiç önemli değil
Kimisi evladı üzerinden para kazandığı için resimlerini paylaşmak zorunlu hissederken kimiside evladıyla begeni hayranlık toplama ve mutlu olduğunu kanıtlama derdine düştü...
.
Bunların başlıca sebebi zaten görselde yazılı lütfen resim paylaşımı ego tatmin etme kendini kanıtlama ve hayranlık toplama düşüncelerinize son verin.. yukarda yazdığım aileleri insanları düşünün birilerinin pis nazarına maruz kalmak size ve ailenize zarar verir sorun yaşarsınız farkında bile olmazsınız...
Herseyinizi kendi dünyanizda yaşayın sanal bağımlılıktan kurtulun....
.
Velhasıl.... Tüfek icad oldu mertlik bozuldu… Sosyal medya icad oldu; nezaket, tevazu mefhumları unutuldu. Bir zamanlar, kişi seyahatten döndüğünde “yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüklerini anlat” denilir, yenilen ve içilenlerin anlatılması edep dışı görülürdü… Yenilen güzel bir şeyden bahsedilirken “af edersiniz” diye söze başlanırdı. Şimdi ise yediği yemek ve tatlıları sosyal paylaşım sitelerinde umuma teşhir etmede bir mahsur görülmüyor…
Allah bizleri ıslah etsin bu beğenilme arzusundan kurtarsın....

döküm kaloriferi

piri fani
Tüketmeyip saklayanlar iyi ki var.

Hiç böylesini görmemiştim. Bizim alt daire boşalınca bu döküm kaloriferi gördüm ve hayran kaldım. '“ İçinde yemek, kuruyemiş ısıtılıyordu “dediler hem estetik hem de fonksiyonel...

on yıl önce on yıl sonra

piri fani
türkiye de on yılda çok şey değişmiş.

-nüfus: 2009: 71,5 milyon 2019: 81 milyon
-hükümet: 2009: ak parti 2019 ak parti
-dış borç: 2009: Bürüt 276 milyar dolar. 2019 : bürüt 456 milyar dolar
-kişi başı milli gelir: 2009 : 10.285$ 2019: 2009 : 9.200$
-enflasyon: 2009: %11 2019: %20,30
-faiz 2009: %18 2019 : %24
-dolar&TL: 2009 : 1,31TL 2019: 5,35
-dış ticaret açığı: 2009: 69,8 milyar dolar 2019: 55 milyar dolar
-benzin lt: 2009: 3,2 TL kurşunsuz 2019 : 6,20 tl
-patates kg 2009:0,75 TL 2019: 3,5 TL
-ekmek adet 2009: 0,40 TL 2019 : 1,5 TL
-kamu personeli maaşı ortalama 2009: 1.300,00 TL 2019: 3.600,00 TL

1 ocak 2019 plastik poşetlerin paralı olması

piri fani
yasakladığın bir şeyi para ile satmak valla harika çözüm. para ile satılınca zararlı olmuyor.

tüm marketlerde 0,25 TL olarak belirlenmiş durumda.

1 Ocak'ta yürürlüğe giren Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nde ele alınarak alışveriş poşetleri ambalaj ve ambalaj atıklarına ilişkin yönetim sistemine dahil edildi.

Yönetmelik ile tüm dünyada, üzerinde hassasiyetle durulan plastik alışveriş poşetlerinin kullanımı sonucu oluşan görsel ve çevresel kirliliğin önlenmesi ve gereksiz plastik poşet kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor.

medine

piri fani
İslam'ın en şerefli şehirlerindendir.

Medine'nin bilinen en eski görüntüleri ortaya çıktı. Siyah beyaz görüntülerde şehirdeki hareketlilik ve Peygamber Efendimiz'im kabrinin bulunduğu Mescid-i Nebî de gösteriliyor.

perdedar-i mikuned der kasr-ı kayser ankebut

piri fani
perdedari mikoned der kasr-ı kayzer ankebut
bum nevbet mizedend der târem-i efrâsiyâb

fatih in istanbul'a girdikten sonra imparator konstantin'in sarayını tetkik ederken bu eski beyti hatırlayıp okuduğu söylenir. farsça olup anlamı "kayzer'in (imparator) sarayında örümcek teşrifatçılık yapıyor, efrasiyab'ın yerinde hakimiyet davulunu da baykuşlar çalıyor (ya da efrasiyab'ın yerinde baykuşlar nöbet tutuyor)" imiş.

aman yavaş aheste

piri fani
barış manço'nun fatih sultan mehmet han'a ithafen şarkısı.

Aman yavaş aheste
Sabırlı derviş murada ermiş
Acelesi olana ağır ol demiş
Aman demiş aheste
Aman yavaş aheste

tiz-reftar olanın paine damen dolaşır
erişir menzil-i maksuda aheste giden

Aheste çek kürekleri aheste

perdadari mikoned der kasr-ı kayzer ankebud
bum nevbet mizened der tarem-i afrasyab

Aman yavaş aheste
Söz gümüşse sükut altınmış
Demek ki susmak daha kıymetli
Sessiz sakin durmak varken
Konuşup yorulana bilmem ne demeli
Aman yavaş aheste

amin alayı

piri fani
Osmanlı döneminde çocukların okula başlaması büyük törenlerle olur, bütün mahalle eğlenerek çocuklarını okula başlatırdı.

Başta taşınan Kuran rahlesi, midilli at, hazırlanmış yemekler, ilahiler, dualar ve hep bir ağızdan aminlerle mektebe yeni başlayan talebeleri okula götüren Amin Alayı







palu ailesi

cayisallama
O kadar suçlamalar karşında o kadar soğukkanlılar ki.. inanın rol yapmıyorlar rol yapsalar timsah gözyaşı dökerler bağırıp çağırıp küfür ederler, gitmeye kalkar, ertesi gün programa gelmezler..bunların hiçbiri olmadı... bir büyü yapılmış ama bu öyle böyle bir büyü değil bildiğin tuncerin bunlara yaptığı büyü.. adam bunları nasıl büyülemişse aleyhinde tek bir kelime edemiyorlar...

genç girişimcilerimizin başarısız olma sebepleri

cayisallama
bir ton sebep sayılabilir. sırayla sayıp sayıp açıklayalım. ileri ki süreçte edindiğimiz deneyimleri de bu entry altına ekleyebiliriz belki.

Bu sayacaklarımı bir fikri olup girişim isteği olan insanlar için düşünüyorum.

Not: genç girişim falan derken kafe açmak gibi salak saçma şeyler düşünmeyin lütfen. onlar girişim falan değildir, saygı duyulucak bir başarı göstergesi hiç değildir.


1-Plansızlık
olayın başını çeken şey tam olarak plansızlıktır. Genç girişimcilerin çoğunun bi baltaya sap olamamasının ana nedeni plan, program kısmının eksik olmasıdır. Bu plan programdan kastım sadece kafada olan da değildir. Güzel bir çizim ile anlatılabilecek şekle kadar evrilmesidir.

2-Öngörüsüzlük
hiç kimse anne karnında bazı şeyleri öğrenmiyor. dolayısı ile her konuda tecrübe sahibi olmanıza gerek yok. Ancak öngörü sahibi olmak durumundasınız, durumundayız, durumundayım. Bahsettiğim öngörü uzun vade için çok geçerli olmasa da kısa ve orta vadeyi kapsıyor.

3-takım çalışması veya ekip olmayışı

tek el ile ses çıkaramazsınız. çıkaracağınızı düşünün işte o parmak şıklatma olayını da iki parmak ile yapıyorsunuz.

ekip çok önemli bir faktör. Ekibi olmayan (bkz:#müteşebbis) baştan kaybetmeye mahkumdur. İş planı ile eşdeğer sayılır ekip olayı.

Ekibi olan müteşebbislerin ise bu ekiplerini kollektif bir şekilde yönetip yönlendirememe problemi genç girişimcileri başarısız kılan diğer etmenlerden.

a-müteşebbis bencilliği

ekip içerisinde emek veren insanlar arasında adaleti gözetmeyen ve her şeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanan müteşebbis başarısız olmaya mahkumdur. Önemli olan ekiptir. Ekip içerisinde bulunan herkes aynı şekilde emek sarfetmemiş olsa bile müteşebbis kendini herşeyin mutlak sahibi olarak görmemesi gerekir. Görürse başarısızlık ani gelir ve örneği çoktur.

b- ekip görev tanımı

görev tanımı belli olmayan insanların ne iş yapacakları belli olmaz. işi kendi planlayan ekip çalışanı olmaz. işi ekip planlar ekip içindeki kişi uygular.

c- yeterince zaman ayıramamak

bir fikriniz var ise bu fikrinize zaman ayırmanız gerekir. Fikrinizin olgunlaşması için emek verip filizlenmesini beklemeniz gerekir. Mikrop üretmiyorsanız hemen yayılmasını bekleyemezsiniz. Zaman ve azimin sürekli olması gerekir.

d- işi basite alan insanlar ile çalışmak

insan kendisi bir şeye inanmazsa başka hiç kimseyi inandıramaz. bu tarz insanlar gidip işçi, memur olup yaşayıp gitsinler. Almayın aranıza.

4- fizibilite çalışmasının yapılamaması

bu konu yukarıdakilerden az bağımsız sayılabilecek bir konu. fikriniz ile ilgili satın almanız gereken şeyler ortaya çıkacaktır. Bu satın alınacak şeylerin pazar araştırması o kadar detaylı ve titiz bir şekilde yapılmalı ki öncelikle azim olarak zarar sonra maddi olarak zarar etmeyesiniz. 10 liraya alınacak şeyi 100 liraya bir dolandırıcıdan aldığınızda ve sonra bunu öğrendiğinizde paradan çok azminizin kaybolduğunu göreceksiniz. başarısızlık peşi sıra gelecektir.

5-sermaye

ilk madde ile beraber yürür. paranız yoksa fikrinizi hayata geçirmek hiç kolay olmayacaktır. Bazı şeyleri yapmak için sürekli beklemek zorunda kalırsınız bu da sizi, isteğinizi kıracaktır. Sermayeden çok sermayeyi etkin kullanabilmek önemlidir.

6- ihtiyaçlara ulaşma

ülkemizde artık çok zor olmayan şey. ancak kısa bir zamana kadar çoğu alanda gerekli bilimsel bilgiye ulaşmak ciddi sorundu. Ulaşmak yetmez düzgün kullanabilmek gerek.

7-pazarın doymuş olması

fikriniz çok orjinal olabilir ancak o fikiri hayata geçirmek istediğiniz alan doymuşsa yapacak pek bir şeyiniz yok.

a- kartel

hemen her sektörde vardır. önce gelen suyun başını tutar elbet. Bu sizin fikrinizi engellemese de yıpratacaktır.

b- oligapol piyasa

kartel kadar sert olmasa da aralarında anlaştıkları sürece içeriye girmeniz, tutunmanız oldukça güçtür.

8- rekabet

yaptığınız girişim internet ile alakalı ise rakibiniz benzer bir site değil, google, facebook gibi dev firmalardır.

Türkiye'de seri katil olmaması girişim olayına da bir örnek teşkil eder.

moda

piri fani
toplumlar için gerçekten büyük bir zehir.
bu zehir ilk olarak insanlara ücretsiz bir şekilde enjekte edildi sonra sahte bir cennet sunuldu. büyük bir özenti yaratıldı.

insanlar güzelleşmek için avucundaki kalan son parayı moda uğruna harcar durumdalar. Bu gün şehirlerde ki durum tamda budur. eskiden köylerde böyle dertler yoktu ancak artık köyler de bu zehirden zehirlenmiş durumdalar.

Kumaşla değil kibirle kuşandılar, kıyafetleri ile eziyorlar birbirlerini. Bir kaç süslü moda dergisi nasıl alev alıp ta tüm ülkeyi nasıl da yangın yerine çevirdiğini hayretle izliyoruz.

oysa asıl moda iyi kalplilik, feraseti ve güzel ahlakıdır. bunlar olmadan ne kıymeti kalır ki.
zaman değişti şimdi insanlar giyimleri ile hürmet görür hale geldiler.

hüdhüd kuşu

piri fani
türkçede ibibik kuşu olarak biliriz bu kuşu yada çavuş kuşu.

hz. süleyman ile hikayesi şöyledir;

Halk arasında konuşulan Hz. Süleyman (a.s) ile hüdhüd kuşu arasında geçen hadise malumdur.

Kısaca anlatmak gerekirse, çağrısına icabet etmeyen bu kuş Süleyman (a.s) kızdırır.

Tekrar çağırttırır.

Şayet aynı yönde cevap verirse bu sefer yaptırımla karşılaşacağını söyleseler bile hüdhüd'ün cevabı daha sert olur.

Süleyman (a.s) hayret içerisinde “bu kadar küçük cüssesiyle bana nasıl kafa tutar” diye merak etmektedir.

Elçiye, “git sor bakalım neyine güveniyor da bana kafa tutuyor” der.

Hüdhüd “vakıf malından gagama bir parça çamur alır sarayının kubbesine koyarım yerle bir olur” diye cevap verir.

Bu cevap karşısında Süleyman (a.s) hayret içerisine düşer.

sveti stefan kilisesi

piri fani
Aziz Stefan Bulgar Kilisesi ya da daha çok bilinen adıyla Demir Kilise. Viyana'da bir dökümhanede parça parça üretilen kilise ilk olarak üretici firma tarafından firmanın bahçesinde monte edilmiştir. Kalite kontrolden geçen yapı daha sonra İstanbul'a getirilmiş (1895) ve süren hummalı çalışmalar sonucunda 1898 yılında ibadete açılmıştır. Daha önce denizin dibinde yer alan yapı zaman içinde yapılan yol çalışmaları ile bugün denizden uzak bir haldedir.

Bulgar tarihinde önemli bir yere sahip olan ve geçmişte yaklaşık 30-40bin gibi bir Bulgar nüfusuna sahiplik yapan İstanbul'un da önemli anıtları arasındadır. Pazar günü Fener-Balat gezilerinizde uğrayacağımız noktalardan biri olabilir.





sadullah paşa yalısı

piri fani
Çengelköy'de bulunan Sadullah Paşa Yalısı, Boğaz'ın nadide eserlerindendir. Viyana Büyükelçisi olarak görev yaptığı sırada intihar eden paşa birkaç gün sonra hayatını kaybetmiştir. Aktarılanlara göre eşi Necibe Hanım, paşanın öldüğüne inanmayıp bu yalıda bir ömür boyu dönmesini bekledi. Sadullah Paşa'nın ise ancak cenazesi dönebildi.

gül cami

piri fani
Kiliseden çevrilme olan yapı oldukça yüksektir fakat kot farkı ve etrafındaki binaların yüksekliği sebebiyle kolay kolay fotoğrafı çekilememektedir. Ancak İstanbul'un sokakları her daim süprizlerle doludur! Gidip görmek isteyenler caminin ihtişamını görebileceğiniz bir açı yakalama fırsatı bulabilirsiniz.

cülus

piri fani
Arapça bir kelime olan ve sözlükte “oturmak” anlamına gelen cülûs tabirinin oldukça eski bir tarihe sahip olduğu
görülmektedir. Örneğin minyatürlerde Hz. Süleyman (as) çok defa taht üzerine oturmuş halde tasvir edilmiştir. Osmanlılar'da cülûs sözü daha çok şehzadelerin tahta geçişi münasebetiyle kullanılmış, bununla ilgili olarak cülus bahşişi, cülus çıkması, cülus terakkisi, cülusiyevb. tabirler ortaya çıkmıştır. Yeni padişahın Eyüp Sultan'a götürülerek orada kılıç kuşanma merasiminin yapılması da devletin sonuna kadar devam etmiş törenlerdendir.


idris-i bitlisi

piri fani
Heşt Bihişt adlı eseriyle tanınan müellif, münşî, şair, hattat ve siyaset adamı İdris-i Bitlisi'nin Eyüp'te, sokak arasında bulunan kabri. Yavuz'un Mısır seferi esnasında Halep'in ilhakını müteakip bu seferden dönüşünde Malatya, Urfa, Besni, Ergani, Harput, Divriği, Siverek ve kesin olarak Mardin ile öteki şehir ve kasabaların Osmanlı idaresine girmesini sağlaması sebebiyle kendisine "tek kişilik ordu" gibi yakıştırmalar yapılmaktadır.

zeki müren madalyası

piri fani
Sanat Güneşimiz ile ilgili pek bilinmeyen bir hikayeyi aktarmaya çalışacağım.
Aşağıda gördüğünüz madalya "ZEKİ MÜREN MADALYASI"dır.



1960'lı Yıllar.
Rumlar Kıbrıs'ta katliamlar yapıyor, Türkiye "garantör" devlet olarak adaya müdahale etmek istiyor.
Fakat Birleşmiş Milletler, Nato, Abd "hayır edemezsin" diyor.

Bunun üzerine Kore Gazilerimiz ayaklanıyor ve Kore Savaşına istinaden Birleşmiş Milletler tarafından kendilerine verilen madalyaları iade ediyorlar...
Gazilerimizin bu davranışı kamuoyunda büyük beğeni topluyor.

Ülke olarak gazilerimizin bu hareketine karşı onların boş kalan göğüslerine yeni bir madalya yaptırmaya karar veriyoruz.
Bunun için de Milli Türk Talebe Birliği bir madalya tasarlıyor.

Fakat tüm gazilerimize bu madalyayı yaptıracak para bulamıyorlar.
İş adamları umursamıyor bile, devlet ilgilenmiyor.

Bir kişi hariç.

ZEKİ MÜREN bu girişimden haberdar oluyor ve tüm gazilerimize dağıtılmak üzre 18 ayar altında bu madalyaların tüm masraflarını üstleniyor.
Madalyalar yaptırılıp gazilerimize dağıtılıyor.

İşte üzerinde BOZKURT motifi bulunan Kore gazileri için yaptırılan o madalya "BOZKURT ZEKİ MÜREN MADALYASI" olarak yıllar boyu gururla taşınıyor.

Allah gani gani rahmet eylesin. Ruhu şad olsun.

ÇOK ÖZLEDİK BE PAŞAM...

twitterdan alıntı

mem u zin

piri fani
çok acıklı bir hikayedir. ahmed-i hani'nin kaleme aldığı efsanevi hikaye.

alan aşireti'nin mensubu mem ismindeki genç bir kürt çocuğu ile botan şehri'nin valisinin kızı olan zin'e aşık olur.
bu iki genç aşık bir nevruz günü tanışırlar. ikilinin birlikte olmasını kıskanan ve zin'i kendi çıkarları için isteyen valinin sağ kolu beko her zaman mem'i kötüler.

zin için için daha iyi bir adam olduğunu anlatır valiye. beko uzun uğraşlar ve karmaşık bir komplonun ardından mem'i öldürtür.
bu olaydan sonra zin mem'in mezarının başında yas tutarken açlıktan hayatını kaybeder.

zin de sevgilisi mem'in yanına gömülür. Beko'nun mem'in ölmesindeki etkisi ortaya çıkınca mem'in en yakın arkadaşı tacdin de bekoyu öldürür.
ancak beko öldükten sonra bile mem ile zin'in arasına gömülmeyi bir şekilde sağlar. onları ölümün bile yan yana getirmesini engellemiş olur.

14 eylül 2018 3. havaalanı olayları

ingiliz anahtari
işçi direnişine sonuna kadar destek veririm. Haklarını çalmayın haklarını verin.

İstanbul'da 3. havalimanı inşaatında çalışan işçiler, kötü çalışma koşulları sebebiyle bu sabah eylem başlattı. Yağmur altında uzun süre servis beklediklerini, şantiyedeki yemek ve barınma imkanlarının çok kötü olduğunu vurgulayan işçiler, çalışma koşullarının düzeltilmesini istediklerini bildirdi.



şehit fatih mehmethan'ın eşinden yürek yakan paylaşımlar

ccc
türkiye'nin vatanın bölünmez bütünlüğü için düzenlediği ve çok büyük kahramanlıklara sahne olan Afrin Harekatı'nın şehitlerinden biri de Piyade Üstçavuş Fatih Mehmethan'dı.

Şehidin eşi Gamze Mehmethan ise eşinin cenazesini askeri üniforma ile karşılamış ve tabutun başında 'Kalk da bana gel' diyerek adeta yürekleri dağlamıştı.

Eşiyle poz verdiği yerlerde bu kez tek başına
Eşinin şehit düştüğü dönemde henüz 4 aylık evli olan Gamze Mehmethan, aradan geçen sürenin ardından eşiyle çektirdiği düğün fotoğraflarının aynısını bu kez tek başına çektirdi.








akıllı konteynerlar ile istanbul karta para yüklemek

cayisallama
umarım sözde kalmaz. mükemmel ötesi bir proje. Gerçekten mükemmel.

Atık Yönetimi Müdürlüğümüz ile iştirakimiz İSBAK tarafından projelendirilen Akıllı Konteyner sayesinde; pet şişeler ile hem İstanbulkart'a yükleme yapılacak hem de çevreye katkı sağlanacak. “Akıllı Şehir Çözümleri Üretimi” ve “Katı Atık Yönetiminde” öncü olmaya devam ediyoruz.

takdir belgesi

cayisallama
öğrenim hayatım boyunca hep aldığım belgedir. Sadece lise ikide ve lise sonra iyice önemsiz hale gelmişti. Bu dönemler hariç.

Bu belge ile ilgili lise iki de resim hocasına, hocam benim bu işe yeteneğim yok, yapamıyorum,çizemiyorum gel şu derse bir verme demişliğim var. Ancak hoca dikkate almadı tabi vermişti biri. O dönem biraz sıkıntılıydı aslında.

Bu belgeye önem veriyormuşum demek ki gidip resim hocasından not istemek bu gün çok saçma geliyor açıkçası.
O notu istediğimde şunu diyebilseydi keşke bana; emeğin olmayan şeyi çalışmadan alman senin ilerki hayatına da nüksedecek. Hep emeksiz şeyler peşinden koşmana ağlayıp zırlayınca isteğin olacağına ikna olacaksın. bu notu ben bu gün sana verirsem geleceğine de yön vereceğim. Beni bu vebale sokma hacı.
demedi tabi;
resimleri yapmadığın için geçirmeyeceğim dedi. Halbuki başka birine yaptırmak istemiyordum.