confessions

gercektosunpasa

Yazar  · 1 Mayıs 2016 Pazar

  1. toplam giri 1115
  2. takipçi 21
  3. puan 9092
  4. toplam gelir 7,06 ₺

gökhan gönül

gercektosunpasa
Beşiktaşa imza atmış eski fenerbahçeli futbolcu.

***

A Spor'un haberine göre; Fenerbahçe'nin başarılı futbolcusu Gökhan Gönül, Beşiktaş'a resmen imzayı attı.

Sarı-Lacivretli kulüple sözleşmesi biten Gönül'ün, Beşiktaş ile yaptığı sözleşmenin 4 yıllık olduğu öne sürülüyor.

Beşiktaş'ın Gökhan Gönül transferini yarın resmen açıklaması bekleniyor.

Töre 7, Quaresma 17, Gönül ise 77 giyecek

irfan gürdal

gercektosunpasa
ülkemiz insanının pek fazla tanımadığı önemli sanatçılardandır. icra ettiği sanat, çaldığı enstrüman, söylediği parçalar ve eserleriyle nev-i şahsına münhasır bir kişi.
https://www.youtube.com/watch?v=3TDU9XS3U5w

insan neden gerçekleri görmek istemez

gercektosunpasa
dünya üzerinde yaşayan ve yaşamış olan insan zümrelerinin hemen hepsi kendi düşüncelerinin ve inanışının doğru olduğunu düşünüyor ve diğer yanlışçılara acıyor. hatta onları düzeltmek için çaba veriyor. herkes kendince en haklı. acaba kaç inanış, kaç dünya görüşü gelmiştir bu gezegene. inandıkları gibi yaşadıklarından

yedi tepeli istanbul

gercektosunpasa
yedi tepeli şehir; istanbul için kullanılan bir ifadedir. bu tepelerin tamamı suriçi'nde bulunur. bu tepelerin her birinde; antik roma, bizans ve osmanlı dönemlerinden kalma bir eser bulmak mümkündür. yedi tepe tanımlaması antik roma dönemi'nden beri yapılagelmektedir.

tepeler şunlardır:

1. sultanahmet tepesi
2. çemberlitaş tepesi
3. fatih tepesi
4. yavuzselim tepesi
5. beyazit tepesi
6. kocamustafapaşa tepesi
7. edirnekapı tepesi


(bkz: yedi tepeli roma)

rokoko

gercektosunpasa
Barok stilinden sonra sanat akımlarına verilen addır. 18. yüzyılın ortalarına doğru Barok stilinde kullanılan doğru çizgilerden meydana getirilen süslemeye karşı tepki olarak doğmuş olan barok stilin hatları gibi eğri büğrü çizgili motiflerden ibaret olup Baroktan daha ince ve şekillerin kıvrımları daha zarif bir stildir.

amentü

gercektosunpasa
ismet özel şŸiiri.



--- alıntı ---

amentü

insan
eşŸref-i mahlûkattır, derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğŸim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklâmların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmışŸ rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğŸime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşŸandı
aşŸk için karnıma ve göğŸsüme
ölüm için yüreğŸime sürdüğŸüm ecza uçtu birden
aşŸk ve ölüm bana yeniden
su ve ateşŸ ve toprak
yeniden yorumlandı.

dilce susup
bedence konuşŸulan bir çağŸda
biliyorum kolay anlaşŸılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmışŸ olan dünyanın
yanık yağŸda boğŸulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağŸdaşŸ terimlerle yanaşŸmak için
bana deha değŸil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
gençken
peşŸpeşŸe kaç gece yıllarca
acıyan, yumuşŸak yerlerime yaslanıp uçardım
bilmezdim neden bazı saatler
alaturka vakitlere ayarlı
neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
yazgı desem
kötü bir şŸey dokunmuşŸ olurdu sanki dudaklarıma
tokat
aklıma niye gelmezdi
babam onbeşŸli olmasa.

meyan kökü kazarmışŸ babam kırlarda
ben o yaşŸta koltuğŸumda kitaplar
işŸaret parmağŸımda zincir, cebimde sedef çakı
cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları
kafamda yasak düşŸünceler, gide meselâ.

kar yağŸarken kirlenen bir şŸeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar
resimli bir kitaptan çalardım hayatımı
oysa her gün
merkep kiralayıp da kazılan kökleri
forbes firmasına satan
babamdı.

budur
işŸte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
işŸte şŸehirleri bayındır gösteren yalan
işŸte mevsimlerin değŸişŸtiğŸi yerde buharlaşŸan
kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla
güçbelâ kurduğŸum cümle işŸte bu;
ten kaygusu yüklü ağŸır bir haç taşŸımaktan
tenimin olanca ağŸırlığŸı yok oldu.

solgun evler, ölü bir dağŸ, iyice solmuşŸ dudak
bile bir bir çınlayan
ihtilâl haberidir
ve gecenin gümüşŸ ipliklerden işŸlenmişŸ oluşŸu
nisan ayları gelince vücudu hafifletir
şŸahlanan grevler için kahkahalarım küstah
bakışŸlarım beyaz bulutlara karşŸı obur
marşŸlara ayarlanmak hevesindeki sesim
gider şŸehre ve şŸaraba yaltaklanarak
biraz ağŸlayabilmek için
fotoğŸraflar çektirir
babam
seferberlikte mekkâredir.

insanın
gölgesiyle tanımlandığŸı bir çağŸda
marşŸlara düşŸer belki birkaç şŸey açıklamak
belki ruhların gölgesi
düşŸer de marşŸlara
mümkün olur babamı
varlık sancısıyla çığŸırmak:

ezan sesi duyulmuyor
haç dikilmişŸ minbere
kâfir yunan bayrak asmışŸ
camilere, her yere

Öyle ise gel kardeşŸim
hep verelim elele
patlatalım bombaları
Çanlar sussun her yerde


Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değŸdi minarelere:
tanrı uludur tanrı uludur
polistir babam
cumhuriyetin bir kuludur

bense
anlamışŸ değŸilim böyle maceralardan
ne godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
yalnız
coşŸkunluğŸu karşŸısında içlendiğŸim şŸadırvan
nüfus cüzdanımda tuhaf
ekmek damgası durur
benim işŸim bulutlar arşŸınlamak gün boyu
etin ıslak tadına doğŸru
yavaşŸ yavaşŸ uyanmak
çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
hırsız cenazelerine bine bine
temiz döşŸeklerin ürpertisinden çeşŸme
korkak dualarından cibinlikler kurarak
dokunduğŸum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
nakışŸsız yaşŸamakları
silâhlanmak sayarak
çıkardım
boğŸaza tıkanan lokmanın hartasını
çıkınımda güneşŸler halka dağŸıtmak için
halkı suvarmak için saçlarımda bin ırmak
ıhtırdım caddeleri meğŸer ki mezarlarmışŸ
hazırmışŸ zaten duvar sıkılmışŸ bir yumruğŸa
fly pan-am
drink coca-cola.

tutun ve yüzleşŸtirin hayatları
biri kör batakların çırpınışŸında kutsal
biri serkeşŸ ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başŸka hayata karşŸı.
orada
aşŸk ve çocuk
birbirine katışŸmaz
nasıl katışŸmıyorsa başŸaklara ağŸustos sıcağŸı
kendi tehlikesi peşŸinden gider insan
putların dahi damarından aktığŸı güne kadar
sürdürür yorucu kovalamayı.

hanidir görklü dünya dünyalar içre doğŸan?
nerde, hangi yöremizde zihnin
tunç surlardan berkitilmişŸ ülkesi
ağŸzı bayat suyla çalkanmışŸ çocuğŸa rahîm olan
parti broşŸürleri yoksa kafiyeler mi?
hangi cisimdir açıkça bilmek isterim
takvim yapraklarının arasını dolduran
nedir o katı şŸey
ki gücü
gönlün dağŸdağŸasını durultacak?

hayat
dört şŸeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateşŸ ve toprak.
ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişŸirilmişŸ çamurun zifirî korkusunu
ham yüreğŸin pütürlerini geçtim
gövdemi âlemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla varedenin
eşŸref-i mahlûkat
nedir bildim.


--- alıntı ---
54 /