confessions

axit

Yazar  · 1 Mayıs 2016 Pazar

  1. toplam giri 791
  2. takipçi 18
  3. puan 8302
  4. toplam gelir 5,54 ₺

televizyon

axit
TV DİZİLERİNİN VERDİĞİ MESAJLAR

1- İstemediğin biriyle evlendiysen ona ihanet edebilir, başkasıyla aşk yaşayabilirsin.

2- Kötü bir olaydan sonra içki içip etrafı dağıtmalısın.

3- Sevdiğin kişi başkasıyla evlendiyse onların yuvasını bozmalısın.

4- Kötüler daima güçlüdür iyiler ezilmeye mahkumdur.

5- Her dizide yeni elbiseler, ayakkabılar olmalı, alışveriş için hep lüks yerler tercih edilmelidir.

6- Evde ilgi görmeyen adam dışarıda karısını aldatmalı ve bütün suç kadına yüklenmeli, adamın yaptığı da masum gösterilmelidir.

7- Gençlerin mutlaka sevgilisi olmalı, lise ve orta okul seviyesinde olsa bile çıktığı biri olmalıdır.

8- Birbirlerinin kuyusunu kazan insanlar, hep maskeler ile dolaşmalı ve suç daima bir iki kişinin üzerine yıkılmalı

9- Kavga eden, şiddet uygulayan, hırsızlık ve gasp yapan baş rol oyuncuları güler yüzlü, yakışıklı olmalı ve hep haklı nedenlerle yapmalı.

10- Anneler hep despot, babalar ise daima sert ve anlayışsız olmalı. Çocuklar her zaman haklı olmalı.

11- Kaynanalar hep kötü rol oynamalı, sürekli olarak damadının gelininin kuyusunu kazmalı.

12- Paranın nerden ve nasıl geldiği belli olmamalı, harcama yaparken hep cömert olunmalı.

13- İş yerleri hep rezidans olmalı, işçi ve esnaf rolleri olmamalı.

14- Sıradan ortalama bir hayat yoktur.Ya diptesindir ya da tepede.Bunun ortası yoktur.

15- Gençler hep haklı olmalı, haklı çıkmalı, başına buyruk hareket etmeli ve kız erkek meseleleri dışında başka da dertleri olmamalı.

16 - Lüks hep özendirilmeli, herkesin hayali maneviyat değil maddiyat olmalı, yalılar, villalar amaç olmalı, insanlar olağanüstü bir lüks yaşama yönlendirilmeli... Kapitalizm, hep kapitalizm..

17-Ülkede herşey yolunda gidiyor. Verilmesi gereken bir mesaj ve anlatılacak birşey de yok.

İşte dizilerin rolü kısaca budur.
Bireyselleştir.
Yalnızlığa it.
Kimseye güvenmesin.
Bilinçsizleştir
Aile sıkıntıdır..

Alıntı

taburcu olmak

axit
"TABURCU OLMAK" deyiminin destansı sebebi!

Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ''taburcu'' ederler; ''gitsin'', ''evci'' gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi? Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında. Bakın anlatayım dilim döndüğünce…

Özellikle 1. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, hocalarını, öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyor, binası ise tamamen hastaneye dönüşüyordu. Sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geride kalan kıdemsiz tıbbiyeliler, direnişte bizzat çalışıyorlardı. İzmir'in işgalinin üç gün sonrası, 18 Mayıs 1919'da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı, hemen direniş gruplarının örgütlendiği bilinir.

Daha çok bahsedilecek olay, anlatılacak konu var ancak, söylemek istediğim şudur;

Ülkede herkes askerdir, eli silah tutan tüm erkekler savaştadır. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardır, ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydır, askerdir. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini dolaşır. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta. Tabip subay, iyileşenleri, tekrar silah tutabilecekleri savaşa, taburuna yollar, ''taburcu'' eder. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ''taburuna yollanmaz, taburcu'' edilmez. Bazı değerleri, yaşamının içine böylesine sindirmiş başka bir millet yoktur. Başkalarını bilmem ama, taburcu ettiğim her hastada, göğsümün ağlamaklı kabarması bundandır. Ordusunu, askerini, bağımsızlık mücadelesini, tüm aziz şehitlerini, yaşamına böyle sindiren başka bir millet yoktur. Bazı hususıyyetlerin, farkında olmasak da her zaman, sonsuza kadar bizimle yaşayacaklar…

İşte size 'TABURCU''luğun hikayesi

mevlid kandili

axit
Bu gece Mevlid Kandili. Efendimizin buyurduğu "Unutulmuş bir sünnetimi ihya edene 70 şehit sevabı vardır" buyuruyor ya. Şöyle yapalım. Efendimizin unutulmuş bir sünnetini ihya edelim. Mesela bir yetimi sevindirelim. Bir öğrenciye burs verelim. Bir fakiri soframıza davet edelim. onunla ve ailesiyle akşam yemeği yiyelim. Bol bol sadaka verelim. Yolda insanlara eza veren her hangi bir şeyi kaldıralım. Çevre temizliğine riayet edelim. Mahallemizde sahipsiz kedi veya köpeklere yemek ve su verelim. Sonra oturup Efendimize bol bol selavat-ı şerife okuyalım. İnsani olan her şey İslamidir ve sünnettir. Ne dersiniz.

ev hanımı olmak başarılı kadın olmaktan daha elzem

axit
hocaya katılıyorum. Kadının yeri evidir de demiyorum ancak öncelik annelik görevidir.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Karalı, "İyi bir ev hanımı olmak bakan, başkan, başarılı bir iş kadını olmaktan elzemdir" diyerek 31 Mart 2019 yapılcak olan yerel seçimlerde hiçbir kadın adaya oy vermeyceğini söyledi.

damad ferid paşa

axit
Atatürk'ün kıymetinin anlaşılmasında çok büyük katkısı vardır. Hiç sevmeyen de o dönem için kötünün iyisi, çaremiz diyebilmiştir gazi kemal paşa için.

murat bardakçı:
Bütün ümidini İngiltere'ye bağlamış bir zavallı ve Vahideddin'in ifadesi ile bir mecnundu.

ikinci abdülhamid

axit
İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,

İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,

Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,

Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),

İstanbul'un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,

Chicago'daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İst. Darü'l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,

Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi.)

Okullara (Hıristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde Türkçe'nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris'te İslam Külliyesi kuran !

Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktirende, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soranda, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirtende !

Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım'ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O !

Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,

Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,

Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,

Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,

Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen, Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,

Ermeni Onnik'in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,

Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,

Modern matbaa makinelerini Türkiye ye getirten,ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),

Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren, Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren,

Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta'daki gül yetiştiriciliği de O'nun öncülüğünde başlamıştır),

Türkiye'nin bir çok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir, Dolmabahçe..),

Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,

Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,

Yalova Termal kaplıcalarını kurduran, Terkos'un sularını İstanbul'a taşıtan, Bursa'nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O dur. (Sadece İstanbul'a 40 çeşme yaptırmıştır),

Sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen,

Sarayda müzik okulu kurduran, çocuklarına piyano çaldırtan, hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan,

Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,

Kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de O dur.

Doğu Türkistan'a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çinin göbeği Pekinde Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,

Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan [yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]),

Yeni gemiler alan, toplar (çanakkale savaşımızdaki çoğu top), tüfekler getirten de !

Telefonu Avrupa'dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur !

Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan da kilise yapılmasına bile yardım eden),

Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),

ABD'nin Erzurum'da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz giremeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,

İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),

Darülaceze yaptırıp içine sinagog,kilise ve cami koyduran, Çocuk hastanesi (Şişli Etfal[çocuklar] Hastanesi) açtıran,

Kendisine “Allah'ın belası”diyen Namık Kemal'i Rodos ve Sakız adası valiliklerine atayan, parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan,

Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran(Sirkeci Büyük Postane binası…

Abdülhamit ve Abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde yaptırtan da (üstelik kendi cebinden), O !

İlkokulu zorunlu tutan (kız ve erkeklere), İlk kız okullarını açtıran, 15 tane okulda karma eğitime ilk defa gecen,

Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran (32 tane) (ör. şimdiki adı ile Bursa Çelebi Mehmet okulu), Kız Öğretmen Okullu açan (Daarül Malumat),

Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran (Mesela sadece Sivas'taki ilkokul sayısı 1637), okuma yazma oranının 5 kat arttıran, (1900 yılında ilkokul sayısı 29.130'u bulmuştu. Sadece Anadolu da 14 bin ilkokul vardı)

Orta okul (Rüşdiye) sayısı 619 çıktı, Fransızca dersleri konuldu,

Lise eğitimi için İdadiler açan (109 tane), (İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi)

İstanbul'da Darülfünün (Üniversite) açan, Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran,

Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA'nın atası), Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani), Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv. Tıp Fak), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye(Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye(Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali(Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye(Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi(Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi(İktisadi ve Ticari ilimler akademisi), Aşiret Mektebi(Osmanlılık fikrini yaymak için), Bursa'da İpekböçekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu onun tarafından kurulmuştur.

Unutmadan bi de Ankara'da ÇOBAN OKULU var. Dünyanın ilk Deniz altısı, yani submarine'i onun talimatıyla üretti Osmanlı. Bütün dinamikler ona karşı olmasına rağmen o kadar başarılı olabildi
2 /