confessions

aberi

Gammaz  · 28 Nisan 2015 Salı

  1. toplam giri 794
  2. takipçi 21
  3. puan 10746
  4. toplam gelir 6,72 ₺

uber

issizmemur
şu sıralar özellikle istanbul'lu taksicilerin uğraştığı uygulama. Hizmet kaliteleri düşük olan taksicilere böyle bir alternatif olması oldukça önemli.

zenci musa

axit
cumhurbaşkanı gönül coğrafyamızın bir parçası sudan da.
sudan dendimi zenci musa'yı anmamak onu anmışkende kuşcubaşı eşrefi yad etmemek olmaz.
Eşref Bey'in emir eri Zenci Musa
İsa Peygambere omuzlarını ödünç verir
Ve Peygamber bu sayede göğe tırmanabilir
m.a. ersoy

türkiye kart

Rıhtım
Otobüsünden, metrosuna il değiştirdiğinizde ayrı bir kart almamız gerekmeyecek şekilde milli parklarda, müzelerde, uçaklarda her yerde geçecek olan kart projesi.
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 2018'de yeni bir kart uygulamasına geçmeyi planladıklarını söyledi. Projenin isminin “Türkiye Kart” olacağını belirten Arslan, Hürriyet'e şu açıklamayı yaptı:

“PTT'nin 4 bin 600 noktası üzerinden bu kart alınabilecek. Kredi kartıyla yapabildiğiniz her şeyi yapabileceksiniz. Bununla sınırlı değil, İstanbul başta olmak üzere tüm belediyelerle anlaşmalar yapıyoruz. Otobüsünden, metrosuna her yerde geçecek. İl değiştirdiğinizde ayrı bir kart almanız gerekmeyecek. Milli parklarda, müzelerde, uçaklarda her yerde geçecek. Amacımız tek bir kartla her türlü finansal işlemi yapmak. Dünyada örnekleri çok az. Birçok ülkeye bunu ihraç da edebiliriz.”
http://www.ocakmedya.com/genel/2017/12/13/turkiye-kart-geliyor-yerde-gececek/
(Sözlükte başka başlıkta proje aşamasında iken benzer bir entry girilmişti bulursak başlığı birleştirelim.)

para

Rıhtım
2600 yıl önce İlk olarak Lidyalılar tarafından kullanıldı.
O zamanalar İnsanlar sevdiklerine hediye verirken, sevmedikleriyle işlerini parayla çözerlermiş.
Artık nakit kullanımı azalırken, Japonya ve Güney Kore dijital para kullanıma geçmeye hazırlanıyor.
Kuzey Avrupa ülkelerinde ise nakit kullanımı gittikçe azalıyor.
Bitcoin ve kardeşleri çok eleştiri alırken, bunların denetimli halleri bir kaç yıl sonra Merkez Bankaları kontrolünde hızlıca yayılacak gibi. Zaten mevcutta dünyada olduğu gibi, Türkiye'de bankacılık sekötürünün güçlü teknolojik altyapısının da etkisiyle cep telefonları yeni cüzdanlarımız gibi oldu.
Sanal kullanım artmış olsa da en azından 'cebinde akrep var' sözü değişmeyecek. Cepten kasıt telefon olacak.http://www.businessht.com.tr/ekonomi/video/para-neydi-ne-ne-olacak/337662

belediye başkanı

abuzeroklava
Şehir planı yaptırmışız, ne çıkar? Belediye reisinin şahsiyet planını yaptıralım. Belediye reisi tipini tanımadıkça onu bütün şartları ile belirtmedikçe, temel davalarımızdan biri olan umran işini kökünden yakalayamayız.
Sadece kıymetli bir idare adamının vasıflarına malik bir belediye reisinin, bir şehri güzelleştirebileceğini umar mısınız?
Belediye reisinde vücudu gereken ana vasıf, sanat ve estetik terbiyesidir. İçinde bedii hükmü taşımayan belediye reisinden iş beklemek, çerçeveciye resim ısmarlamaktan farksız... Belediye reisinde iktisadî, içtimaî, idarî kıymetler, bir resim işinde muşamba, boya, fırça ve çerçeve gibi malzeme haddini aşmayan şeyler... Bütün bu malzeme, bedii idrak zemininde toplanmalı...
Bizde belediye reisi seçmekte miyar, bedii idrak kıymetinden başka herşey olmuştur. Onun içindir ki şehircilik davalarımızda bütçe, gelir, mizan, talimatname, kayıt kuyut gibi endişeler daima birinci plana geçirilmiş ve hepsi birden yerine getirildiği halde eser öksüz kalmıştır.
Bana "gözü olmayan şoför mü, bedii idrakı bulunmayan belediye reisi mi zararlı?" diye sorsalar, ikincisini gösteririm.
Necip Fazıl Kısakürek
28 Nisan 1939
Çerçeve Yazıları

6 aralık 2017 abd'nin kudüs'ü başkent ilan etmesi

abuzeroklava
Ne desek boş... ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilanı, utanma duygusu olan bütün Müslümanlara yeter de artar... Bunun arkası gelecektir. Nil'den Fırat'a büyük İsrail için milyonlarca Müslümanı öldürmek istiyorlar. Bunu iç savaşlarla yaptılar, yapacaklar. Türkiye'nin de plan dahilinde olduğu 15 Temmuz gecesi ayan beyan ortaya çıkmıştı... Yeryüzünde, meğer ki ağaç kökleri yiyerek yaşasın, tek bir Müslümana tahammülleri yok.

3 aralık engellier günü

Rıhtım
TÜİK verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 5 milyon engelli var.
Türkiye'de engelli olmak zor. Engelli bireylerle ilgili 'veriye' ulaşmak da zor. Kaynaklar eski, en günceli 2011 yılına ait. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 6,6'sını engelliler oluşturuyor. Aileleri de aynı zorlukları yaşadığına göre Türkiye'nin en az %20'si engellilere yönelik uygulamalara muhatap. Erişilebilirlik, eğitim, çalışma hayatı ve sağlık... İşte Türkiye'de engellilerin en çok zorlandıkları, sıkıntıya düştükleri alanlar. Yani hayatın kendisi....http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sayilarla-turkiyede-engellilik

şalom

abuzeroklava
Türkiye Yahudi cemaatinin gazetesi Şalom, tam da Kudüs'ün İsrail'e başkent yapılması gündemde iken, İsrail'i ilk tanıyan Müslüman memleketinin "milli şefi" İsmet İnönü'nün kızı Özden Hanım ile röportaj yapmış... Bazı mesajların nasıl verileceğini iyi bildikleri kesin.. Lozan'a övgüler, araya sıkıştırılan aile hatıraları vs... Tabii Lozan'ın mimarlarından biri de Hahambaşı Haim Nahum Efendiydi... Yahudi Cemaati açısından da böyle bir hatırası var Lozan'ın. Elbette bundan bahis yok röportajda... Türkiye'de tarih bölümünde okudum. Ancak Haim Nahum diye bir arabulucuyu öğrenmem yıllar sonra mümkün oldu. Tıpkı, bütün Lozan görüşmeleri boyunca M.Kemal Paşa ile İsmet İnönü arasındaki telgraf görüşmelerinin İngilizlerce kelimesi kelimesine takip edildiğini yıllar sonra öğrendiğim gibi... Ve tıpkı, İngiltere meclisinin 1924'te Halifelik kaldırılana kadar Lozan'ı tasdik etmediğini, ancak bu karardan üç gün sonra tasdik ettiklerini de yine yıllar sonra öğrendiğim gibi... Türkiyede, bunları bilsen de söylemek/yazmak ayıptır ha! Belki ben de bu yüzden duymamışımdır... Siz yine beni de söylememiş kabul edin.

Şu kaide, devlet geleneğimizin olmazsa olmazı değil midir?
"Senin bilmediğin şeyler var!"
Ne doğru söz... Ve ne çok bilmediğimiz şey var!

yerli oto

Rıhtım
Türkiye'nin Otomobili OGG(Ortak Girişim Grubu) Cumhurbaşkanı tarafından açıklandı. İşte '5 babayiğit'
1. Anadolu Grubu (Otomotiv başta olmak üzere geniş bir alan)
2. BMC Grubu- Etham Sancak & Katar Ortaklığı (Askeri Araç ve Savunma Sanayi Ürünleri Üreticisi)
3. Kıraça Holding (Karsan)
4. Turkcell (Yazılım kısmında etkili olacak)
5. Zorlu Holding (Elektrik Sistem yazılımlarında etkili olacak)

memur sözlük

imschrolled
hayatımda yeri olan, çok sevdiğim, bana çok şey kattığına inandığım bir aile, okul. öğretmen sözlük'ten geldik buraya, orayı da çok sevmiştim. böyle bir ailenin mensubu, bir ferdi olmaktan ve acısıyla tatlısıyla tüm yazarlarımızla bir arada olmaktan, bir şeyleri paylaşmaktan büyük keyif aldım. sözlükler öncesi çok utangaç biriydim ve yine bile bunun izleri var ama açık gönüllü olma, samimiyet konularında çok şey öğrendim, paylaştım. istisnasız her bir yazar ailemden biri gibi oldu, gerçekten böyle hissettim. burası ve sizler kalbimin, aklımın köşesinde her var olacak... yazmayı zaten çok seviyordum ama sizlerle daha farklı şeyleri de keşfetme şansı buldum. çok özel bir yer burası. vatani görev nedeniyle bir süre uğrayamayacağım. hepinizi çok ama çok seviyorum. iyi ki varsınız. bir şekilde güzel günlerde karşılaşmak dileğiyle. insanı duygulandıran cümleler bunlar... çok özleyeceğim sizleri. Allah'a emanet olun. :)
5

sultan beşinci murat av köşkü restorasyonu

abuzeroklava
Beşinci Murat'a ait av köşkü ve tarihi hamam restore edildi. Marmara Üniversitesi yerleşkesi içinde kalan tarihi yapının restorasyonu neredeyse 3 yıl sürdü. İş tamamlanıp 'restore edilen' bina açılınca ortaya büyük bir skandal çıktı. Çünkü güzelim binanın yerine gecekondu görünümlü bir ucube inşa edilmişti.

Biz öğrenciyken bu av köşkü öyle harabe halinde duruyordu. Yıllar yılı da durmuş. Gaymak gibi betonu dökmüşler. Eee ne diyelim... Çelebi böyle olur bizde restorasyon dediğin..

muammer kaddafi öncesi ve sonrası libya

cayisallama
Libya da 'özgürlük devrimi'nin ardından geçen 6 yıl içinde ülke, çeşitli silahlı gurupların kontrol altında tuttuğu çok sayıda bölgeye ayrıldı.

Birbiri ile çatışan iki ana siyasi güç bu güne kadar ortak bir hükumet oluşturamadı.

Libya nüfusu;
2010: 6,1 milyon kişi- Artış hızı 2005-2010 arası: %6,5
2016: 6,3 milyon kişi- Artış hızı 2017 : %1

Libya ekonomisi;
2010 Libya GSyih: 73 milyar dolar
2016 Libya gsyih: 33 milyar dolar

2010 kişi başına düşen gsyih: 12 120 dolar
2016 kişi başına düşen gsyih: 5 193 dolar

2010 uluslararası rezervler: 106 milyar dolar
2016 uluslararası rezervler: 70 milyar dolar

2010 petrol üretimi: 1,6 milyon varil/günlük
2016 petrol üretimi: 0,4 milyon varil/günlük

Rakamlar ile Libya Felaketi;

-14 milyar dolar Libya'nın 2011 yılında nato tarafından gerçekleştirilen bombardımandan gördüğü zarar.
-4,5 bin mülteci, italya sahiline vurmadan denizde boğularak can verdi.
-435 bin libya vatandaşı iç göçmen durumuna düştü.
- Ülkedeki hastanelerin %44'ü 2011 yılından itibaren faaliyet göstermiyor.
-100 binden fazla libyalı mülteci 2016 yılında italyaya geldi.
-558 okul faaliyet göstermiyor.
-279 bin öğrenci okula gidemiyor.

Ülkede ki güç dağılımı;
-Libya ulusal ordusu'nun kontrolünde büyük bir bölge var. (Ulusal birlik hükümetine itaat ediyor)
-Libya merkez kalkanının kontrolünde bir bölge var. (Ulusal birlik hükümetine itaat ediyor)
-kalıcı mevzileri olmayan ışid militanlarının kontrolünde dağınık bir alan var.
-derna bölgesi mücahitler şura konseyinin kontrolünde.
-Borj El Khadra, Dirj ve trablus tarafında ufak çaplı bir kaç bölge yerel silahlı gurupların kontrolünde.
-ez zaviye bölgesi tuareglerin kontrolünde.

akaryakıt zamları

02meka02
bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama zamlar bize yalama yaptı galiba. ciddi rakamlarda zamlar yapılıyor ama kimse de tık yok.

gerçi olması gereken bizim tepki göstermemiz değil başımızdaki yöneticilerin adil şekilde gelir dağılımını göz önüne alarak zamlar yapmasıdır. şuandaki hükümeti anlamak gerçekten imkansız, rotasını şaşırmış gemi gibi hangi kayaya çarptığı belli değil. bu şekilde neyi kurtarmaya çalışıyorlar, hangi açığı kapatmaya çalışıyorlar.

samimi olarak şunu belirtmek istiyorum: devlet giderleri bizden kat kat fazla olan ülkelerde vergiler bizim yarımızdan bile çok aşağıda. bu ülkeler devlet gelirini nasıl elde ediyor, bizler neden onları örnek alamıyoruz, neyi beceremiyoruz. çok zor bir şey değil, gideceksin adamlar nasıl sistem kurmuş nasıl devlet geliri artıyor bakacaksın ve ülkeye uyarlayacaksın. bütçe açıklarını milletin sırtına binerek kapatmak acizliktir.

Zerre kadar hakkım varsa haram olsun böyle zihniyete.

http://www.haberturk.com/son-dakika-motorin-ve-benzine-zam-yapildi-1692378-ekonomi

borneo

imschrolled
endonezya'nın kuzeyindeki adanın ismi. endonzeyalılar "kalimantan" diyorlar. yeşillik ve doğası nedeniyle "dünyanın kalbi" olarak kabul ediliyormuş. O kadar ağaç var ki, dünyayı yıkmak için önce borneo'da bulunan ağaçları kesmek gerekir, diyor yerel insanlar. Ayrıca kızların güzelliği ile de biliniyormuş, bizdeki izmir gibi.



eyüp

abuzeroklava
İstanbulun güzide bir ilçesi.

Meclise kanun teklifi verilmiş. Eyüp ilçesinin adı, Eyüp Sultan olarak değiştirilecekmiş....
Bu haber, İstanbul'dayken dinlediğim bir anektodu hatırlamama vesile oldu... Eskiden, Vatan caddesinden kalkan Eyüp dolmuşları durağında gecenin bir vakti, yolcu toplamak için bağıran simsar ortalığı inletiyor:
- Eyüp, Eyüp, Eyüüüp, haydi abiler Eyüp bir iki, Eyübe gider, Eyüüüp...
İnsanlar dolmuşlara biniyor... Ağır ağır yürüyerek yaklaşan, ayakta durmakta zorlanan, sarhoş olduğu her halinden belli, ceketi omuza atmış bir kabadayı ise narayı basıyor:
- Asker arkadaşın mı laaaan...
- Buyur abi anlamadım.
- Eyüp demek yok..! Eyüp Sultan Hazretlerine gider diyeceksin. Dalağını alırım!
- Eyvallah abi. Haydi... Eyüp Sultan Hazretlerine gider haydi bir iki... Eyüp Sultan Hazretleri...
- Ha şöyle. Asker arkadaşın mı oluum... Eyüp diye bağırıyorsun burda. Aferin. Bundan sonra böyle...
İşte böyle... Adam sarhoş ama hasbi Müslüman! İnsan düşünmeden edemiyor, o sarhoştaki din hürmeti, İlahiyatçılarımızda olsaydı... bu sun'i tartışmalarla vatandaşın kafasını çöplüğe döndürürler miydi?

memleketin bitmiş olduğunu düşündüren anlar

ccc
4 yıl üniversite okumuş bir genç.
2 yıl da yüksek lisansını yapmış.
Neden yüksek lisans diye soruyorsun.
“Cila olsun diye” cevabını veriyor.
Bilinçsizce, amaçsızca, alelacele…
Sonra iş başvurularına gitmeye başlıyor…
Cv'ye bakıyorsun, diğerlerinden hiçbir farkı yok, sadece isim farklı.
Gidip sağlam bir staj yapmamış.
Kulüplerde görev almamış.
Derneklerde, vakıflarda, kısacası sivil toplumda yer almamış.
Sadece okumuş.
Farkında olmadan boş yere okumuş.
Çevre yapmamış, insanlarla tanışmamış.
Rol modeli olan kişilere bir e-posta gönderip “Bir kahvenizi içmek istiyorum” deyip yanına gitmemiş.
Şimdi iş arıyor.
Milyonlarca CV ile aynı özellikteki bir CV ile iş arıyor.
İşin kötüsü yapmış olmak için yapmaya o kadar alışmış ki;
Çalışmayı da verimli olmak, kendisini göstermek, deneyim kazanmak, o alanda en iyi olmak için istemiyor.
Peki ya ne için?
Cevap basit : Para
Pekala, buna da saygı gösterelim. Soralım, “Ne kadar maaş istiyorsun?”
Cevap : “2000 Lira”.
Gözleri ışıldıyor bu rakamı söylerken, bir ömür ufak ufak artışlarla bu ortalamada bir maaşa çalışabilir.
Alıyorum kağıdı, kalemi. Basit bir hesap yapıyorum.
“Bak” diyorum, “2000 Lira istiyorsun ya, o 2000 liraya ayda 20 gün çalışacaksın. 20 güne böldüğünde günlük maaşın 100 Lira yapar. O paraya da temizlikçi Fatma Abla gelip evini temizlemez. Doğru mu?”
Gözlerindeki parıltı kayboluyor. Bu hesabı daha önce hiç yapmamış. Boynu bükülüyor.
“Evet” diyor.
“Peki sen 18 sene bunun için mi okudun?” diyorum.
Cevap vermiyor, ne desin ki? “Hayır” dese, cv'si öyle demiyor. “Evet” dese, yüreği el vermiyor.
Mesele bireyin ne kadar maaş aldığı da değil aslında. Esas olan bireyin kendisini daha lise sıralarında geliştirmeye başlaması, hedeflerini koyması. Üniversitede kendisini geliştirmeye ve hayata entegre olmaya çaba göstermesi, üniversite bittikten sonra bir işe herhangi bir maaşla -bu asgari ücret de olabilir- girmesi ve orada da kendisini geliştirmeye devam edip iyinin peşinden koşması ve hep daha iyiye gitmesi.

emrah serbes'in yaptığı trafik kazası

gruda
Eski bir twiti "Alkol yasak, sigara yasak, 3 çocuk yapmamak yasak, ne serbest bu ülkede? Bir tek ben serbestim heralde Emrah Serbes olarak." idi.Sen tam ibretlik bir adamsın. Bu yasaklar,senin gibi iradesizler içip içip milleti öldürmesin diye var zaten emrah efendi. Artık sen de serbest değilsin. Anca "pişmanım,özür dilerim" diye bağırırsın ama sen ve senin gibilerin dersi, başkalarının hayatı oluyor maalesef...

güzel hikayeler

bobiler
Vezirler padişahın huzuruna çıkmışlar,
- Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var, demişler.
Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- Eeee! Ne vergisi koyalım? demiş..
- Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar.
Padişah;
- Tamam, demiş. Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine;
- Tepki var mı?
- Hiç bir tepki yok!
- İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! Aradan bir süre geçmiş, Padişah;
- Var mı şikayet?
- Yok! Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin!
Aradan birkaç gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini,
-Halkı dinleyelim hele bir, demiş gitmişler köye, Padişah sormuş;
- Var mı şikayet? Ses yok. Padişah tekrar;
-Var mı şikayet ? Şikayeti olan söylesin! diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş;
-Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya...
- Eeee!, demiş Padişah bir umutla...
- Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, bir adam daha koysanız...

2012 tarihli mercedes makam aracımız iyice beni bırak dedi

cayisallama
milli görüş kültüründen geldikleri doğru. ancak para azıttırdı insanları.

İsmail KAhraman denen adam yıllarca mttb başkanlığı yapmış , avukatlık bizim dini görüşümüze hukuken zarar veriyor diye kendi meleğini belli bir süre yapmamış adam.

Sınırsız ihtiyaçların verdiği dürtü ile ifade etmek gerekirse, bu insanlar kahraman ve kahraman gibi olanlar tükettikçe posttan uzaklaştılar bizim gözümüzde. Ne kendisini mttb ile bağlantılı görürüz nede milli görüş ile.

İnsanlara anlatayamıyoruz biz bu adamları severdik ama kapitalizmin çarkına girmeden önce severdik. Şimdi sizden daha çok sevmiyoruz belki. Ama sevmeme nedenimiz geçirdikleri evrim ve bizim bu evrimden duyduğumuz rahatsızlık. Yoksa baştan kokanlardan elbet iyilerdir.