confessions

axit

Yazar  · 1 Mayıs 2016 Pazar

  1. toplam giri 791
  2. takipçi 18
  3. puan 8302
  4. toplam gelir 5,54 ₺

dunning-kruger etkisi

imschrolled
kısaca cahil cesaretidir. daha az bilgi sahibi olan kişilerin, çok daha fazla bilgi sahibi olan kişilerden daha fazla şey bildiklerini sanmaları durumu. (justin kruger ve david dunning)

cehalet cesareti doğurur. bu nedenle güven seviyesi yüksek fakat bilgi azdır. tam tersi, bilgili ve nitelikli kişiler daha az girişkendir. cesaret nedeniyle daha az bilgili olsalar da, konunun uzmanı gibi davranabilirler. birçok araştırmada, iki taraflı bir etki olduğu ortaya çıkmıştır. bir konu hakkında normalden daha fazla bilgiye sahip olan kişiler (ya da uzmanlar) kendi bilgilerini küçümseme eğilimi gösterirler, iyi seviyede bilgili olsalar da emin olamazlar ve mütevazıdırlar.

(bkz:Wheeler ve limon suyu)

şehit fatih mehmethan'ın eşinden yürek yakan paylaşımlar

ccc
türkiye'nin vatanın bölünmez bütünlüğü için düzenlediği ve çok büyük kahramanlıklara sahne olan Afrin Harekatı'nın şehitlerinden biri de Piyade Üstçavuş Fatih Mehmethan'dı.

Şehidin eşi Gamze Mehmethan ise eşinin cenazesini askeri üniforma ile karşılamış ve tabutun başında 'Kalk da bana gel' diyerek adeta yürekleri dağlamıştı.

Eşiyle poz verdiği yerlerde bu kez tek başına
Eşinin şehit düştüğü dönemde henüz 4 aylık evli olan Gamze Mehmethan, aradan geçen sürenin ardından eşiyle çektirdiği düğün fotoğraflarının aynısını bu kez tek başına çektirdi.








tuvalet taşı

bobiler
bir ev içerisinde bulunan en önemli şeylerden biri.
eski tuvalet taşlarında oturulmuyordu. Çiş yapılırken üstünüze sıçrıyordu. Şimdilerde alafranga çıktı da biraz rahatladık.

Teknoloji de gün geçtikce gelişmiyor değil hani.

ülkemiz futbolunda transfer dönemi yanlışları

imschrolled
defalarca sıkıntılar çekilmesine ve maddi kayıplara rağmen vazgeçemediğimiz transfer hatalarıdır. taraftar, yönetim ya da teknik adam temelli olabilir. aslında en başında gelen, transferi kurtarıcı olarak görmek. son yıllarda az biraz düzelmiş olsa da yine bile kurtulamadığımız bir sürü yanlış var.

- 30 yaş üstü futbolculara yüklü yatırım yapmak. yıllar boyu var bu hastalık. maddi döngüye rağmen genç ve nitelikli futbolcuların çok azını lige çekebiliyoruz. gelenler de sorunlu oluyor bir şekilde.
- aşırı beklentiye girmek ve zaman tanımamak. tatminsiz bir başarı anlayışı var, bu da hem ortamı geriyor, sponsorlar/daha büyük gelirler kaçıyor hem de toleransı azaltıyor. bu da diğer yanlışların önünü açıyor.

82 yaşındaki dedeye kelepçe ve biber gazı

piri fani
İNSANLIK UTANDI!
DÖRT POLİS BİBER GAZI SIKARAK, 82 YAŞINDAKİ BİR İHTİYARI KALLEŞÇE DÖVÜYOR VE BU GÜZEL İHTİYARI ÖLDÜRÜYOR!

Yer GİRESUN;
82 yaşındaki bu Dede terörist, Fetöcü, sapık ya da hırsız değil!
Yatalak karısına ilaç yazdırmak için Sağlık ocağına gidiyor.
Doktor "Hastanın gelmesi gerek" diyor.
Dede, eşinin 'Evde bakıma muhtaç' raporunu gösteriyor.
Doktor yine ilaç yazmıyor.
Tartışıyorlar.
Doktor, polisi arıyor.
82 yaşındaki Dede'ye biber gazı sıkılıyor, yere yatırılıp ters kelepçe vuruluyor.
Coplanıp dövülüyor.
Dede ekip otosuna atılıyor, kalbi biber gazına ve dayağa dayanamıyor ve ÖLÜYOR.
Polisler mi?
Açığa alınıyorlar, ifadelerini verip serbest kalıyorlar.
Doktor mu?
Hakkında soruşturma başlatılıyor.

82 yaşında bir insan Sövse,
Bastonuyla vursa n'olur ki VİCDANSIZLAR?

Nerede HOŞGÖRÜ, SEVGİ SAYGI?
Nerede DAHA FAZLA DEMOKRASİ?
Nerede DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK?

güzelliğin on para etmez

yakbenivatankurtulsun
bir aşık veysel şatıroğlu eseri.

öncelikle başlığın doğrusu güzelliğin on par etmez olmalıydı. çünkü 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir eserdir. adını da ilk mısradan aldığına göre doğrusu bu şekildedir. -çoğunluk buraya yazdığı için buraya yazmayı tercih ettim, admin düzeltir umarım.-

bir çok kişi bu eserin ilk kıt'asındaki "güzelliğin on par'etmez/ bu bendeki aşk olmasa" kısmında olsada, bana göre en can alıcı kısım son kıt'adır. aşık, varlık sebebini maşuka bağlamıştır. ilk kıt'ada da buna benzer bir durum söz konusu olsa da kişinin kendi ruh halini, karşısındakinin ruh halinden daha bileceği açıktır.

güzelliğin on par'etmez
bu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa

tabirin sığmaz kaleme
derdin dermandır yareme
ismin yayılmaz aleme
aşıklarda meşk olmasa

kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa

güzel yüzün görülmezdi
bu aşk bende dirilmezdi
güle kıymet verilmezdi
aşık ve maşuk olmasa

senden aldım bu feryadı
bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı
o sana aşık olmasa.

inşaat furyası

Rıhtım
Sonu gelmiştir. Yıllık 500.000 satış var tr'de ortalama.
Mevcut stok 2.000.000.

Diyeceksiniz ki o zaman fiyatlar niye düşmüyor. Çünkü müteahhitler 1'e 4 kazanırken düşse düşse yarısına düşer fiyatlar bizde yüzde yüz kazanırız diye düşünüyorlar. Ama kriz öyle bir şey değil. Ekonomist Atilla Yeşilada'ya inşaat sektörünü sorduklarında verdiği cevap aynen şu:
'Kusura bakmayin, ben ölülerin arkasından konuşmam.'
Malesef hepimizi zor günler bekliyor. Çünkü sıkıntı sadece inşaat sektöründe değil.

Muhtemelen yerel seçimlerden sonra ya IMF ya AB ile kuvvetli müzakere dönemi başlar. Benden demesi. Eylül sonrası recete geliyor.

cengiz topel

 kutadgu bilig
(1934 -1964 ) izmitli, Türk pilot yüzbaşı. 1964'te Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta gerçekleştirdiği uyarı uçuşunda, uçağı Rum uçaksavarlar tarafından vurulunca paraşütle atladı ve esir düştü. Rumlar tarafından hastanede öldüğü belirtilen Topel'in naaşı iade edildi. Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki ilk pilot kaybıdır.

Eskişehir'in merkezinde ve Bursa’nın Gürsu ilçesinde heykeli bulunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise anıtı dikilmiş, bir köye ve bir hastaneye ismi verilmiştir.

kırmızı tişört

02meka02
İtalya'da faaliyet gösteren iki sivil toplum kuruluşu Libera ile Gruppo Abele, umuda yolculukta özellikle çocukların hayatını kaybetmesine tepki olarak, cansız bedeni Bodrum sahilinde bulunan üç yaşındaki Aylan Kürdi'nin giysisinden esinlenip, Cumartesi günü "İnsanlık için kırmızı bir tişört giy" çağrısında bulunmuş.

kana doymayan bir millet, emdiği kanı sanki başkaları yapmış gibi lanse edip kendini şirin göstermek. bu kadar soyu bozuk insanlar.

http://www.haberturk.com/italya-dan-aylan-icin-anlamli-hareket-2044324

memur sözlük bayram yeri

gruda
Bir bayram hikâyesi var burada ;
Buyrunuz 😁

1965 senesiydi. İşe gireli henüz iki hafta olmuştu. Bir genel müdürlükte, özel kalem müdürünün yardımcısıydım. Bayrama on gün kala, müdürüm hastalandı ve rapor aldı. Ertesi gün, genel müdür, beni odasına çağırdı:

-Buyrun efendim.

-Tebrik kartları hazır mı evladım?

-Hangi tebrik kartları efendim?

-Eyvahlar olsun, Şükrü sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartı göndermeli. Şimdiye çoktan postaya vermiş olmamız gerekirdi.

-Hiç haberim olmadı efendim

-Hemen, hemen hemen ! Yarına istiyorum üç bin adet kartı sabaha kadar yaz ve postaya ver.

-Emredersiniz efendim! dedim ve odadan çıktım. Ancak üç bin adet bayram tebrik kartını tek tek nasıl yazacağım?

Genel müdür, kartların çini mürekkeple ve güzel bir yazıyla yazılmasını isterdi. Üç bin adet kartın iki bin tanesi makamca kendinden aşağıda olanlara şu şekilde yazacaktım:

?Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.?

Kalan bin tanesi de, daha üst makamdakilere:

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.? şeklinde yazılacaktı

Hiç vakit geçirmeden masamın başına geçip kolları sıvadım. Önümde davetiyelerden oluşan irili ufaklı pek çok dağ duruyordu. Ben mesaim bitiyor, az sonra çıkar evime giderim derken, sabaha kadar burada kalıp üçbin kartı yazmak zorunda kaldım. Sızlanmanın faydası yok, işe başlayım:

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

5,10,20,50,100, 750,875. Yazıyorum yazıyorum bitmiyor! Vakit gece yarısını geçti gitti bana öyle bir sıkıntı bastı ki, tarif edemem.

Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. bitmiyor.

En nihayetinde alt makam kartları bitti. Ama ben de bittim. Şafak sökmek üzereydi. İşi biten kartları masamın üzerinden alıp başka bir yere koydum.

Ama önümde hâlâ bin adetlik bir kart yığını durmaktaydı.

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim? e başladım..

Durmadan yazıyordum. Göz kapaklarım öyle ağırlaşmıştı ki, gözlerimi açık tutmam her bir karttan sonra daha da zor bir hale gelmişti. Resmen işkence çekiyordum.

125,279,400, 689. yazdım yazdım yazdım. Bir vakit sonra, artık ben kaleme değil o bana hakim olmaya başladı. Ama hâlâ yazıyordum:

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.?

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.?

?Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken??

?Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim??

?Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrIca sıhhatle ederim??

?Önce bayramınızı eder, sonra eşinizle Niyazi?ye başarılı günler dilerim??

?Sizin de eşinizin de Niyazi?nin de bayramını saygıyla eder, sıhhat dilerim..?

?Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi?ye başarılar diler aynı zamanda ederim??

?Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi?nin gözlerinden öperim??

?Sizin de, eşinizin de, Niyazi?nin de, bayramını da, tatilini de, gelmişini de, geçmişini de.. saygıyla ederim??

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı:

-Aferin, dedi. Bitirmen iyi olmuş. Hemen postalayın!

Hemen postaladık.

Üç gün sonra da önce bizim genel müdürü, ardından bendenizi postaladılar?

Aziz Nesin

ömer muhtar

Sugge
İtalya'ya karşı vatanını savunmuş şerefli bir insan, önder. Şu diyaloğunu çok severim.
- İtalyan Devleti'ne karşı savaştınız mı?
Ömer Muhtar: Evet
- İnsanları İtalyan Devleti'ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?
Ömer Muhtar: Evet
- İtalya'ya karşı kaç yıl savaştınız?
Ömer Muhtar: Yaklaşık 20 yıl
- Yaptıklarından dolayı pişman mısınız?
Ömer Muhtar: Hayır
- İdam edileceğinizi biliyor musunuz?
Ömer Muhtar: Evet
Hakim şaşırdı:
- Sizin gibi birisi için böyle bir son, çok üzücü
Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle dedi:
- Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yol.
Hakim daha sonra,
Mücahidlere cihadı durdurmalarını Emreden bir emirname yazması halinde O'nu beraat ettirmek ve ülke dışına sürgüne göndermek istedi.
Bunun üzerine Ömer Muhtar, O meşhur sözlerini söyledi:
- \"Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)'in de O'nun resulü olduğuna şehadet eden parmaklarım, asla yanlış bir şey yazamaz!
Bizler teslim olamayız.
Ya kazanırız ya da ölürüz!\"

asımın nesli

elfirâşetüzzerka
Daha önce bu başlığa, "nerede asımım gençliği nerede şimdiki gençlik" diye entry girmiştim. Şu an ne kadar yanıldığımı anlıyorum. Geçen gün, Hitabet dersi için sözlü sınav yapmak üzere 12. Sınıflardan sevdiğim bir öğrencime, cuma çıkışı bayrak töreninde hatim duası yaptırdım. Çocuk boylu poslu yakışıklı da bi öğrenci. Okulda kızlar onu takip ediyor sürekli. Ama bu çocuk kafasını kaldırıp bir tanesine bile bakmıyor. Başı önünde geziyor o kadar saygılı. Bi ara konuşmuştum ders çalışmak istemiyorum dikkatim dağıtılıyor demişti, kız meselesi falan mı dediğimde, hocam benim daha önemli işlerim var, boş işlere ayıracak vaktim yok demişti. Kendi imamhatip zamanımı gördüm çocukta. Ailesinin durumu kötüymüş babası hastaymış çocuk okul çıkışı çalışıyor hem ailesine destek oluyor hem ders çalışıyor. Bi kaç defa rehberlik yaptım ders çalışma saatlerini işine göre ayarladık şimdi başarısı da yükseldi.
Başka bir öğrencim, Suriye'li. Türkçeye hakim mükemmel konuşuyor. Saygılı ahlaklı, geçen gün çantamdan bir şey lazım oldu öğretmenler odasına onu yolladım getirmesi için, bugün de telefonumu unuttum almaya onu yolladım o derece güvenilir bir öğrenci. Tıp okumak istiyor zeki kapasitesi var. Düşünün ki bir öğretmen öğrencilerinden o kadar memnun ki haklarında entry giriyor. Öylesine saygılı, edep timsali çocuklar. Geleceğe dair umutlarım arttı bunları tanıdıktan sonra. Allah böyle çocukların sayısını arttırsın.
6

hocalı katliamı

malayani
-Ermeni güçlerinin 1991'in son günlerinde ablukaya aldığı Hocalı, 936 km2 lik, yaklaşık 11.500 Azerbaycanlının yaşadığı bir kasabaydı.
-Ermeniler, bölgenin tek hava alanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı'yı işgal etmek için 1992'nin 25 Şubat gecesi üç koldan saldırıya geçti.
-Hocalı Katliamı'nda savunmasız durumda olan 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşları acımasızca katledildi.
-Ermeni güçleri bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden bu güne kadar haber alınamadı.
-15 ülkenin parlementosu ile ABD'nin 16 eyaletinin meclisi, Hocalıda yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararlar yayımladı.

tık tık

hocalı katliamı

Sugge
26 şubat 1992'de Azerbaycan'ın hocalı kasabasında Ermeniler tarafından yapılan katliam. İçinde çocuklar da bulunan 613 Azerbaycanlı hayatını kaybetmiştir. Ölenleri Rahmetle anıyoruz.

kity genovese sendromu

elfirâşetüzzerka
1964 yılında newyork şehrinde akşam üstü kity Genovese isimli bir kadın çok da ıssız olmayan bir caddede cinayete kurban gider.
Bu olayda ilginç olan şudur.
saldıran şahıs dakikalarca kadına tecavüz etmeye çalışır başaramayınca darp eder öldürmeye çalışır. Kadını yaralı halde bırakır. Bir süre sonra tekrar gelir ve kadını öldürür. Bu acı korkunç süre bir saattir ve bir saat boyunca zavallı kadın çığlıklar atar yardım ister.
Polis olay yerine gelir ancak resmi ihbar olaydan tam bir saat sonra yapıldığından geç gelmiştir, çevreyi inceler.
Kadının öldürüldüğü bölgede olayı kimsenin duymaması imkansızdır.
Çevre evleri incelediklerinde olayı 37 mahalle sakininin gördüğünü hatta bir kısmının sonuna kadar pencereden izlediğini ancak hiç biri ne olaya müdahale ettmiş ne de polis çağırmıştır.
Bu olay sonrası bir polis şefi gazeteci arkadaşı ile konuşurken durumu anlatır.
Gazetecinin ilgisini çeker ve bunu haber yapar.
Haber sonrası Amerika da büyük infial olur.
Psikologlar, psikiyatrisler, sosyologlar incelemeye başladığında şu durum ortaya çıkar.
Olaya tanık kişilerin hepsi bir başkası mutlaka polise haber verir veya müdahale eder diye duyarsız kalmıştır.
Kadın bu nedenle kalabalığın ortasında öldürülmüştür.
Bu sosyal davranışa katledilen kadının adı ile kity Genovese sendromu adı verilir.
Evet Sosyal Psikolojide biz bu ve benzeri durumlara kity Genovese sendromu diyoruz.
Yaşananlara duyarsızlıktan çok başkasına yükleme, bekleme, sosyal kaytarma
Birisi çözer
Birisi yardımcı olur işimize bakalım
Biri mutlaka görmüştür
Biri mutlaka dilekçe verir
Düşünceleri ile sorun, problem ve sıkıntıları başkasına atmak.
Sonuç mu?
Etkisiz güçsüz, zayıf hatta sıfır tepkiye neden olur.
Toplumsal refleks azalır ve zorba istediğini yapar.
(Alıntı)

bentley

elfirâşetüzzerka
Lüks bi İngiliz araba üreticisi firma. Arabaları milyon dolarlar değerinde. Tüm hayatım memur olarak geçse, sadece ben de değil, eve 2 memur maaşı girse bile alamıyorum o arabalardan. oysa hayallerim vardı benim, bentley continental kokan...
Sözlük ahalisi olarak o kadar fakiriz ki başlığını bile açmamışız o derece siz düşünün :)
Gece gece trolle bağlamak :)

uzungöl

Rıhtım
CHP Genel Başkan Yardımsı Erdal Aksünger "Doğa harikası olan Uzungöl, şimdi havuzlu siteye dönmüş!" diyerek eleştirilerde bulundu.
Kaynak: sözcü. Adam haklı beyler.

Not: Genel olarak zihniyetlerini sevmesem de doğruya doğru.

mevlid kandili

kuntakinte
İslam dininin peygamberi olan Muhammed bin Abdullah'ın (abdulla oğlu muhammed) s.a.v. doğum gecesi ve aynı zamanda Hicrî Rebiülevvel ayının onikinci gecesidir. ilk defa hicretten yaklaşık üç yüz elli yıl kadar sonra Mısır'da, Şii Fâtimî Devleti döneminde kutlanmaya başlamış.

diğer bir deyişle dünyaya sevginin tohumlarını getiren sevgilinin doğum günüdür. esas sevgilinin. sevgilimizin doğum günü. kutlamayalım mı?

Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.

birol danışman

gruda
EN BABA ÖĞRETMEN
İzmir de görev yapan Fizik Öğretmeni Birol Danışman, kas hastalığını nedeniyle 3 yıldır yürüyemeyen öğrencisi Samet Karaköse'yi kendi aracı ile hergün okula getiriyor, okul çıkışı tekrar evine götürüyor.