confessions

aberi

Gammaz  · 28 Nisan 2015 Salı

  1. toplam giri 1046
  2. takipçi 22
  3. puan 12016
  4. toplam gelir 7,87 ₺

celal bayar

piri fani
vizyonsuz misyonsuz devlet adamı.

Necmeddin Erbakan, 57yıl önce İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi iken uçak motorunun prototipini yaparak, seri halde üretilmesi için;
Celal Bayar'dan bir yazı ile izin ve imkan istiyor.

Bayar'ın cevabı ise şöyle oluyor ;

“ABD'den uçak alıyoruz, gerek yoktur.”

kapadokya

piri fani

Pers dilinde 'Güzel Atlar Ülkesi' anlamına gelen Kapadokya, hem doğası hem de kayalara oyulan evleri ve kiliseleri ile tarihle bütünleşen bir bölge. Öyle ki tarihte Persler'den Romalılar'a kadar birçok medeniyete de ev sahipliği yaptı. Peri bacalarındaki insan yerleşimlerinin yazılı tarihi ise Hititler'e kadar uzanıyor. Binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüzde dahi gördüğümüz Kapadokya, İpek Yolu'nun önemli kavşaklarından da biriydi. Bu nedenle hem ticari hem sosyal hem de kültürel açıdan köprüler kuran bir merkez olageldi hep. Kapadokya 1985'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde de yerini aldı.

tadami hattı

piri fani
Japonya'da 84 mil boyunca uzanan bir tren rotasıdır...

1. fotoğraf japonya- tadami tren hattı. teruo araya tarafından çekilmiş bir fotoğraf.
2. fotoğraf'ı tam bilmiyorum ama muhtemelen aynı hat.





cami inşa etmek

piri fani
(cezayir'de bölge koruyucusunun yaptığı namazgâh.)
aslında fotoğraf yalnızca burada bitmiyor. "huşu ile namaz kılmak" tabiri tam olarak budur.
mesela ayakkabılara dikkat ediniz, dışarıda kalıyor, bu saygıdır.
namaz kılmak için şatafatlı camilere ihtiyacı yoktur İslam âleminin.

işgal etmek vs fethetmek

axit
NApolyon'un moskovayı işgal etmesinin ardından ruslar, şehirdeki tüm erzakları alıp Moskovayı yaktı. ortaya çıkan kaos ve erzak yetersizliği nedeniyle napolyon ordusunu çekmek zorunda kaldı.

Demek ki işgal değil fetih yapmak lazım. düşman değil dost kazanmak lazım.

memur sözlük yazarlarının hayata geçirmek istediği projeler

cayisallama
BEnim böyle bir projem var ancak nasıl hayata geçer bilemiyorum. kolay bir iş değil. En azından ibb meclisine sokup oradan onay almam gerektiğini biliyorum nihayi olarak. Nihayi diyorum öncesi ve yapılması konusu aşk ve beceri gerektiriyor.

Yapılmasını istediğim şey 1950 lerden sonra yanlış bilmiyorsam 1970lerden itibaren ise sonuncusu kaldırılan deniz hamamlarının tekrardan ülkemize kazandırılması.

Nedir bu deniz hamamları?

şöyle bir eski görseli var buyurun;



kısaca bilgi vermem gerekirse, yukarıdaki resim üzerinden gidelim üsküdar salacak sanırım o bölge, denizin içerisine kadar giden bir iskele. Göz hizasından kaybolduktan sonra ise iki olimpik yüzme havuzu büyüklüğünde alt tarafında tahta kazılar ile tutturulmuş etrafı kimisinde tahta çakılı kimisinde bez, file vb. şeyler ile örtülmüş kadınlara veya erkeklere mahsus deniz dalgasını kesici ve mahremiyet gözetici, boğulmayı önleyici bir hamam.

şöyle detaylı bilgi alınacak yerler var;
bir haber;
https://www.dunyabizim.com/gezi-mekan/istanbulda-eskiden-deniz-hamamlari-varmis-h17513.html

süleyman beyoğluna ait bir makale;
http://cdn.istanbul.edu.tr/statics/ataturkilkeleri.istanbul.edu.tr/wp-content/uploads/2013/03/ydta-05-beyoglu.pdf

okunabilecek başka bir kaynak;
https://core.ac.uk/download/pdf/38304531.pdf

yedi kıta dergisinin 96 sayısından ilker süleyman doğan'a ait bir yazı.

https://www.academia.edu/31041699/Bir_Edep_Medeniyetinin_Denizdeki_Aksi_Deniz_Hamamlar%C4%B1

burçak evren'e ait bir kitap;


Bu deniz hamamı olayının dünya üzerinde örneği de var ki ben görünce hayran kalmıştım;

(bkz:deniz hamamları)

isveçte white mimarlık ofisi bunu limana yapmış çok güzel olmuş be!





Az detaylandırmak gerekirse;
denizin ortasında tam olarak şöyle bir şey yapılsın istiyorum.





resmin daha büyük halleri;
http://i.hizliresim.com/dBgPy7.png

http://i.hizliresim.com/AzrLRz.png

amaç nedir?
1-İstanbulda yada diğer sahil kasabalarında, ilçelerinde yaşayan ancak denizin pisliğinden, beyaz tenli olup alerjisi olanından, muhafazakar olup tesettürlü mayo gibi şeylere katlanmayanından, denizden korkup denize girmeyenden, gittikleri bölgede ciddi ölçüde çevre kirliliğine sebep olan insanından , denize girmek için florya, kilyos, karaburun, kumburgaz gibi çoğu yere uzak yerlere gitmek istemeyen insanlara kadar herkesi deniz ile buluşturabilmek. Bütün bunların dışında bir tarihi kültürü canlandırabilmek.

2- kanal istanbul olsun veya olmasın, olursa tadından yenmez boğaz bir göl haline gelecek ki deniz hamamları içinde inci gibi kalacak. Görsellik ve turizm açısından muazzam etki yaratacağını düşlüyorum.

3-Yapılırsa çok büyük maliyetlere gerek kalmadan yapılacak ve geri dönüşü belediye bütçesine ciddi bir girdi sağlayacaktır.

4- Plajların ve ormanların kirliği azaltılır.

vs...

Nasıl yapılacak nerelere yapılacak?

Bu konuda mimarlar çok daha iyi hayal edip çok daha iyi sonuçlar ortaya çıkaracaklardır. Teknik bilgim çok yok ancak isveçte yapılan hamamlar gibi yapılabilir.

deniz altında max 2 mt derinliğinde ızgara ve etrafı tahta yada daha uygun bir malzeme ile kapatılabilir. Boğulma ve yaralanmaları engelleyici önlemler elzem. Ayrı duş, soyunma kabini, eşya kabini gibi detaylar işin teferruatı.

nerelere yapılacak konusu yine güzel bir fizibilite raporu istiyor. Eskiden tarabya,salacak, beşiktaş, bakırköy vb yerlerde mevcuttu. Bir örnek ve tepkiden sonra çalışmalar genişletilebilir.

Maddi kazanç ne olacak?

istanbul için düşünürsek; örneğin kdv dahil 5 tl olarak belirlenebilir kişi başı. Bir kişi deniz hamamında maximum 3 saat kalabilsin. Böyle bir durumda iki olimpik havuz büyüklüğünde bir deniz hamamında günlük 5000 kişinin yararlandığını düşünelim farazi olarak.

sezonun mayıs 15 te başlayıp eylül 15 te bittiğini varsayarsak, aradaki gün sayısı 120 gün.
5*5000=25.000 TL günlük hasılat. 120 günde bir deniz hamamında yarım milyona yakın gelir elde edilir minimum düzeyde.

hamamdan yararlanacak insanların kazançları ise gün içinde denize girip duş alıp çıkmak. Hayali bile güzel.

Manevi kazanç, siyasi kazanç?

Öncelikle siyasi olarak direk kişiyi ilgilendirdiğinden oy tercihine direkt etki eder. Genç kesim için oldukça keyifli bir etkinlik olur. Öğle araları değerlendirilebilir.
1

şehit fatih mehmethan'ın eşinden yürek yakan paylaşımlar

elfirâşetüzzerka
Pazar günü Annesiyle babasına hac dönüşü ziyaretlerine gittik. Annesi dedi ki, kabeyi görünce edilen dualar kabul oluyormuş. Bende ellerimi açıp dedim ki allah'ım, benim bundan önce ettiğim duaları ve bundan sonra edeceğim duaları kabul eyle. Dedim o zaman senden dua bekliyoruz nihal teyze. Dedi kabede duamı bitirir bitiremez gözümün önünden fatih'im geçer gibi oldu. Biz Onun sayesinde hacca gittik. Annesiyle babasını hacca gönderdi. Kaç senedir gitmek istiyorduk oğlum vesile oldu. Eşi de annesi babası kardeşleri de böyle nasıl desem, o kadar sakin iyi niyetli yumuşak naif insanlar ki. Gamze, fatih'in mevlidinde sarılırken bi sıkmıştı ki, kemiklerim ağrımıştı. o gözlerine bakarken içim acıyordu. Nerede düğünde gördüğümüz gamze nerede bu. Diyo ki, bi insanın hiç mi kötü huyu olmaz. Kötü yanı olsa onu düşünüp kendimi avuturdum. Dedim kötü huyu olsa Allah onu kurban seçer miydi? Allah hepimizi şefaatine nail etsin.

şehit fatih mehmethan'ın eşinden yürek yakan paylaşımlar

ccc
türkiye'nin vatanın bölünmez bütünlüğü için düzenlediği ve çok büyük kahramanlıklara sahne olan Afrin Harekatı'nın şehitlerinden biri de Piyade Üstçavuş Fatih Mehmethan'dı.

Şehidin eşi Gamze Mehmethan ise eşinin cenazesini askeri üniforma ile karşılamış ve tabutun başında 'Kalk da bana gel' diyerek adeta yürekleri dağlamıştı.

Eşiyle poz verdiği yerlerde bu kez tek başına
Eşinin şehit düştüğü dönemde henüz 4 aylık evli olan Gamze Mehmethan, aradan geçen sürenin ardından eşiyle çektirdiği düğün fotoğraflarının aynısını bu kez tek başına çektirdi.








kaz tüyü yastık

elfirâşetüzzerka
kazları canlı canlı yolmuyorlar. kesim zamanı gelince hayvanların etinden yararlandıkları gibi tüylerinden de yararlanıyorlar. bizim oralarda öyle yapılıyor yani. ama internette kazları diri diri yolduklarını görünce içim acıdı ya, canlı canlı yolduklarına ilk defa şahit oldum.

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/233150/kaz-tuyu-yastik-almayin

--- (gbkz: spoiler) ---

annem, kendi çeyizinden kalan kaz tüyü yastıklarını bozup bana 4 tane yapmış. halbuki ben yün yastıkta daha rahat uyurum
çeyizde mutlaka olmalıymış, zenginlik alametlerinden sayılırmış. nasıl sayılmasın, bi kaz 150 lira, düşünsene, bir yastığa kaç kaz yoluyorlar (u:☺)

--- (gbkz: spoiler) ---

nikah masasında yapılan laubalilik

ingiliz anahtari
İnsanların mutlu gününde gayet doğal durumlar heyecanlanmasi. Hayırlısıyla evet diyecekken heyecandan hayırlisiyla kelimesini soyleyemedigi için nikah gününü cenaze ciddiyetine bindirip kiymayan memur suçlu. Akıl var nizam var aileler gelin damat durumu izah etmesine rağmen neyin ciddiyeti tribinde memur. Yorumlara bakınca memur kafası anlayışsız hoşgörüsüz robotlasmis toplum yapısı olduğunu görüyoruz.

kobra etkisi

casper
ingilizlerin hindistan işgali sırasında yaşadığı büyük zorluklardan biri ,bölgede oldukça yaygın olan zehirli kobra yılanlarıydı. bölgeye alışık olmayan ingiliz askerleri sıkça yılanlar tarafından sokuluyor, zayiat veriliyordu.

çözüm olarak ingilizler, hint halkını kullanmayı amaçlayarak bir kampanya başlattılar, "zehirli kobra ölüsü" getirenlere 1 sterlin ödül verilecekti.

amaç soyu kurutmaktı. kampanya başlarda çok iyi gitmiş sokulmalar oldukça azalmıştı.

ama tek akıllı ingilizler değildi. durumu fırsata çeviren hintliler ,bahçelerinde zehirli kobralar beslemeye başladılar. kolay para kazanımı kısa süre içinde bu beslemeyi üretime çevirdi ve binlerce sterlin para dağıtılmasına sebep oldu.

kurnazlığın farkına varan ingilizler,kampanyayı durdurma kararı aldı.

kampanyanın durduğunu öğrenen işgal altındaki hintliler para kaynakları kesilince bütün zehirli kobraları doğaya salmaya başladılar. durum ilk baştakinden çok daha vahim boyuta ulaştı. ve zehirli kobra populasyonunun patlama yapmasına sebep oldu.

kötü giden bir şeyin düzelmesi için yapılan mücadele sebebiyle durumun daha da kötüleşmesine kobra etkisi denmiştir.

diriliş ertuğrul

Rıhtım
Televizyonda şimdiye dek sadece belgesel ve haber izleyen babam hasbelkader bu diziye başlamış. Genelde gece uykusuna da koltuğunda uzunarak tv karşısında uyuyarak başlar. Diriliş Ertuğrul olduğu günler koltuğunda değil de yerde oturarak izlediğini görünce sordum. Neden koltuğa oturmuyorsun diye.
' Uyumamam, bölümün bitmesini görmem lazim' dedi. Bu diriliş ertuğrul dizisi 40 yıllık alışkanlığı değiştirdi.

hanım

axit
Söylenir ki, bir gün Cengiz Han, tüm hanlarını toplamış, sağ yanına da eşini oturtmuş;
Cengiz Han hanlarına:
“Ben Hanlar Han'ı Cengiz Han, hepinizin hanıyım”, eşini göstererek:
“Bu da benim HAN IM” demiş.
İşte erkeklerin “eşim” anlamına söyledikleri “hanım” kelimesi oradan geliyormuş… Ne kadar insanca değil mi? Kadının adı da var, yeri de, saygınlığı da.

uber

issizmemur
şu sıralar özellikle istanbul'lu taksicilerin uğraştığı uygulama. Hizmet kaliteleri düşük olan taksicilere böyle bir alternatif olması oldukça önemli.

zenci musa

axit
cumhurbaşkanı gönül coğrafyamızın bir parçası sudan da.
sudan dendimi zenci musa'yı anmamak onu anmışkende kuşcubaşı eşrefi yad etmemek olmaz.
Eşref Bey'in emir eri Zenci Musa
İsa Peygambere omuzlarını ödünç verir
Ve Peygamber bu sayede göğe tırmanabilir
m.a. ersoy

türkiye kart

Rıhtım
Otobüsünden, metrosuna il değiştirdiğinizde ayrı bir kart almamız gerekmeyecek şekilde milli parklarda, müzelerde, uçaklarda her yerde geçecek olan kart projesi.
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2018'de yeni bir kart uygulamasına geçmeyi planladıklarını söyledi. Projenin isminin “Türkiye Kart” olacağını belirten Arslan, Hürriyet'e şu açıklamayı yaptı:

“PTT'nin 4 bin 600 noktası üzerinden bu kart alınabilecek. Kredi kartıyla yapabildiğiniz her şeyi yapabileceksiniz. Bununla sınırlı değil, İstanbul başta olmak üzere tüm belediyelerle anlaşmalar yapıyoruz. Otobüsünden, metrosuna her yerde geçecek. İl değiştirdiğinizde ayrı bir kart almanız gerekmeyecek. Milli parklarda, müzelerde, uçaklarda her yerde geçecek. Amacımız tek bir kartla her türlü finansal işlemi yapmak. Dünyada örnekleri çok az. Birçok ülkeye bunu ihraç da edebiliriz.”
http://www.ocakmedya.com/genel/2017/12/13/turkiye-kart-geliyor-yerde-gececek/
(Sözlükte başka başlıkta proje aşamasında iken benzer bir entry girilmişti bulursak başlığı birleştirelim.)

para

Rıhtım
2600 yıl önce İlk olarak Lidyalılar tarafından kullanıldı.
O zamanalar İnsanlar sevdiklerine hediye verirken, sevmedikleriyle işlerini parayla çözerlermiş.
Artık nakit kullanımı azalırken, Japonya ve Güney Kore dijital para kullanıma geçmeye hazırlanıyor.
Kuzey Avrupa ülkelerinde ise nakit kullanımı gittikçe azalıyor.
Bitcoin ve kardeşleri çok eleştiri alırken, bunların denetimli halleri bir kaç yıl sonra Merkez Bankaları kontrolünde hızlıca yayılacak gibi. Zaten mevcutta dünyada olduğu gibi, Türkiye'de bankacılık sekötürünün güçlü teknolojik altyapısının da etkisiyle cep telefonları yeni cüzdanlarımız gibi oldu.
Sanal kullanım artmış olsa da en azından 'cebinde akrep var' sözü değişmeyecek. Cepten kasıt telefon olacak.http://www.businessht.com.tr/ekonomi/video/para-neydi-ne-ne-olacak/337662

belediye başkanı

abuzeroklava
Şehir planı yaptırmışız, ne çıkar? Belediye reisinin şahsiyet planını yaptıralım. Belediye reisi tipini tanımadıkça onu bütün şartları ile belirtmedikçe, temel davalarımızdan biri olan umran işini kökünden yakalayamayız.
Sadece kıymetli bir idare adamının vasıflarına malik bir belediye reisinin, bir şehri güzelleştirebileceğini umar mısınız?
Belediye reisinde vücudu gereken ana vasıf, sanat ve estetik terbiyesidir. İçinde bedii hükmü taşımayan belediye reisinden iş beklemek, çerçeveciye resim ısmarlamaktan farksız... Belediye reisinde iktisadî, içtimaî, idarî kıymetler, bir resim işinde muşamba, boya, fırça ve çerçeve gibi malzeme haddini aşmayan şeyler... Bütün bu malzeme, bedii idrak zemininde toplanmalı...
Bizde belediye reisi seçmekte miyar, bedii idrak kıymetinden başka herşey olmuştur. Onun içindir ki şehircilik davalarımızda bütçe, gelir, mizan, talimatname, kayıt kuyut gibi endişeler daima birinci plana geçirilmiş ve hepsi birden yerine getirildiği halde eser öksüz kalmıştır.
Bana "gözü olmayan şoför mü, bedii idrakı bulunmayan belediye reisi mi zararlı?" diye sorsalar, ikincisini gösteririm.
Necip Fazıl Kısakürek
28 Nisan 1939
Çerçeve Yazıları

6 aralık 2017 abd'nin kudüs'ü başkent ilan etmesi

abuzeroklava
Ne desek boş... ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilanı, utanma duygusu olan bütün Müslümanlara yeter de artar... Bunun arkası gelecektir. Nil'den Fırat'a büyük İsrail için milyonlarca Müslümanı öldürmek istiyorlar. Bunu iç savaşlarla yaptılar, yapacaklar. Türkiye'nin de plan dahilinde olduğu 15 Temmuz gecesi ayan beyan ortaya çıkmıştı... Yeryüzünde, meğer ki ağaç kökleri yiyerek yaşasın, tek bir Müslümana tahammülleri yok.

3 aralık engellier günü

Rıhtım
TÜİK verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 5 milyon engelli var.
Türkiye'de engelli olmak zor. Engelli bireylerle ilgili 'veriye' ulaşmak da zor. Kaynaklar eski, en günceli 2011 yılına ait. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 6,6'sını engelliler oluşturuyor. Aileleri de aynı zorlukları yaşadığına göre Türkiye'nin en az %20'si engellilere yönelik uygulamalara muhatap. Erişilebilirlik, eğitim, çalışma hayatı ve sağlık... İşte Türkiye'de engellilerin en çok zorlandıkları, sıkıntıya düştükleri alanlar. Yani hayatın kendisi....http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sayilarla-turkiyede-engellilik

şalom

abuzeroklava
Türkiye Yahudi cemaatinin gazetesi Şalom, tam da Kudüs'ün İsrail'e başkent yapılması gündemde iken, İsrail'i ilk tanıyan Müslüman memleketinin "milli şefi" İsmet İnönü'nün kızı Özden Hanım ile röportaj yapmış... Bazı mesajların nasıl verileceğini iyi bildikleri kesin.. Lozan'a övgüler, araya sıkıştırılan aile hatıraları vs... Tabii Lozan'ın mimarlarından biri de Hahambaşı Haim Nahum Efendiydi... Yahudi Cemaati açısından da böyle bir hatırası var Lozan'ın. Elbette bundan bahis yok röportajda... Türkiye'de tarih bölümünde okudum. Ancak Haim Nahum diye bir arabulucuyu öğrenmem yıllar sonra mümkün oldu. Tıpkı, bütün Lozan görüşmeleri boyunca M.Kemal Paşa ile İsmet İnönü arasındaki telgraf görüşmelerinin İngilizlerce kelimesi kelimesine takip edildiğini yıllar sonra öğrendiğim gibi... Ve tıpkı, İngiltere meclisinin 1924'te Halifelik kaldırılana kadar Lozan'ı tasdik etmediğini, ancak bu karardan üç gün sonra tasdik ettiklerini de yine yıllar sonra öğrendiğim gibi... Türkiyede, bunları bilsen de söylemek/yazmak ayıptır ha! Belki ben de bu yüzden duymamışımdır... Siz yine beni de söylememiş kabul edin.

Şu kaide, devlet geleneğimizin olmazsa olmazı değil midir?
"Senin bilmediğin şeyler var!"
Ne doğru söz... Ve ne çok bilmediğimiz şey var!