confessions

angarali

Yazar  · 4 Nisan 2015 Cumartesi

  1. toplam giri 361
  2. takipçi 18
  3. puan 4469

memur sözlük

abuzeroklava
ilk açıldığında gel yazar ol dedimedi cayisallama bana. bana destek olmaya mecbursun dedi. İlk söylediklerinden biriyim. İlk yazarlarından biriyim. İlk zamanlar o kadar salakça şeyler paylaşmışım ki şimdi komik geliyor. Bu o zamanki bilgi düzeyimi, yaşamımı yansıtmıyor elbette sadece sözlüğü başkasının çocuğu gibi görmemle alakalıymış. Okumaya üşenen ben yazmaya üşenmez oldum. Bu durumdan çok mutluyum.

bu gün dönüp geriye baktığımda iki yılı devirmişiz. 3 bine yakın etry girmişim. emek vermişim. bana para verselerdi yapamazdım herhalde böyle bir şeyi. Belki benim para vermem gerekiyor bu düşüncelerimi hala burada tuttukları için.

bu yazdığım 3 bin entry içinde insanlar elbet bir şeylerden faydalanmıştır. Elbet sinirlenmiştir. Var olmak gerçekten güzel bir duygu. Bir ara bütün entrylerimi silip gitmeyi düşündüm. Burada en az benim kadar emek veren ve sonra herşeyi silip giden bir yazardan sonra. sonra vaz geçtim.

şu sözlükte çok kıymetli insanlar tanıdım. Kimseyle mesajlaşmam doğru dürüst. Çok nadiren mesajlaştığım oluyor. Ama okuyorum. Herkesin kafamda bir profili var profil fotoğrafından ziyade.

bir sene ya sürer ya sürmez düşüncesi taşıyorudum. Kimse gelmez kapatır gideriz diye düşünüyordum. Kürt inadını hesaba katmamışız demek ki!

ben emek verdiysem cayisallama yattı içeride. Azminden, bize saygısından, sevgisinden dolayı gerçekten müteşekkirim.

Not: Teşekkür etmem gerektiğini düşündüm sadece.

memur sözlük yazarlarının öngörüleri

khantura
şöyle bir yazı derledim. reklam yapıyor dememeniz için yazıyı buraya da yapıştırıyorum. düşüncelerinizi iletebilirsiniz.
http://khantura.blogspot.com.tr/2017/07/gecmisten-gelecege-tahminler.html
Merhaba bugün 17 Temmuz 2017. Size gelecekten bahsetmek ümidimdi fakat biraz geçmişten bahsedip, gelecek için yapacağım tahminlere bir nevi referans vereceğim. Geçmişte gerçekleşen olaylar olduğu için tabii ki bunları önceden tahmin ettiğime dair hiçbir kanıt olmayacak elimde ama olaylara binaen aklımda kalanları mümkün olduğunca sizlere aktarmaya çalışacağım.
Bu yaşadıklarım benim doğal gelişimimin bir sonucu. Halen öğretilebilir olması ve insanların anlayıp değer vermesi konusunda çalışmaktayım. Hadi başlayalım.
Yıl 2004. Başarılı bir öğrenci olarak İlköğretimin 7. Sınıfına devam etmekteyim. Zaten daha sonra not ortalaması olarak ortalarda gözükmesem de o seneki OKS sınavında okul birincisi olarak kendimi göstermiş olacağım fakat konumuz bu değil.
Okulun fen ve teknoloji kolundayım. O zamanlar şehrimizde birçok insan sobayla ısınıyor. Kalorifer sistemleri ise kömür kazanlı. Şehre henüz doğalgaz gelmemiş.
O yıllarda biogaz adlı yakıtın olduğu ve yanabilirliği konuşuluyor sadece. Kimsenin aklına tesisleştirmek, bu neredeyse bedava enerjiden fayda sağlamak gelmiyor. Ben de bilime aşık bir çocuk olarak, hocalarıma bununla ilgili bir proje yapabileceğimi söylüyorum. Yapacağım basit bir prototipin dahi kıymet bilen ellerin teşvikleri ile devasa tesislere dönüşebileceğini hayal ediyorum.
Elimden geldiğince sadece yanabilirliği ve depolama kolaylığını göstermek için yoğurt kovası, akvaryum hortumu ve o hortumlara ait vanalarla hazırladığım düzeneğe, tükenmez kalem ucundan bir nevi pürmüz yapıyorum. Ne problemi çıkıyor dersiniz? Tezek yok 
Şehirde yaşıyorum ve çocuk aklımla tanıdığım kimseden bana tezek temin etmesini isteyemiyorum. Fen bilimleri hocalarımız sadece dinlemekle kalıyor, neden bizim faaliyetlerimize katıldığını bile anlamadığım Fransızca hocam: “Yalçın gerçekten bok gibi bir deney bulmuşsun.” diyerek kelime oyunu yaptığını düşünüp gülerek benimle dalga geçiyor. Şu an biogazdan verim elde edenler ortada, hala büyük çapta faydalanılabilecek bir tesis yok. 2004 – 2017. 13 sene geçmiş ve durum bu şekilde.
Şimdi başka bir konuya değinmek istiyorum. Biogaz konusundan bahsedip buraya atlamak belki de her konuda fikri olup, hiçbir şey yapmayan kişi izlenimi uyandıracak ama amacım sadece yaptığım öngörülere ve dünyada gelinen noktalara ışık tutmak. Devam ediyorum.
Yıl 2008. O sıralar güçlü bir ülke miyiz, değil miyiz bunun hararetli tartışmaları dönüyor. Televizyonlarda ekonomi programları çok sık takip edilir halde. Ortada bir sorun yok. Dolar 1.20 TL düzeylerinde. Fakat gündemi takip edip, ekonomi haberlerini dinlerken bir şeyler seziyorum. Ne kadar saçma gelse de (bahsi geçen durumu anlattığım yeri de tarif edeceğim) okul dönüşü içinde olduğumuz minibüs şehrin otogarına yaklaştığı sıralarda şu şekilde bir ifade kullanıyorum: “Keşke elimde bir miktar para olsa. Ne kadar olduğunun önemi yok. Çok yakın zamanda dolar 1.20 seviyelerinden belki 30 belki 40 kuruş belki de daha fazla yükselecek. Düşünsenize elinde para olan zenginlerin bu şekilde bir artışa yatırım yaptıklarını. Servetlerine servet katarlar.”
Piyasadaki dengesiz ve tedirgin duruş patlak veriyor. Dolar 10 gün içerisinde 1.70 seviyelerine tırmanıyor. Ülkedeki bazı yatırımcılar bunu sezip çoktan yatırım yapmış ve kar elde etmiş oluyorlar. Nasıl tahmin ettiğimi sorsanız şimdi dahi anlatamam. Ama hala her konuda hislerime güvenirim.
Evde açık olan televizyondan, yolda yürürken insanların konuştukları konulara kadar birçok konuyu dinler, özümser ve sonuç elde etmeye çalışırım. Bugünlük bu alışkanlıklarım ve hislerim sonucu vardığım bu iki sonucu anlatmak istedim. Zamanla diğer öngörülerimi de anlatacağım.
Khantura

kafayı yarmak

cayisallama
t: kafanın kırılması ve kan gelmesidir.

bu gün bi arkadaşımın kardeşi bisiklet ile duran tıra girmiş ve kafayı yarmış. allahtan bir şeyi yokmuş.

gün içerisinde aklıma sürekli şu gelip durdu.

dünyayı kurtaran ot

imschrolled
kendi halinde, öylesine duran ve 2 cm bile olmayan ottur. Hatta görmeyiz onu, bilmeyiz onu... yok gibidir. ama öyle bir var ki...

bugün balkonda bir eşek arasına denk geldim. bir şekilde uçamıyordu, kanatları sağlam görünse de, yorgun gibiydi. ayak altında ezilmesin diye aldım incir ağacının toprağına bıraktım. bir bir yürümeye başladı. sonra bir duraksadı ve küçücük bir ota o ince ayakları ile tırmanmaya başladı sallanarak. o zamana kadar orada bir ot olduğunu bile bilmiyordum. sonra hiçbir şekilde uçamayacağını düşündüğüm arı, yaylandı ve uçtu. özgürlüğünün yörüngesinde gözden kayboldu... Arıların doğanın dengesi için ne kadar önemli olduğunu az çok bilirsiniz ve buna o küçücük ot vesile oldu, sandalyeden oturup baktığımda görünmeyen, basıp geçtiğimiz... sadece öylece durarak dünyaya eşsiz bir katkıda bulundu...

5

silah sahibi olmak

abuzeroklava
kredi kartı gibidir. Lazım olunca kullanayım, savunma için kullanayım diye alırsınız ama bi bakmışsınız patlamış gitmiş. Siz siz olun uzak durun.

Belki de şehirlerin kırsallara göre tek güzel yanı. Kırsalda silah taşımak zorundasınız hele köyde yaşıyorsanız ama şehirde buna pek ihtiyacınız kalmaz. İnşallah kalmaz.

kendinden 10 yaş küçük biriyle evlenmek

elfirâşetüzzerka
Erkekler için normal karşılanırken, aynı şeyi kadın yapsa anormal görülür. Şarkıcı türkücü kitlesinden bahsetmiyorum, normal vatandaş kastettiğim. Adam 70 yaşına da gelse 15 yaşında genç kızla evlenmesini normal karşılarken kendinden 5-10 yaş büyük bir kadınla evlenilmesini anormal karşılayan insanlarla yaşıyoruz biz. Burası Türkiye!
Hz. Hatice annemiz de peygamberimizden 15 yaş büyüktü, 25 yaşında bir delikanlı iken 40 yaşında bir kadın ile evlendi. Kimse de yaş farkını sorun etmedi. Biraz da kültürle alakalı bir durum bu. Ataerkil toplumumuzda Kadının küçük olmasını daha makbul görüyorlar, söz geçirebilmek için.
Bana kalırsa herkes yaşıtıyla evlensin. Erkek ile kadının aynı yaşta olmasında hikmet var ki, cennette de hepimiz aynı yaşta olacağız(bu benim şahsi fikrim :)😊)

kendinden 10 yaş küçük biriyle evlenmek

cayisallama
bu kişi babamdır.

caaanım babam zamanın şartlarından, sıkıntılardan, yokluktan sonra bi türlü evlenememiş.
Bu gün bile kendi yaşıtlarımızın hepsinin evlendiğini düşünürsek bundan 30 sene öncesi belli bir yaşa geldiğinde evlenicek kız yaşı direk on yaş aşağıya düşüyor.
Yaş değil de huzur önemli. Huzurları daim olsun.

olan biten

memursozluk
mesajlar kısmı yeniden yine yenilendi.
bu kısımda sorunlar yaşıyorduk.
-En barizi gönderdiğiniz mesajları silinememekteydi. Artık mesajlarınızı silebilirsiniz.
-Gönderdiğiniz mesajın karşı taraf tarafından okunup okunmadığına da bu alandan ulaşabilirsiniz.
Örneğin mesaj yolladınız, o mesajınız gri fontta ise okunmamış olarak gözükecek okunduğunda ise normal beyaz fonta dönecek.

not:daha önceki mesajlar duruyor bir yere gitmedi ancak siz mesajlar kısmından göremiyorsunuz. Çok ihtiyacınız olan bir şey olursa bizden talep edebilirsiniz.

olan biten

memursozluk
yeni eklenen yorum kısmı bildirimler kısmına bağlandı. Biri sizin entry nize yorum yaptığında bildirim olarak alacaksınız.
Lütfen sizde entry cevap olarak yazmayın. Ekleyeceğiniz emojileri yorum kısmında ekleyin.
Bunu isteme sebebimiz;
dışarıdan hiç bilmeyen biri geldiğinde çirkin bir görüntünün önüne geçmek.

çocuklara vakit ayırmak

cayisallama
biz çocuklarımıza nasıl davranırsak, neyi öğretirsek, neyi aşilarsık onlar da büyüdüklerin de bize öyle davranacaklardır. Yaşlandığımızda ve yardıma,ilgiye ihtiyacımız olduğunda biz onlara çocukken nasıl davrandıysak onlar da bize öyle davranacaklardır.

suudi iş adamının ivanka trump'ı istemesi

axit
Trump'un kızının cilveli bir gülüşüne kapılıp, kurmuş olduğu vakfa yüz milyon dolar bağış sözü veren Suudi kral ve avaneleri, açlıktan ölen Müslümanlar için oturmaktan yosun bağlamış mübarek! kıçlarınızı ne zaman hareket ettirmeyi düşünüyorsunuz? Suriye sokaklarında bayat ekmeği "yarın da yerim" düşüncesi ile taşın altına saklayan çocuklara verebilecek hesabınız var mı? Allaha inanan coğrafyalar kan gölüne döndürülmüş halde iken, Allahın size verdiği nimetlerden, imkanlardan yine Allaha düşman olanları faydalandırıyorsunuz ya, işte bu gayretullaha dokunur..Alttan soğutmalı kumsallarda gezip, bilmem kaçıncı kadını eş olarak almanın peşine düşeceğinize, Alem-i İslama bir yararınız olur mu bunu dert edinseniz birazda..Allahım Türkiyemize zeval vermesin..