confessions

cayisallama

Admin  · 18 Mart 2015 Çarşamba

  1. toplam giri 9309
  2. takipçi 57
  3. puan 50930
  4. toplam gelir 25,88 ₺

23 eylül 2017 fenerbahçe beşiktaş maçı

imschrolled
19:30'da başlayacak 6. hafta maçı. sezona iyi başlayamayan fenerbahçe, şampiyonlar liginde porto'yu yenmiş ve ligde de iyi bir konumda olan beşiktaş'ı kadıköy'de ağırlayacak. galatasaraylı olarak berabere kalsınlar, ikisi de puan kaybetsin tabi. yine de keyifli, kavgasız, sorunsuz bir maç olur umarım.

tezi başarılı olmayanlara tezsiz yüksek lisans diploması

Rıhtım
Haber metni "Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yönetmeliğinin 22. maddesinin 6'ncı fıkrasının son cümlesi, "Tezde başarılı olamayan öğrencilere talepleri halinde 17. maddenin dördüncü fıkrasına göre tezsiz yüksek lisans diploması verilir" şeklinde değiştirildi. "

Benim buradan anladığım tez dönemi öğrencisi isterse tezsiz diplomasi alabiliyor. Bu tez işi benim için kangrene döndü. Umidimi kaybettim. Gerçekten tezsiz diplomasi verceklerse hiç bulasmayayim. Bilgi verebilecek arkadaşlar olursa çok sevinirim. Diğer sözlüklere de konuyu taşıyalım. Çünkü yonetmelik yeni değişmiş.alt koşullarda tezsiz yuksek lisansin projesini bitirme şartı gibi bir şey gördüm. Ama kaynağı kaybettim.
Kaynaklar:
devamını okumak için tıklayınız...
1

ilkay zaman

Rıhtım
Youtube kanalı aracılığıyla tanıdığım şahıs. Kanal çok guzel. Abd tr arasında hayat kalitesi ve hayat standartlarına ilişkin videolar yayınlıyor. En çarpıcı video iphone 8 5.000 usd olsa alir miydiniz anketi. Sonuç millet olarak manyağiz

gerede

hissikablelvuku
Gerede insanlık nerede sözüyle bilinen Bolu ilinin ilçesi. Bu sözü ilk duyunca hadi canım koca ilçe böyle bir genellemeye tabi tutulur mu diyenlerdenim.ancak geredede geçirdiğim kısa süre içinde bu sözün haklılığına ikna ettiler beni. Çok fazla detay yazmak istemiyorum.
3

dervişin duası

aberi


Derviş ve müritleri büyük bir kayanın gölgesine oturmuş istirahat ediyordu. Derviş, Musa (as) ve Firavun kıssasını tefsir etti. “Yola koyulalım. Sultan bizi bekler,” diyerek ayaklandı. Patikaya girdiler. Kuş sesleri, türlü çiçeklerin kokuları içinde yürüdüler. Yollarını nehir kesti. Suları azgındı. Müritler dertlendi. İçlerinden biri dile geldi. “Musa gibi dua et. Nehir bize açılsın.” Derviş çevresine göz gezdiriyordu. “Firavuna baş kaldırmayanın, başı göğe kalkmaz." Müritler fısıldaştı. Derviş aralarından ayrılıp kuru bir ağaca yanaştı. Sevgiyle sarıldı. “Allah 'Size ruhumdan üfledim,' diye buyurmuştu.” Müritlere seslendi. “Çıkarın baltalarınızı!”

19 eylül 2017 teog'un kaldırılması

elfirâşetüzzerka
Cumhurbaşkanı, Tv de bir konuşma arasında, teogu yanlış buluyorum, kaldırılsın dedi. Bi iki gün içinde kaldırıldı. Geçen aylarda, ağustosta 10 bin öğretmen daha alacağız demişti. Ağustos bitti eylülde açıklama yapıldı bütçe açığı var alım şubata sarkacak falan filan diye. Teogun kaldırılmasına karşı değilim. Tabi ki çocukların bilgi öğrenmeyi sevmek yerine yarış atı gibi maratona koşmak için ders çalışmasını doğru bulmuyorum. Benim sinir olduğum şey ismet yılmaz şeysi. Hani şu milli Eğitim bakanımsı olan. İşine geleni yapıyor gelmeyeni görmezden duymazdan geliyor. Kaç aydır twitter da tag oluşturmaktan, oluşturulan taglara gece yarılarına kadar tweet girmekten iflahımız kalmadı.

evlilik semineri

elit


Bir grup kadın “Kocanızla sevgi dolu bir evlilik yaşayabilirsiniz”
konulu bir seminere giderler.

Semineri yapan psikolog sorar:
–“Kaçınız kocasını seviyor?”

Bütün eller kalkar.

Psikolog tekrar sorar:

“Bunu ona en son ne zaman söylediniz?”

Bazıları “bugün” der, bazıları “dün”, bazıları hatırlamaz.

Psikolog kadınlara cep telefonlarını çıkarmalarını ve kocalarına
“Seni seviyorum” mesajı çekmelerini, sonra da telefonlarını
birbirleriyle değişmelerini, gelen cevapları okumalarını ister…

Kadınlar söyleneni yaparlar ve beklerler.







İşte kocalardan gelen cevaplardan bazıları:



– “Ne oldu? hasta mı oldun?”

– “Ne demek istiyorsun?”

– “?!?”

– “Yine arabayı mı çarptın?”

– “Yine naptın? Bu defa affetmeyeceğim.”

– “Kaç para lazım?”

– “Beni mi? Annen mi geldi?”

– “Kimsiniz?”

Diğer paylaşımlarımızdan haberdar olmak için facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın…

enta eih

elfirâşetüzzerka
Yine yüreğe dokunan güzel mi güzel bir Bir Nancy arjam şarkısı.
Lâra da bunun müziğine şarkı yapmıştı artık telifini aldı mı çaldı mı orasını araştırmadım bilmiyorum. ama orjinal halini çevirmemiş. Dinlemek isteyenler için türkçe altyazılı olarak paylaşıyorum

üniversiteye gideceklere tavsiyeler

axit
Bir Üniversite Talebesine Nasihatler

1. Allah yolunda ol, dosdoğru ol, verdiğin sözün eri ol.
Evladım, ağzın laf ediyorsa dilinle doğru ol, sözünle doğru ol. Sana inanan kişilere karşı sözünden cayma. Eğer sözünü tutarsan “söz” olur ve seni cennete götürür, tutmazsan “köz” olur.
Elinle doğru ol. Kolunu, muzırda değil yardım işinde kullan. Tartıyla iş yapıyorsan terazinde, ölçüyle iş yapıyorsan metrende ve litrende doğru ol. Doğrunun doğruluğu bütün sülalesine akseder, hepsini hayra götürür.

2. İnsanları sev ve kimseyi kendinden alçak görme. Tevazu sahibi ol, zira en halis ziynet alçakgönüllülüktür. Mütevazi olan kimse, en güzel ziyneti takınmıştır.
Kimseyi kendinden aşağı görme. Hayatta haset etmeden say, kıskanmadan sev. Bazı insanlar, başkasındakini istemez. Öyle olma. Gıpta et, fakat haset etme. Zira Allah'ın huzuruna fesatla çıkılmaz.
Memur olduğun zaman, sana gelen vatandaşlara sakın yüksekten bakma, yanına geleni ayakta bekletme. Yanında, daima bir sandalye bulundur ve oturtuver. Biraz dinlendirdikten sonra halini sor, işini hallet. Sakın ha “bugün git yarın gel” deme! İşini, o gün bitir. Eğer öyle yapmazsan on parmağım yakanda olacaktır.
Eğer memursan ve başında müdürün varsa, haset etmeden say, kıskanmadan sev.
İnsanlar muhteliftir. Bazısı daha kabiliyetli, bazısı daha yakışıklıdır. “Ben niye onun yerinde olmayayım” deme, elindekinden de olursun. “Allah bana bir verirse, arkadaşıma, komşuma iki versin” diye düşünürsen, seninki üç olur. Eğer arkadaşın veya komşun böyle düşünmüyorsa, onunki ikide kalır.
Senden daha iyi hizmet edecek olan varsa, makamını ona ver. İşte vatanperverlik budur.

3. Çalışkan ol, üretici ol. Zira Peygamber Efendimiz “Çalışmak ibadettir” buyuruyor. Evladım, alınteri olmadan hiçbirşeyin kıymeti bilinmez. Tarlanı ek, mahsülünü al, komşuna ver, ağaç dik… Sadaka-i cariye, iyi evlat yetiştirmek, ilmi eser bırakmak ve ağaç dikmektir ki, ağaç dikmek en efdalidir. Bunun için biz, heykel dikmeyeceğiz, yeşil ağaç, yeşil âbide dikeceğiz.
Bir dut ağacı 400 sene, ceviz ağacı 700 sene, kestane ağacı 900 sene, çınar ağacı 1500 sene yaşar. Ihlamur ağacı dik, çiçeği şifalıdır.
Bursa'da Osman Gazi'nin ve Orhan Gazi'nin diktiği bin senelik çınarlar var. Ben bekarken, her sene bir ağaç dikerdim. Şimdi evliyim ve yengen için de her sene bir ağaç dikiyorum.
Ben reklam sevmiyorum, kendini methetmek gibi oluyor. Bu yüzden herkese söylemedim, fakat sen bil. Benim Fatih ve Bazayıt Camii yanında birer tane çınar ağacım var.

4. Bildiğini öğret, temiz ol ve temizliğinle örnek ol. Münevver kişi, münevvir kişi demektir. Öyleleri var ki, üç fakülte bitirir de, hasedinden, kıskançlığından (dolayı) hiçbirşey öğretmez. Gerçek münevver, bildiğini yapan ve öğreten kişidir.
Temizlik, ibadettir ve imanın yarısıdır. Eğer sokakta birisi hata yapmışsa (yola pislik yapmışsa) sen, onu ayağının ucu ile örtüver…

5. Günde en az iki kişiye iyilik et, gönlünü al. Çünkü cennetin yolu, gönül almaktan geçer. Gönül almak, Cennetin Firdevs kapısını açmaktır. Bu beş maddenin en kolayı, fakat en “içten geleni” de budur. Bir gönül kazanmak, 40 vakit namaza bedeldir. Bir gönül kırmak ise, 40 vakit namazın sevabını kaybettirir. Ben sabahları kalkarken, “Ey Allah'ım, bana, bugün bir kişiye iyilik yapmak nasip eyle” diye dua ederim. Evden çıktığında veya eve dönerken karşından gelen ilk kişiye selam ver. Onun vermesini beklersen olmaz, evvela sen ver. İşte o zaman, o da sana karşılığını verecektir. Veren el, alan elden, sunan gönül, alan gönülden azizdir....

özür dileyebilmek erdemdir

aberi
Bizim halk zayıflığı sevmiyor. Zayıflığın ne şekilde olursa olsun sergilenmesini bir erdem olarak görebilecek bir gelenek yok. Biraz da bu nedenle Erdoğan bu kadar oy alıyor. Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz. Kültürün bütün elemanları insanları şişinmeye, öğünmeye, defolarını gizlemeye itiyor. Bu da çok ağır bir yük taşımamıza neden oluyor. Gizlenecek şeyler devamlı birikiyor. İtiraf kültürü gelişse, bunları söylediğimiz zaman takdir görebileceğimizi düşünsek bunları açığa çıkaracağız. Yükten kurtulacağız. O zaman politikacı da özür dilemek için adeta fırsat kollayacak belki. Takdir göreceğini düşünecek. Ama bugün düşünmüyor, çünkü özür dilediği anda işini bitirecekler.

NUri Bilge Ceylan

iphone x

Rıhtım
iphone 8'le birlikte tanıtımı yapılan yapay zekadan esintiler içeren telefon. x roma rakamı olarak kullanılan 10 anlamında. yani 9'u atlamış oldular. Türkiye için 5.000 TL üzerinde bir fiyat bekleniyor. Piyasa fiyatı 1.000 usd imiş yani 3.400 TL civarı aslında,fakat vergiler malum
kısa tanıtım

fuat soruklu

imschrolled
tek kolu ile 16 madalya kazanan badminton sporcusu. son zamanlarda yüz güldüren ender gelişmelerden biri. helal olsun.



"İki aylıkken geçirdiği rahatsızlık sonucu sol kolu felç olan ve 14 yaşında hematoloji hastalığına yakalanan Fuat Soruklu (20), 15 yaşında tanıştığı badminton sporu sayesinde hayata tutundu. Soruklu, çeşitli turnuvalarda 16 madalya kazanarak milli takıma girdi. Samsun'un Bafra ilçesinde yaşayan Fuat Soruklu, daha iki aylıkken geçirdiği rahatsızlık sonucu sol tarafından felç oldu. Sol kolu ve sol ayağı felçli olan Soruklu, 15 yaşında hematoloji hastalığına yakalandı. Doktoru ve beden eğitimi öğretmeninin desteğiyle badminton sporuna başlayan Soruklu, kısa sürede badmintona adapte oldu."

Haberin devamı için tıklayınız.

tası tarağı toplamak

Alangoya
Rivayet odur ki IV. Murat döneminde içki tütün ve kahvehaneler yasaklanınca berberler yersiz yurtsuz kalmışlar çünkü berberler kahvehanelerde mesleklerini icra ederlermiş. Berberlerin bugünkü gibi özel kendilerine ait bir dükkanları yokmuş. Yasak üzerine berberler kahvehaneleri gizlice açıp saç ve sakal kesmeye başlamışlar. Ani baskınlar olunca berber tası tarağı toplayıp anında ortadan kayboluyormuş. Bugün Türkçemize giren tası tarağı toplamak deyimi o günlerden (IV. Murat) kalma bir deyimdir.

azrail

imschrolled
4 büyük melekten biridir. C-a-m-i kelimesinde, a harfi ile geçer. Anlatıldığı üzre, Hz. Adem yaratılırken; dünya üzerinden toprağı alabilen melektir, ondan önce emredilen melekler olsa da, onlar alamamıştır. Böylece, Azrail Aleyhisselâm yaratılmışların ruhunu almak ile görevlendirilmiş olur, aynı zamanda. Geldikleri toprağa geri göndererek.

beyaz duvarlar

imschrolled
lefkoşa'da tasarım harikası bina. white walls ya da kule 25 olarak geçiyor. binayı her şeyden farklı kılan etrafını saran ve duvar tasarımından sarkan ağaç dalları, bitkiler.


Ateliers Jean Nouvel'in tasarladığı binanın yapımına 2007'de başlanıp 2015'te tamamlanıyor.


Göze hoş gelen binanın bazı detay görüntüleri:






Referanslar:
arch2o/detaylı mimari kaynak için tıklayınız.
Daha fazla açı ve detay fotoğraf için tıklayınız.
Binanın kimliği ve firma bilgileri için tıklayınız.

kağıt kabartma sanatı

imschrolled
etkileyici ve inanılması zor bir iş.

Alman sanatçı Simon Schubert tek bir yaprak kağıdı sadece katlayarak ve bükerek olağanüstü baskı kabartma desenleri yaratıyor. Kalem ve boya gibi materyaller kullanmadan bu kadar iyi ışık yansımaları ve gölge efektleri verebilmesi ise gerçekten şaşırtıcı.

30 ağustos zafer bayramı

imschrolled
The Sanat ekibinin hazırladığı 30 ağustos kahramanları çalışması.




KAZIM KARABEKİR: Davaya bağlılığın ve vefakarlığınla tanındın. Ne kadar muharebe varsa nerdeyse hepsine katıldın. Tecrübelerinle bize yol gösterdin. Özellikle Doğu Cephesi Komutanı olarak kazandığın zaferler, tüm dünyada hayranlıkla karşılandı. Ve ne olursa olsun, bizi hiç yalnız bırakmadın.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz komutanım!
ESER: Şahan Noyan


İSİMSİZ KAHRAMAN: Acıkmaz mıydın, acıkırdın elbet. Hem de zil çalardı karnın. Ama menünde sadece bir kuru ekmek olurdu. Hoşaf da çıkarsa ziyafet sayardın. Uykun da gelirdi elbet. Uyurdun; yarımşardan toplam iki saat. Yatağın toprak, yorganın gece olurdu. Sonra bir gün, bir şarapnel parçası geldi şakağına ve öldün. Hiç şikayet etmedin. Ne açlıktan ne uykusuzluktan ne de ölümden. Sen öldüğün için biz yaşıyoruz.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz İsimsiz Kahraman!
ESER: Dilek Mansur


ONBEŞLİ: En büyüğünüz on beş yaşındaydı. Çanakkale'de başladınız destan yazmaya. Oysa daha okula bile yazılmamıştı bir çoğunuz. Ve sen, ne yaşına baktın ne boyuna; en önde gittin savaşa. Boyundan büyüktü tuttuğun tüfek. Ve meşin topa benzemiyordu düşmanın topu. Baban ve ağabeyin gibi, sen de dönmedin geriye. Ama savaşı sen kazandın çocuk!

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz çocuk!
ESER: Rıza Türker


HALİDE EDİP: “Sen kadınsın, otur oturduğun yerde” dediler ama ayağa kalkan ilk sen oldun. Hatipliğinle ezberleri bozdun; binlerce ürkekten, binlerce aslan yarattın. Yetmedi, çocuklarını yatılı okula bırakıp at sırtında yola çıktın. Cephede, hastanede ve ihtiyaç olan her yerde, en önde oldun. İngilizler'in hakkında idam emri çıkardığı altı kişiden biri oldun. Ama hiç kaçmadın!

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz yürekli kadın!
ESER: Nuri Keli


MEHMET AKİF: Kalemin öyle güçlüydü ki; seni okuyup da Milli Mücadele'ye katılmamak ayıptı. İstiklal için destan yazmamak ise olanaksızdı. Ve sen, destan yazanların, destanını yazdın; bizlere İstiklal Marşı'nı bıraktın. Ve sen öyle gururlu, öyle gözü toktun ki; tüm yoksulluğuna rağmen, kazandığın ödülü yine bu vatana bıraktın; beş kuruş para almadın.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz vatan şairi!
ESER: Murat Kara


KÖYLÜ: Kim derdi ki tarlada kullandığın kazma kürek, gün gelecek, düşmanın makineli tüfekleriyle çarpışacak. Ve kim derdi ki, kazma kürek, koskoca topları yenecek!

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz hemşerim!
ESER: Ayhan Öztürk


FEVZİ ÇAKMAK: Bizi bir kere değil, bin kere kurtardın. Düşmanın amacına ulaşmasını tekrar tekrar engelledin. Hiç arkada durmadın, cephede bizzat en önde çarpıştın. Düzenli ordu, senin sayende oluştu. Yunan ordusunu kesin yenilgiye uğratan Başkumandanlık Meydan Muharebesi gibi dev bir savaşın planlarını da sen hazırladın. Bize hep zafer, bize hep mutluluk getirdin.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz komutanım!
ESER: Miraç Akçelep Yıldırım


GAZİ: Ne çok şeyi feda ettin bizim için! Yeri geldi kolunu, yeri geldi bacağını kaybettin. Ama sen kaybettiğin için kazandık.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz gazi!
ESER: Ebru Kuduoğlu Çetinkol


FAHRETTİN ALTAY: Milli mücadelenin vazgeçilmez ismi oldun. Yunan mevzilerine baskın üzerine baskın yaptın. Yıldırım gibiydin; hızlı, parlak ve güçlü. Bu yüzden İzmir'e de giren ilk sen oldun. Düşmanı topyekûn denize döktün.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz komutanım!
ESER: Cem Vural


HAFIZ SELMAN İZBELİ: Kastamonu'da gururumuz oldun. Kadın meclisini sen kurdun. Askerlerimizi ilk sen karşıladın. Karınlarını sen doyurdun. Diğer kadınlarla birlikte, cephedeki askerler için çorap ve fanila ördün. Ne çok şey borçluyuz sana!

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz anne!
ESER: Şengül Altınok


HASAN TAHSİN: Gazeteciydin. Düşman işgalini haber yapıp geçebilirdin. Geçmedin. Düşmanın elini kolunu sallayarak vatana girmesini kabul etmedin. Ve ilk kurşunu sıkmaktan da hiç çekinmedin. Ama attığın bu kurşunla Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini sen yaktın.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz Gazeteci!
ESER: Kürşat Çetiner


KARA FATMA: Daha 1919'da, Mustafa Kemal'le görüşebilmek için kalkıp Sivas'a gittin. I. İnönü, II. İnönü, Sakarya ve Dumlupınar'da çarpıştın. Yetmedi, İzmir'in kurtuluşu için savaştın. Üstelik, iki oğlunu ve eşini de savaşta şehit verdin.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz abla!
ESER: Murat Gürdal Akkoç


SÜTÇÜ İMAM: Maraşlıydın, Mataş'taydın. Sonunun ölüm olduğunu bile bile, Maraş'ta düşmana ilk kurşunu sen sıktın. Maraş'ı kahraman yaptın. Senin sayende Kahramanmaraş, kurtuluşa ilk adımını attı.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz hocam!
ESER: Melek Eser


KAĞNI KOMUTANI: Savaşın ilk günleriydi. Ordumuzun elinde hiçbir motorize araç yoktu. Cephanenin ve diğer mühimmatın, cepheye taşınması gerekiyordu. Ve sen, buna söylenmek yerine, taşınacak her şeyi, tek geçim kaynağın kağnına yükledin. Kar demedin, kış demedin. Biz bu savaşı, senin sayende kazandık.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz anne!
ESER: Yasin Yıldıran


YÖRÜK ALİ EFE: Yunan karakolunu tümüyle imha ettin, cephane ve erzaklarını ele geçirdin. Halka umut ve cesaret verdin. Düşmanın yurttan atılabileceğine olan inancı arttırdın. Bu inancı boşa çıkarmayıp Aydın'ı da geri aldın. Böylece düzenli ordu kurulana kadar, tam yirmi ay boyunca, düşman ilerlemesi engellendin.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz Efem!
ESER: Semih Oduncu


İHTİYAR KÖYLÜ: Çocukların yetmedi, torunlarını da şehit verdin. Ben yaşlıyım demedin, en önde savaştın.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz dede!
ESER: Hilal Gayberi


KILAVUZ HATİCE: Savaşa gönüllü olarak katıldın. Yaptığın baskınlarla Fransızları perişan ettin. Üstelik silahını olduğu kadar, aklını da kullandın. Onların içine sızdın, yanlış yol gösterdin. Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan ettin. Ve sayende biz kazandık.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz cesur kadın!
ESER: Semih Özşahin


YETİM KIZ: Baban Dumlupınar'da, annen kendi evinde vuruldu. Seni savaş büyüttü. Kurtuluşumuz, senin metanetinle geldi.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz çocuk!
ESER: Şengül Altınok


TAMİRCİ: Büyük Taarruz'dan önce, gelen külüstür kamyonları sen onardın, savaşa sen hazırladın onları. Sevkiyat, senin sayende hızlandı. Senin sayende ulaştı mühimmat.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz ustam!
ESER: Hakan Taşkıran


TABİP: Cephe geride durdun diye seni görmeyenler oldu. Ama belki de savaşın acısını en çok sen gördün. Düşman öldürmek için, sen yaşatmak için savaştın. Üstelik çadırdan bozma hastanelerde, eksik ekipmanla…

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz doktor!
ESER: Seda Mit


İSMET İNÖNÜ: Kaybetmek, lugatinde yoktu. Zafer üstüne zafer, gurur üstüne gurur yaşattın bize. İstiklale ilk inanlardandın; cepheye ilk koşan, alnında ışığı ilk hissedenlerdendin. Ve sonuna kadar da hep sen vardın. Ölüm fermanımız olan Sevr ve Mondros'u geçersiz kılan Lozan Antlaşması'nı sen imzaladın.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz paşam!
ESER: Suat Tuna


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: Dünya tarihinin en haklı, en asil ve en onurlu savaşını zaferle taçlandırdın. Ne istediğini bilmeyen bir millete, nelere sahip olabileceğini gösterdin. Bize bir zafer değil, bir ülke bıraktın. Seni her gün ama her gün şükran ve özlemle anıyoruz.

Teşekkür ederiz asker, teşekkür ederiz Atam!
ESER: Şahan Noyan

arakan da katliam var

imschrolled
insanlık tarihinin gördüğü en ağır katliamlardan biri. her bayram öncesi aynısını yapıyorlar, sistematik bir biçimde yapmadıkları kalmadı. insanları diri diri yakmak, evlerini&köylerini yakmak, göçe zorlamak gibi...

arakanlı müslümanlar vatandaş olarak kabul edilmiyorlar, liseye kadar okuyabiliyorlar en fazla ve kimliksiz yaşayıp ölüyorlar. evlenmek vs. yasak, komşuya gitmek tutuklanma sebebi... dünyada en çok eziyet gören topluluklardan biri olarak kabul ediliyor, birleşmiş milletlerin bir raporuna göre...

Allah yardımcıları olsun, çok ağır çok zor... filistin, suriye, ırak, çeçenistan, arakan, doğu türkistan... çok daha fazlası... türk dünyasının, islam dünyasının bir an önce gerçek bir birlik kurması ve her coğrafyadaki acılara en kalıcı yöntemle son vermesi gerekiyor.