confessions

ccc

Yazar  · 30 Aralık 2016 Cuma

  1. toplam giri 485
  2. takipçi 14
  3. puan 5225
  4. toplam gelir 3,64 ₺

girişimcilik hikayeleri

ccc
Öğrencilik döneminde sigara içerken babaya yakalanmak başa gelebilecek en kötü şeylerden biri sanırım. Evde karşılaşılan pasif-agresif tutumun yanı sıra ebeveynin beslenilen ekonomik damarları kesmesi de cabası. İşte bu durumla yüzleşen bir kardeşimizin henüz ilkokulda ekonomik bağımsızlığını fantastik yollardan kazanması ve akabininde gelişen olaylar bizi başka diyarlara taşıyor.Tavuk döner, sigara içerken babaya yakalanan bir genç ve parasızlık üçgeninde gelişen komik olaylar silsilesini storia.me yazarı Tuco'nun kaleminden okuyoruz.

“Lisede bizim bi arkadaş vardı Anıl diye. Biliyorsunuz ağaç yaş iken eğilir. Anıl da yapı olarak serseri bir çocuk olmaya çok müsaitti. Birazcık kötü çevreyle Anıl sigaraya, alkole, hatta belki uyuşturucuya bile başlayabilirdi. Zaten bizim aramızda da ilk sigaraya başlayan Anıl olmuştu.

Bir gün babası Anıl'ın sigara paketini yakaladı. Bu paketi yakaladıktan sonra da bir tanecik oğlu sigaraya alışmasın bu yaşta diye durumu iyi olmasına rağmen Anıl'ın cep harçlığını epey bir düşürdü. Babası Anıl'a öyle küçük bir para veriyordu ki Anıl o parayla sadece yemek yiyebiliyordu. Alkol sigara falan asla.

Canım kardeşim Anıl da sigara alabilmek için boğazından kesti. Her gün tavuk dönere vurdu kendini. Yarım ekmek tavuk döner 1 liraydı bizim lise zamanımızda. Anıl, günlük yemek masrafını 1 liraya indirdi ama yine de aldı sigarasını.

Ailesi farkında olmadan Anıl'a büyük bir kötülük etmişti aslında. Anıl, sigara – alkol gibi şeylere başlamasın diye uğraşıyorlardı. Ama Anıl, onların yüzünden tavuk dönere başlamıştı. Tavuk döner, sigaradan da alkolden de daha kötü bir alışkanlıktı.

Daha da kötüsü, Anıl bizi de tavuk dönere alıştırmıştı. Biz her gün okul kantininde 5 liraya yemek yerken Anıl 1 liraya karnını doyurabiliyordu. Dedik biz mal mıyız burada kazıklanıyoruz. Biz de tavuk döner yiyelim madem. Az para değildi. Haftaya yansıttığın zaman 20 lira. Aya yansıttığın zaman 80 lira. 2007 yılından bahsediyorum, öğrenci için deli paralar bunlar.

Yalnız o tavuk döneri yiyebilmek için okuldan kaçmak gibi küçük bir risk alınması gerekiyordu. Çünkü okul kantininde tavuk döner 2 buçuk liraydı. Beşiktaş Çarşı'da ise 1 lira. Tabii ki Beşiktaş Çarşı'ya gidip yemeliydik. Ama nasıl? 10-15 kişi topluca nasıl kaçacaktık okuldan.

Onu da şöyle çözdü Anıl. Adam gibi adamlık örneği göstererek tek başına okuldan kaçıyor sırt çantasıyla birlikte. Beşiktaş Çarşı'ya gidiyor. Tavuk dönerleri yaptırıp onları sırt çantasına dolduruyor ve okula geri dönüyordu. Evet güzel taktikti. Aylarca işledi en azından. Biz aylarca 1 liraya tavuk döner yedik.

Bir zaman sonra o yarımlar bizim gözümüzü doyurmamaya bile başlamıştı. 'Ulan kaç kez geliyoruz bu dünyaya sanki' deyip artık tam ekmek tavuk döner yiyorduk. O ise 2 liraydı. Buna da Anıl alıştırmıştı bizi… Pezevenk sanki tavuk dönerciyle anlaşmışçasına bizi de tam ekmek yemeye zorluyordu. Yarım ekmek yemek isteyen olduğu zaman 'Hepimiz ölecez ye gitsin, can boğazdan gelir, kaç kez geliyoruz bu dünyaya' gibi ikna kelimeleriyle onu tam ekmek yemeye teşvik ediyordu. Bu kelimeler de fayda etmediği zaman 'O kadar riske giriyorum okuldan kaçarak, yarım ekmek için mi?' diyerek vicdanlara oynuyordu.

Bir zaman sonra işleri büyüttü Anıl ve okulun tavuk döner baronu oldu. Aldığı tavuk dönerleri üzerine yüzde 50 kar koyarak satmaya başlamıştı. 1 liraya aldığı yarım ekmeği 1 buçuğa, 2 liraya aldığı tam ekmeği 3 liraya satıyordu diğer sınıflara.

Hatta bir zaman sonra alt sınıflardan birkaç tane eleman bile aldı kendine. Artık dönerleri almaya çocukları gönderiyor, kendisi sadece muhasebeye bakıyordu. Sigara harçlığını çıkarabilmek için bu işe giren Anıl sigarayı da bırakmış, puroya başlamıştı. Tam bir kapitalist patron olmasına sadece bir adım kalmıştı. O adım da şuydu.

Bir gün kar marjını arttırmak isteyen Anıl, güneş gözlüklerini takıp tavuk dönerciyle bir çeşit anlaşmaya varmak üzere masaya oturdu:

“Ben her gün şu kadar döner alıyorum buradan, bana indirim yap. Yarım ekmek döneri 75 kuruşa ver. Yoksa başka dönerciyle anlaşırım.”

Tavuk dönerci eline bir hesap makinesi alıp bir şeyler hesapladı. Bir sigara yaktı. Derin bir nefes çekti sigarasından. Çektiği dumanı üflerken şunu dedi:

+Günde en az 50 yarım alırsan 95 kuruşa bırakırım.

-80 kuruş!

+90 kuruş!

-En az 60 döner 80 kuruş!

+60 döner 85 kuruş!

-Anlaştık.

Anıl ertesi gün elemanlarını da alarak gitti tavuk dönerciye. “Bak bunlar benim elemanlar abi. Bu çocuklar geldiği zaman döneri ucuza veriyorsun tamam mı” diyerek elemanlarıyla dönerciyi tanıştırdı.

Anıl artık yarım ekmek döneri 85 kuruşa alıp 1 buçuk liraya, tam ekmek döneri 1,70 liraya alıp 3 liraya satıyordu. Günde en az 60 yarım ekmek dönerden eskiden 30 lira kazanırken yeni anlaşma sonrası 39 lira kazanıyordu. Her biri günlük 3 liradan 3 elemanın giderini çıkar, 30 lira net kar. Hiç fena değildi doğrusu. Haftada 150 lira. Ayda 600 lira. O zamanın parasına göre asgari ücretten fazlaydı Anıl'ın kazancı.

Büyük düşünüyordu Anıl. Kazandığı paraya dokunmuyor, seneye kadar para biriktirip kendi tavuk dönercisini açmayı planlıyordu. Böylelikle daha da çok kar edebilirdi. Fakat işler planladığı gibi gitmedi.

Bir gün elemanlardan bir tanesi sırt çantasında 23 tane yarım ekmek dönerle okul müdür yardımcısına yakalandı. Müdür yardımcısı çocuğu alıp odasına götürdü ve azarlamaya başladı. “Dışarıdan yemek almak yasak bilmiyor musunuz! Siz burada zehirlenseniz biz ne hesap vereceğiz ailenize” gibisinden sözlerle yerin dibine soktu çocuğu. Sonra sorgu başladı.

O kadar yemeği kime aldın, nasıl aldın, okuldan nasıl çıktın gibisinden bunaltıcı sorularla iyice bir terletti çocuğu. Müdür yardımcısı çocuğu disipline göndermekle tehdit edince günlük sadece 3 lira kazanan çocuk bu paraya değmez deyip soruşturmanın seyrini değiştiren şu ifadeleri kullandı: 'Ben Anıl'ım adamıyım'.

Haydaa. Anıl da nereden çıktı şimdi? Git bana Anıl'ı getir dedi müdür yardımcısı.

Zavallı çocuk geldi bizim sınıfa ve kapıyı vurdu. E tabii öyle elini kolunu sallaya sallaya girecek değildi ya.

-Anıl Bey'le görüşecektim.

+Randevunuz var mı?

-Yok ama Fırat derseniz kabul eder…

Djskldja şaka şaka. O kadar da değil amk.

Anıl Fırat'ı eli boş görünce ilk önce küplere bindi tabii. 'Nerede lan tavuk dönerler' dedi hiddetle. Fırat sadece 1 yaş küçük olmasına rağmen abi diye hitap ediyordu Anıl'a. 'Anıl abi, müdür yardımcısı seni çağırıyor' dedi mahcup bir şekilde. O sırada para sayan Anıl, bir tomar parayı cebine koyarak Fırat'la beraber müdür yardımcısının odasına indi.

Kapıyı çaldı Anıl ve içeri girdi Fırat'la. Bir baktı ki diğer iki elemanı da orada. Fırat bildiğin çözülmüş. Her şeyi anlatmış. Bütün o tavuk döner ağından haberdar olmuş müdür yardımcısı.

4'ü de disiplin kuruluna sevk edildi öğrencilerin. Diğer 3 elemanı uyarı cezası verilirken Anıl 1 hafta uzaklaştırma aldı. Anıl'ın tavuk dönercilik kariyeri işte böyle sonlanmıştı.

Anıl, şanına yaraşır bir şekilde sonlandırdı ama esnaflık kariyerini. O ana kadar biriktirdiği 800 lirayla 1 hafta boyunca krallar gibi tatil yapıp döndü okula. Biz İstanbul'da okula hırkayla giderken o Antalya'da bir hafta boyunca tenini bronzlaştırdı. Okula dönünce de nispet olsun diye kolunu bağrını aça aça geçti hocaların yanından bir süre. Anıl sen nasıl bir kralsın ya.

Aradan 11 sene geçti. Anıl şimdi tavuk dönerci değil tabii ki. Baba mesleğini devam ettiriyor. Babasının taksi plakası vardı bir tane, onu kiralıyor. Geçen gün haberlerde gördüm, protesto sırasında Çağlayan'a gitmiş Uber'e bok atıyordu.

Şöyle bir kampanya beklemiyor değilim aslında Anıl'dan. Taksime binene yarım ekmek tavuk döner bedava. Müşteriye memnuniyet, ona nostalji olurdu.”

timsah

ccc
Dünyanın en büyük baskı kuvvetini timsahlar uygular. Çenesini kapatan bir timsahın, kendi isteği dışında çenesini açmanız mümkün değildir. Fakat timsahların da bir açığı vardır. Çene kapama gücü yüksek tamam fakat ya açma gücü? Timsahlar çenelerini açma konusunda çok iyi değillerdir. Normal bir insan elleriyle bastırdığında bir timsahın çenesini kolayca sabit tutabilir.

flamingo

ccc
Flamingolar alg ve yosun yedikleri için pembe renge sahiptir. Suyu süzüp içindekileri yiyen bu hayvanlardan hangisinin rengi daha canlıysa o daha iyi beslenmiş demektir. Aynı şey bizler için de geçerlidir. Sürekli havuç yiyen bir insan beta karoten fazlalığından turuncu renge sahip olabilir.

bumerang

ccc
Yıllar önce ortaya çıkan bu ilginç alet birçok yırtıcı kuşun dikkatini çekiyordu. Atıldığı yere geri geldiği için peşinden gelen kuşları yakalamak daha kolay oluyordu. Yırtıcı, onu bir av olarak görüyor ve kolayca tuzağa tıpış tıpış geliyordu.

bantlı solucan

ccc
Bir bantlı solucan en olgun halinde bir yüzme havuzunun bir ucundan diğerine kadar uzayabilir. Uzatıldığında kopmaz ve esner. Lavabo hortumları da bu canlıya göre dizayn edilmiştir. Bir lavabo hortumu tıkanırsa, elleriniz ile katlandığı yerlerden açabilir ve pisliği oradan atabilirsiniz. Sonra tekrar bastırıp kısa haline getirebilirsiniz.

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

ccc
Joan Murray ismindeki bankacı bir kadın, paraşüt açılmayınca 4200 metreden düşmüş ve hayatta kalmıştır. Dünyanın en uzun binası Burj Khalifa 830 metredir. Hesabını yapın. Peki ama nasıl? Murray bir ateş karıncası yuvasına düşüyor ve anında binlerce karınca tarafından ısırılıyor. Beyin ve beden tam kendini kapatmak üzereyken bu ısırıklar sayesinde beden birden adrenalin üretmeye başlıyor ve Murray hayatını kaybetmiyor. Kadın sonraları birçok ameliyat da olarak sağlığına kavuşmuş ve karıncalara bol bol teşekkür etmiştir.

charles hatfield

ccc
1900'lü yıllarda Charles Hatfield ismindeki bir adam tam 503 kez yağmur yağdırmayı başarmıştır. Çocukluğundan beri meteorolojiye ilgili olan Hatfield, yaptığı düzenek ile ABD'de birçok kurak bölgeye yağmur yağdırmış ve halkın sevgisini kazandırmıştır. Fakat sonra sel olunca yine aynı halk tarafından linç edilmiştir. Seçimlerde liderler ile iş birliği yapıp para kazanmış ve yağmur yağdırmaya devam etmiştir. 1960'lı yıllarda 81 yaşında gizli formülünü kimseye söylemeden hayatını kaybetmiştir. Ölmeden önce ise hayatından ilham alınarak yapılan “The Rainmaker” filminin galasına şeref konuğu olarak katılmıştır.

bebek

ccc
Aslında bunun cevabı çok basit. Bebekler dünyaya geldiklerinde konuşamaz, korkmaz ve anlamazlar fakat 1 adet refleks doğuştandır. O da “kavrama”. Bunun sebebi de vahşi ortamda yavrunun hayatta kalması içindir. Asırlardan beri her insanoğlu bu refleks ile dünyaya gelir. Doğan bir insan yavrusu hemen bir şeylere tutunabilmelidir.

sivilcenin çıkabileceği en kötü yer

ccc
Eğer burnunuzun etrafında çıktıysa bu kalp ve tansiyona işarettir. Tuz kullanmayı bırakmalısınız. Çenede çıkıyorsa bu da yağlı yemektendir. Eğer yanaklarınızdaysa da bu da direkt olarak dişleriniz ile ilgilidir. Çürüklerinizi temizlettiğinizde kaybolacaklardır. Eğer alnınızda çıkıyorlarsa da dengesiz besleniyorsunuz demektir.

gemi savaş taktikleri

ccc
Yıllar önce açık denizlerde yapılan korsan savaşları sırasında gemiler birbirine patlayan toplar yerine ağır metal toplar atarlardı. Patlayan toplar gemiyi ve içindekileri yakarken, metal toplar gemiyi parçalar ve yüzlerce insana kıymık batırırdı. Esir almak ve gemideki ganimeti ele geçirmek için gemi ve içindekiler sağ salim gerekirdi. Bu yüzden patlayıcı, yakıcı toplar tercih edilmezdi. Yıllar boyunca binlerce korsan, kendisine batan kıymıklar nedeniyle zamanla hayatını kaybetmiştir. Kabul edelim çok zekice.
3

21 mart ilkyaz bayramı

ccc
türk bayramıdır.

Türklerin Nevruz gelenekleri ile ilgili olarak tarihi kaynaklarda geniş bilgiler bulmak mümkündür. Bu kaynaklardan bazıları;

AbulKasım Firdevsi - Şahname

Kaşgarlı Mahmut - Divân-ı Lügat'it Türk

Yusuf Has Hacib - Kutadgu Bilik

Ömer Hayyam - Nevruzname

Hüca Ali Termizi - Nevruzname

Mevlana Lütfi - Gül ve Nevruz

Ebulgazi Bahadır Han - Şecere-i Türk

boğaziçi üniversitesinde afrin zaferi kutlamasının engellenmesi

ccc
Türkiye Cumhuriyeti'ne "işgalci" diyen herhangi bir öğrenci devletin üniversitesinde öğrenciliğe devam edemez. Hiç kimse milletin vergisiyle devlet üniversitesinde teröristlik yapamaz. Millet bıktı artık böyle toplum zararlılarının eğitim masraflarını finanse etmekten.

Olay şöyle

Boğaziçi Üniversitesi'nde terör örgütü PKK yandaşları, Afrin Zaferi sonrası lokum dağıtmak isteyen öğrencilere saldırdı

barış özcan

ccc
YouTube'da Stephen Hawking'i arayıp "bu ay" eklenen 46000 videoyu "izleme sayısı"na göre sıralarsanız ilk 10'da daha iki gün önce yüklenen bir Türkçe video göreceksiniz. #YouTuberlarınKazancı yanında yeni nesil izleyicinin bilime ilgisini de konuşmak lazım. Bardak boş değil.

Adamın dibi.
2 /