confessions

axit

Yazar  · 1 Mayıs 2016 Pazar

  1. toplam giri 984
  2. takipçi 21
  3. puan 9701
  4. toplam gelir 6,26 ₺

insanoğlunun en büyük icadı

kuntakinte
kim ne derse desin self servis'tir insanoğlunun en önemli buluşu. tam bir ticari zekadır. ben çook iş yapayım ve bundan azıcık maliyet ile kurtulayımın uygulanmış şeklidir. en iyi örneklerinden biri atakum sahilde yaklaşık 200 masa x 4 sandelye = 800 kişilik ve hiç boş kalmayan starbucks'ta 7 kişi çalışıyor. 7 kişi + müşteriler çalışıyor demeliydim.

abdulkadir karaduman

cayisallama
Gönlümde büyük yere sahip milletvekili.


Anneler Günü

Ömrünün 33 yılını, 12 Eylül döneminde evden alınan ve bir daha geri dönmeyen oğlunu aramakla geçiren Berfo Ana'nın,

11 yaşında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ve 2 yıldır üzerindeki sır perdesi kalkmayan Rabia Naz'ın annesi Atika Vatan'ın,


Çorlu tren kazasında 9 yaşında hayatını kaybeden Oğuz Arda'nın annesi Mısra Sel'in,

ihtiyaç sahibi insanlara yardım faaliyeti yaparken katledilen Yasin Börü'nün annesi Hatice Börü'nün,

Cenazesi buzdolabında saklanan 10 yaşındaki Cemile'nin annesi Emine Çağırga'nın,



Taze acımız, minik Ahmet'imizin annesi Zekiye Ataç'ın

ve şehit annelerimizin başta olmak üzere, bütün annelerimizin Anneler Günü'nü tebrik ediyorum.

Bir gün değil, her gün...

yükseklere çıkıldıkça sıcaklık neden azalır

gercektosunpasa
Neden yükseklere çıktıkça sıcaklık azalır?

Yükseklere çıktıkça giderek Güneş'e yaklaştığınız için sıcaklığın artması gerektiğini düşünebilirsiniz ancak Güneş, yaklaşık 150 milyon kilometre uzaklıktadır.
Bu mesafenin sadece birkaç kilometre azalması Güneş'ten alınan enerji miktarında önemli bir değişim sayılmaz. Aksine yeryüzünden uzaklaştıkça
sıcaklığın düşmesi, hepimizin aşina olduğu bir olgudur.
Bu durumun sebebi, yükseklere çıkıldıkça düşen basınçla beraber havadaki moleküllerin ortalama hareket enerjisinin de düşmesidir.
Belirli bir yükseklikteki bir miktar havayı ele alalım. Bu bir miktar gaz, atmosfer içinde yükseldikçe üzerindeki toplam hava miktarı azaldığı için kendini giderek daha düşük basınçlı bir ortamın içinde bulur. Böylece
yükselen hava genleşir ve daha büyük bir hacmi kaplar. Ancak genleşme, enerji isteyen bir süreçtir.

Moleküller birbirlerinden uzaklaşırken hareket enerjilerinin bir kısmını kaybederler. Sıcaklık, ortalama hareket enerjisinin bir ölçüsü olduğu için bu durum yükselen havanın sıcaklığının da düşmesi anlamına gelir. Bu yüzden daha yüksek yerler daha soğuktur.

alman usulü

kultabisi
bir başlık vardı ama unuttum şimdi. görgü kurallarıyla ilgiliydi. bulmaya üşendim, buraya yazayım: hesabı, davet eden öder. davet edenin kadın mı erkek mi olduğunun bu durumda önemi yoktur.

26 ağustos 1071 malazgirt zaferi

piri fani
kürtlerin türkler ile ilk kardeşliği bu döneme ait denebilir.

bizans asker sayısı yaklaşık 75.000 civarındadır. Büyük selçuklu devleti'nin ise asker sayısı maxsimum 30.000 civarındadır. kürtler bu savaşta 10.000 asker ile büyük selçuklu devletine yardım etmiş ve savaşın kazanılmasında, anadolunun türk yurdu haline gelmesinde çok büyük katkı sağlamışlardır.

kaynak: 13. yy sıbt ibnü'l cevzi Mir'atü'z-Zaman fi tarihi'l-ayan'da selçuklular

22 aralık 1914 sarıkamış harekatı

ccc
Mehmetçikler bundan 98 yıl önce 1914'te bu topraklar için kar, kış, ayaz demeden, emre itaat edip yollara düştü...

22 Aralık 2018 Bundan Tam 103 Yıl Önce 90 Bin Vatan Evladının 90 Bin Yiğidin 90 Bin Ana Kuzusunun 90 Bin Fidanın Vatan Uğruna Hakka Yürüdüğü Tarihtir.

Öyle bir üşüdün ki ebediyen yanmazsın diyordu şair. Vatan için kefenleri kar olan kahramanlar

kaşkay türkleri

ccc
İran'ın Güneydoğu Fars Eyaleti'nde özellikle Şiraz çevresinde yaşayan ve kalabalık bir nüfusa sahip türk topluluğudur.

Kaşkay Türkleri, Azerbaycan Türklerinden sonra İran'daki en kalabalık Türk topluluğudur. Japonya'da üretilen bu arabanın montajı İranda yapıldığı için göçebe hayatı yaşayan Kaşkay türklerine ithafen arabanın ismi olarak verilmiş.

(bkz:nissan qashqai)

ankara soğuğu

cayisallama
evi havalandıralım diye camı açtım sonra geri kapattım. Sonra sahiden o soğuk oradan mı geldi deyip geri açtım ve yine geri kapattım. Şuan ciddi bir şekilde üşüyorum. Ne zamana ısınırım bakacağız. Bu üşüme hissiyatı bir kaç saniye içinde oldu.

fıfa 2018

ccc
gençlerin ve futbol meraklılarının pes'ten sonra en çok beğendiği oyun.
Gavur güzelim ülke üzerinden sürekli oyun oynuyor.
türkiye haritasının doğu bölgesini eksik göstermiş. adı üzerinde gavur.

dunning-kruger etkisi

imschrolled
kısaca cahil cesaretidir. daha az bilgi sahibi olan kişilerin, çok daha fazla bilgi sahibi olan kişilerden daha fazla şey bildiklerini sanmaları durumu. (justin kruger ve david dunning)

cehalet cesareti doğurur. bu nedenle güven seviyesi yüksek fakat bilgi azdır. tam tersi, bilgili ve nitelikli kişiler daha az girişkendir. cesaret nedeniyle daha az bilgili olsalar da, konunun uzmanı gibi davranabilirler. birçok araştırmada, iki taraflı bir etki olduğu ortaya çıkmıştır. bir konu hakkında normalden daha fazla bilgiye sahip olan kişiler (ya da uzmanlar) kendi bilgilerini küçümseme eğilimi gösterirler, iyi seviyede bilgili olsalar da emin olamazlar ve mütevazıdırlar.

(bkz:Wheeler ve limon suyu)

şehit fatih mehmethan'ın eşinden yürek yakan paylaşımlar

ccc
türkiye'nin vatanın bölünmez bütünlüğü için düzenlediği ve çok büyük kahramanlıklara sahne olan Afrin Harekatı'nın şehitlerinden biri de Piyade Üstçavuş Fatih Mehmethan'dı.

Şehidin eşi Gamze Mehmethan ise eşinin cenazesini askeri üniforma ile karşılamış ve tabutun başında 'Kalk da bana gel' diyerek adeta yürekleri dağlamıştı.

Eşiyle poz verdiği yerlerde bu kez tek başına
Eşinin şehit düştüğü dönemde henüz 4 aylık evli olan Gamze Mehmethan, aradan geçen sürenin ardından eşiyle çektirdiği düğün fotoğraflarının aynısını bu kez tek başına çektirdi.








tuvalet taşı

bobiler
bir ev içerisinde bulunan en önemli şeylerden biri.
eski tuvalet taşlarında oturulmuyordu. Çiş yapılırken üstünüze sıçrıyordu. Şimdilerde alafranga çıktı da biraz rahatladık.

Teknoloji de gün geçtikce gelişmiyor değil hani.

ülkemiz futbolunda transfer dönemi yanlışları

imschrolled
defalarca sıkıntılar çekilmesine ve maddi kayıplara rağmen vazgeçemediğimiz transfer hatalarıdır. taraftar, yönetim ya da teknik adam temelli olabilir. aslında en başında gelen, transferi kurtarıcı olarak görmek. son yıllarda az biraz düzelmiş olsa da yine bile kurtulamadığımız bir sürü yanlış var.

- 30 yaş üstü futbolculara yüklü yatırım yapmak. yıllar boyu var bu hastalık. maddi döngüye rağmen genç ve nitelikli futbolcuların çok azını lige çekebiliyoruz. gelenler de sorunlu oluyor bir şekilde.
- aşırı beklentiye girmek ve zaman tanımamak. tatminsiz bir başarı anlayışı var, bu da hem ortamı geriyor, sponsorlar/daha büyük gelirler kaçıyor hem de toleransı azaltıyor. bu da diğer yanlışların önünü açıyor.

82 yaşındaki dedeye kelepçe ve biber gazı

piri fani
İNSANLIK UTANDI!
DÖRT POLİS BİBER GAZI SIKARAK, 82 YAŞINDAKİ BİR İHTİYARI KALLEŞÇE DÖVÜYOR VE BU GÜZEL İHTİYARI ÖLDÜRÜYOR!

Yer GİRESUN;
82 yaşındaki bu Dede terörist, Fetöcü, sapık ya da hırsız değil!
Yatalak karısına ilaç yazdırmak için Sağlık ocağına gidiyor.
Doktor "Hastanın gelmesi gerek" diyor.
Dede, eşinin 'Evde bakıma muhtaç' raporunu gösteriyor.
Doktor yine ilaç yazmıyor.
Tartışıyorlar.
Doktor, polisi arıyor.
82 yaşındaki Dede'ye biber gazı sıkılıyor, yere yatırılıp ters kelepçe vuruluyor.
Coplanıp dövülüyor.
Dede ekip otosuna atılıyor, kalbi biber gazına ve dayağa dayanamıyor ve ÖLÜYOR.
Polisler mi?
Açığa alınıyorlar, ifadelerini verip serbest kalıyorlar.
Doktor mu?
Hakkında soruşturma başlatılıyor.

82 yaşında bir insan Sövse,
Bastonuyla vursa n'olur ki VİCDANSIZLAR?

Nerede HOŞGÖRÜ, SEVGİ SAYGI?
Nerede DAHA FAZLA DEMOKRASİ?
Nerede DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK?

güzelliğin on para etmez

yakbenivatankurtulsun
bir aşık veysel şatıroğlu eseri.

öncelikle başlığın doğrusu güzelliğin on par etmez olmalıydı. çünkü 8'li hece ölçüsüyle yazılmış bir eserdir. adını da ilk mısradan aldığına göre doğrusu bu şekildedir. -çoğunluk buraya yazdığı için buraya yazmayı tercih ettim, admin düzeltir umarım.-

bir çok kişi bu eserin ilk kıt'asındaki "güzelliğin on par'etmez/ bu bendeki aşk olmasa" kısmında olsada, bana göre en can alıcı kısım son kıt'adır. aşık, varlık sebebini maşuka bağlamıştır. ilk kıt'ada da buna benzer bir durum söz konusu olsa da kişinin kendi ruh halini, karşısındakinin ruh halinden daha bileceği açıktır.

güzelliğin on par'etmez
bu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa

tabirin sığmaz kaleme
derdin dermandır yareme
ismin yayılmaz aleme
aşıklarda meşk olmasa

kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa

güzel yüzün görülmezdi
bu aşk bende dirilmezdi
güle kıymet verilmezdi
aşık ve maşuk olmasa

senden aldım bu feryadı
bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı
o sana aşık olmasa.

inşaat furyası

Rıhtım
Sonu gelmiştir. Yıllık 500.000 satış var tr'de ortalama.
Mevcut stok 2.000.000.

Diyeceksiniz ki o zaman fiyatlar niye düşmüyor. Çünkü müteahhitler 1'e 4 kazanırken düşse düşse yarısına düşer fiyatlar bizde yüzde yüz kazanırız diye düşünüyorlar. Ama kriz öyle bir şey değil. Ekonomist Atilla Yeşilada'ya inşaat sektörünü sorduklarında verdiği cevap aynen şu:
'Kusura bakmayin, ben ölülerin arkasından konuşmam.'
Malesef hepimizi zor günler bekliyor. Çünkü sıkıntı sadece inşaat sektöründe değil.

Muhtemelen yerel seçimlerden sonra ya IMF ya AB ile kuvvetli müzakere dönemi başlar. Benden demesi. Eylül sonrası recete geliyor.

cengiz topel

 kutadgu bilig
(1934 -1964 ) izmitli, Türk pilot yüzbaşı. 1964'te Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta gerçekleştirdiği uyarı uçuşunda, uçağı Rum uçaksavarlar tarafından vurulunca paraşütle atladı ve esir düştü. Rumlar tarafından hastanede öldüğü belirtilen Topel'in naaşı iade edildi. Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki ilk pilot kaybıdır.

Eskişehir'in merkezinde ve Bursa’nın Gürsu ilçesinde heykeli bulunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise anıtı dikilmiş, bir köye ve bir hastaneye ismi verilmiştir.

kırmızı tişört

02meka02
İtalya'da faaliyet gösteren iki sivil toplum kuruluşu Libera ile Gruppo Abele, umuda yolculukta özellikle çocukların hayatını kaybetmesine tepki olarak, cansız bedeni Bodrum sahilinde bulunan üç yaşındaki Aylan Kürdi'nin giysisinden esinlenip, Cumartesi günü "İnsanlık için kırmızı bir tişört giy" çağrısında bulunmuş.

kana doymayan bir millet, emdiği kanı sanki başkaları yapmış gibi lanse edip kendini şirin göstermek. bu kadar soyu bozuk insanlar.

http://www.haberturk.com/italya-dan-aylan-icin-anlamli-hareket-2044324

memur sözlük bayram yeri

gruda
Bir bayram hikâyesi var burada ;
Buyrunuz 😁

1965 senesiydi. İşe gireli henüz iki hafta olmuştu. Bir genel müdürlükte, özel kalem müdürünün yardımcısıydım. Bayrama on gün kala, müdürüm hastalandı ve rapor aldı. Ertesi gün, genel müdür, beni odasına çağırdı:

-Buyrun efendim.

-Tebrik kartları hazır mı evladım?

-Hangi tebrik kartları efendim?

-Eyvahlar olsun, Şükrü sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartı göndermeli. Şimdiye çoktan postaya vermiş olmamız gerekirdi.

-Hiç haberim olmadı efendim

-Hemen, hemen hemen ! Yarına istiyorum üç bin adet kartı sabaha kadar yaz ve postaya ver.

-Emredersiniz efendim! dedim ve odadan çıktım. Ancak üç bin adet bayram tebrik kartını tek tek nasıl yazacağım?

Genel müdür, kartların çini mürekkeple ve güzel bir yazıyla yazılmasını isterdi. Üç bin adet kartın iki bin tanesi makamca kendinden aşağıda olanlara şu şekilde yazacaktım:

?Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.?

Kalan bin tanesi de, daha üst makamdakilere:

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.? şeklinde yazılacaktı

Hiç vakit geçirmeden masamın başına geçip kolları sıvadım. Önümde davetiyelerden oluşan irili ufaklı pek çok dağ duruyordu. Ben mesaim bitiyor, az sonra çıkar evime giderim derken, sabaha kadar burada kalıp üçbin kartı yazmak zorunda kaldım. Sızlanmanın faydası yok, işe başlayım:

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

5,10,20,50,100, 750,875. Yazıyorum yazıyorum bitmiyor! Vakit gece yarısını geçti gitti bana öyle bir sıkıntı bastı ki, tarif edemem.

Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. bitmiyor.

En nihayetinde alt makam kartları bitti. Ama ben de bittim. Şafak sökmek üzereydi. İşi biten kartları masamın üzerinden alıp başka bir yere koydum.

Ama önümde hâlâ bin adetlik bir kart yığını durmaktaydı.

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim? e başladım..

Durmadan yazıyordum. Göz kapaklarım öyle ağırlaşmıştı ki, gözlerimi açık tutmam her bir karttan sonra daha da zor bir hale gelmişti. Resmen işkence çekiyordum.

125,279,400, 689. yazdım yazdım yazdım. Bir vakit sonra, artık ben kaleme değil o bana hakim olmaya başladı. Ama hâlâ yazıyordum:

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.?

?Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.?

?Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken??

?Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim??

?Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrIca sıhhatle ederim??

?Önce bayramınızı eder, sonra eşinizle Niyazi?ye başarılı günler dilerim??

?Sizin de eşinizin de Niyazi?nin de bayramını saygıyla eder, sıhhat dilerim..?

?Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi?ye başarılar diler aynı zamanda ederim??

?Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi?nin gözlerinden öperim??

?Sizin de, eşinizin de, Niyazi?nin de, bayramını da, tatilini de, gelmişini de, geçmişini de.. saygıyla ederim??

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı:

-Aferin, dedi. Bitirmen iyi olmuş. Hemen postalayın!

Hemen postaladık.

Üç gün sonra da önce bizim genel müdürü, ardından bendenizi postaladılar?

Aziz Nesin