confessions

02meka02

Yazar  · 2 Ağustos 2017 Çarşamba

  1. toplam giri 257
  2. takipçi 6
  3. puan 5646
  4. toplam gelir 3,72 ₺

memur sözlük yazarlarından denemeler

piri fani


Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelininin sesleri geliyordu. Gelin oğluna:

"-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!.."

Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce:

"-Babaanneciğim, gel beraber yiyelim!.." dedi.
Yaşlı kadın mânidâr bir şekilde iç çektikten sonra:

"-Evin erkeği gelmeden akşam sofrasına oturulmaz. Hele babanız gelsin, beraberce yeriz inşaAllah!" dedi.

Evin gelini:

"-Aman anneciğim, eskidenmiş onlar!.. Şimdi acıkan yemek sofrasına oturur, o da gelince yer." dedi. Yaşlı kadın:

"-Kızım, nasıl insanların bir edebi, hayâsı, iffeti varsa, evlerin de iffeti ve edebi vardır."

Torunu dayanamayarak alaycı bir tavırla söze karıştı:
"-Yaa babaanne, neymiş bu evlerin iffeti... Anlat bakalım, merak ettim!.." dedi.

Yaşlı kadın söze başladı:
"-Biz küçükken annelerimizden önce babalarımızın karşısında edepli oturmayı öğrenirdik. Evde babamız, annemiz varken ayağımızı uzatıp oturmaz, büyüklerimiz konuşurken söz hakkı verilmedikçe söze dâhil olmazdık. Büyüklerimiz odaya girdiğinde hemen toparlanır, kalkıp onlara oturmaları için yer verirdik. Aslâ babamız sofraya oturmadan sofraya el uzatmazdık.

Babamız gelir, «Besmele» çeker, «Haydi buyurun.» derdi. Huzurla hepimiz başlardık yemeğe... Sonunda da sofra duâsını kardeşlerimiz aramızda sıra ile okurduk. Hiç âilece yenen yemek kadar lezzetli yemek olur mu? Bu sofranın edebidir, yavrum!.."

Torunu:
"-Bu kadar baskı karşısında depresyona girmez miydiniz babaanneciğim!" dedi.

"-Hayır, yavrum bizim zamanımızda saygı olduğu için sevgi hep bâkî kalırdı. Sevgi var oldukça da hiç depresyona giren olmazdı. Yemekler lezzetli, uykular dinlendiriciydi. Biliyor musun? Ben depresyon kelimesini ilk defa burada duydum, hattâ köyümüzde bir tane akıldan mahrum birisi vardı, «Deli İbram» derlerdi. Vallahi, o bile o kadar mutluydu ki, anlatamam. Akşama kadar sokakta çocuklarla oynar, acıkınca bir kapıyı tıklatır; «Aba acıktım, aba su ver!» derdi. Hangi kapıyı çalsa, boş çevrilmezdi. Berber saçları uzadıkça tıraş eder, hamamcı arada yıkardı. Cumaları esnaf elinden tutar, namaza bile götürürlerdi. Yani hiç kimse onu dışlamazdı..

Şimdi hiçbir şeye saygı kalmadı. Bak evlere bile saygı yok bu şehirde! Herkes akşam olduğu hâlde perdelerini örtmemiş, bütün evlerin içi görünüyor, ama kimse utanmıyor. Biz daha hava kararmaya başlamadan kalın perdelerimizi çeker, ondan sonra evin ışıklarını yakardık. Hattâ perde kapalıyken üzerimizi değiştirmeye edep eder; ışığı söndürür, yere çömelir öyle üzerimizi değiştirirdik. Gölgemizin bile dışarıdan görünebileceğini düşününce yüzümüz kızarırdı."

Bu sırada gelini, oturduğu yerden kalktı, mahcup bir edâ ile salonun perdelerini çekti.

"-«Evin edebi, önce perdesinin çekilip çekilmediğinden belli olur.» derdi büyüklerimiz...

Evler, kocaman duvarlarla çevrilmiş avluların içinde olduğu hâlde hiç kimse iç çamaşırlarını ulu orta asmazdı, ev ahâlisinden bile edep ederlerdi. Ben daha küçükken giydiğim şalvarı en ön ipe asmışım, hemen anam gelip; «Kız, baban bugün avluya çıktı, senin şalvarın asılı idi, utancımdan yerin dibine girdim. Bir daha öyle ortaya asma, çamaşırların en arkasındaki ipe as!.. Üstüne uzun bir tülbent ört, sonra mandalla... Altında ne olduğu görünmesin!.. İffetimiz, edebimiz bir giderse, ortada îmanımız kalmaz!..» dedi. Tabiî ben 12 yaşlarındaydım, annem bunları bana söylerken ben yerin dibine girdim. Şimdi öyle mi? Geçende bir nefes alayım diye balkona çıktım, karşı komşu, bütün çamaşırları asmış uluorta, ben utancımdan hemen içeri girdim.

Bugün yemekler dışarıda yeniyor, «göz hakkı» oluyor, kimse umursamıyor. Çarşı pazardan alınanlar şeffaf poşetlerde eve geliyor; alan var, alamayan var. Göz hakkı, kıskançlık oluyor bu yenenlerde... Hiç şifâ olur mu yavrum? Bizim Peygamberimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem, «Yemeğinizin kokusu ile komşunuza eza etmeyiniz.» buyuruyor. Bugün kokuyla, gösterişle çevredekilere hep ezâ veriliyor. Tabiî ki yenilenler içinize sıkıntı veriyor. Sonra da «depresyon» diye diye doktorlara gidiliyor.

Evin bir edebi daha vardır ki, en önemlisi de budur herhalde... Evin içinde yaşananlar, aslâ dışarıda anlatılmaz; yenenler, içilenler, muhabbetleşmeler, kavgalar... Bu da evin iffetinden sayılır ve hiç kimseye anlatılmazdı. Bu yüzden problemler ev içinde kolaylıkla çözülürdü. Zaten Peygamberimiz de özellikle karı-koca arasında olanların etrafa yayılmasının ne büyük bir günah olduğunu hep hadislerinde anlatıyor, değil mi Leylâcım!.." dedi gelinine... Leylâ mahcup bir şekilde:
"-Evet anneciğim." diyebildi.

Torunu:

"-Babaanneciğim, şimdi facebook diye bir şey var; insanlar gittikleri lokantalarda yedileri şeylerin fotoğrafını çekip binlerce kişiye gösteriyorlar!.."

"-Aayy ne ayıp... İnsan hiç yediğini söyler mi?"

"-Âh anneciğim, her hâllerinin fotoğrafları var. Gezdikleri yerlerin, yedikleri yiyecek-içeceklerin, aldıkları eşyâ ve kıyâfetlerin, hattâ beylerinin aldığı çiçekleri üzerinde yazdıkları notlarla paylaşıyor insanlar..."

"-Yavruuum, sen neler diyorsun? Kıyamet koptu kopacak desene... Evler çırılçıplak kaldı desene..." dedi gözyaşları içinde anlatmaya devam etti:

"-Biz beylerimizle yan yana yürümeye ar edinirdik; dul kalanlar var, evlenemeyenler var. Onların gönül yaralarına tuz basmayalım diye, beylerimizin bir adım gerisinden yürürdük... Şimdi kavgalar ortada, sevmeler ortada... Tabiî ki, hiç mahremiyet kalmayınca samimiyet de kalmıyor. Evin bereketi, büyüklere saygıdadır. Evin iffeti, örtülen perdedir. Sevginin iffeti, gizliliktedir. Gözün iffeti, göz kapaklarındadır.Utanma, hayâ, îmandan bir şûbedir.

Hayânın makamı gözdür. Bu yüzden hem gözümüzü korumak önemlidir, hem de göze hitâp eden şeyleri kontrol altında tutmak..."

Gelini:
"-Haklısın anneciğim, biz iffetimizi kaybettikçe buhranlarımız arttı." dedi.

Torunu kaşığı sessizce bırakıp:
"-Ben babam gelince yemeğe başlayacağım, anneciğim!" dedi.
Babaanne de söylediklerinin evlatları üzerindeki tesirini görünce sessiz bir şekilde Allâh'a hamd etti.

korhan

Rıhtım
Umarım yerli silahların sahada da başarıları devam eder.
Askeri teknoloji ülkemiz için şimdilik küçük katkı yapsa da katma değeri yuksek ve stratejik öneme sahip tek yerli imalatımız.

korhan

cayisallama
ASELSAN'ın yeni silahı. Kara kuvvetleri komutanlığında kullanılacak. Heybetini sevdiğim silahı.
-35 mm top kullanıyor
-7,62 mm makineli tüfek yer alıyor
-360 derece çevresel görüş farkındalığına sahip.
-

14 nisan 2018 abd'nin suriye saldırısı

Rıhtım
Türk dışişleri operasyonu desteklediğini açıkladı.
Tabi çok fazla eleştiri alıyor bu tepki bir Rusya'nın bir ABD'nin (NATO'nun) yanındayız diye.
Şahsi görüşüm operasyon bu haliyle kalacaksa Türkiye'nin yaklaşımı doğru.
-Suriye'deki varlığımızın terörizme karşı olduğu konusunda ikna edici. Çünkü ABD operasyonu (şeklen de olsa) kimyasal silahlanmaya karşı.
-Rusya'nın afrin ve bölgesini uzun vadede Esed'e devretme planına karşı Rusya'ya NATO üyeliğimizi hatırlatmış olduk.

Tabi bu iki kabul operasyonun geçici ve sivil hedef almaması durumunda geçerli. Irak'taki gibi olursa ülkemiz batı blogu ve doğu bloğu arasında daha keskin tercih yapmak durumunda kalacağından işler değişir.
Irak'ta Batı'nın doğurduğu acılar devam ediyor. Bunu göz önüne aldığımızda ise hataya düşürülmemiz şaşırtıcı olmaz.

avrupa

Rıhtım
Sömürgecilik üzerine kurulu ekonomisini günümüzde bilim ve eğitimde özgürlük sağlayarak unutturan kıta parçası. Özgürlük kavramını da irade olduktan sonra her şey mübah mantığıyla yaşamaktalar.
Sömürülen ve kendilerince yönetilen ülkelerde ise demokrasi ve özgürlük olmadığını belirterek baskılarlar. Buradaki genç beyinler kendi iradeleri ile özgür topraklara göç eder ve Batı'nın sistemine katkıda bulunur.

Peki özgur batı insanı özgürlüğü başkasına reva görüyor mu.
Afrika'ya çocuklar için kadınların seks turizmini bir aratın.
Şimdi ise kimsesiz mülteci çocuklar Avrupalı kart haydutların radarında imiş. Link vermeyeyim haber euronews'te bile var.

türkiye ekonomisi

Rıhtım
Para birimimiz abd doları karşısında eriyor. Benzer gelismekte olan ulkelerin para birimleri ise şu dönemde yükseliyor. Yiğit bulut bu kurtuluş savaşı kadar önemli bir savaştır ve faiz artmasın demiş. Ülkenin 400 milyar USD borcu var. Bu borcun bu seviyelere çıkartılmasına izin vermek millilik değildir. 400 milyar USD borcu olan ülkenin dolar borcunu azaltmak için dolar bulması gerekir. Bunu da ihracatla ve sabit yabancı yatırımlar ile çekmek en sağlıklı yoldur. Fakat biz 2011 sonrası hep kısa vadeli bir yıllık paralarla, borsaya, faizle çektik bu parayı. Gelen parayı da inşaata ve tüketime gömdük. Böylece kısa vadede tüketim arttı, büyüme arttı ve istihdam arttı. Ama şimdi borçlar o kadar yüksek ki artık ödeyememe riskine karşı borç verecek olan daha yüksek faizle veriyor. İçeriye dolar getirmek isteyen yabancı da risk gördüğü için daha yüksek faiz istiyor. Siz bu faizi artırmayın, dolar girişi azalacak, dolar kıt kaldığından yükselecek ve benzin, elektrik, gıda fiyatları derken enflasyon olacak. Enflasyon arttıkça para girişi azalacak azaldıkça dolar yükselecek, yükseldikçe enflasyon artacak, arttıkça para girişi ve yatırımlar azalacak, işsizlik artacak. İşsizlik arttıkça tüketim azalacak, azaldıkça iflaslar artacak. İflas arttıkça işsizlik daha da azalacak. Sonra çok acı reçeteler ile yeni denge bulunmaya çalışılacak.

fatih sultan mehmet

piri fani
“Fatih öldüğü zaman sadece 49 yaşındaydı. Hiç şüphesiz ki büyük bir mareşaldi; ne o, ne oğlu, ne torunu, ne de torununun çocuğu Muhteşem Süleyman saraydaki yataklarında ölebildiler. Buna rağmen bu insanları zevk düşkünü diye anmak sadece cahil olmayı gösterir.”

-İlber Ortaylı




http://i.hizliresim.com/vjvonp.jpg

petro-dolar

Rıhtım
ABD'nin bolgemizdeki müttefiki ve sadık dostu! Suudi Arabistan hükümetine yarım asır önce ikna ettiği sistemle satışı yapılan her petrol için dolar bulma zorunluluğu kavramını ifade eder. ABD Suudi kraliyet ailesinin tahtını korurken Suudi hükümeti petrol satışlarını dolar bazında yapar ve elde ettiği dolarlara ABD tahvilleri almaktadır. Bugün dünyanın en büyük petrol ithalatçısı çin bu döngüye çomak sokmaya başlamıştır. Rusya ile olan petrol ticaretini kendi para biriminde gerçekleştirme kararı alan ülke ABD'nin tabir yerindeyse sadece para basarak dünyayı FED ile yönetmeninden rahatsızlığını sözlü olarak getirmenin yanında uygulamaya da koymuştur. Şimdilik küçük ama önemli bir başlangıç olan bu hareket yüzyıllardır içe kapalı dev olan Çin'in artık masaya yumruğunu vurması anlamına geliyor.

halükar

Rıhtım
'Her halükarda' şeklinde kalıp olarak kullanılan ifade.
Halükar, hal ve kâr kelimelerinden ve bağlacı ile oluşturulmuş bileşik bir kelime. Her durum ve sonuçta manasında kullanılır.

seniha sultan

piri fani
Sultan Abdülmecid'in kızı Sultan Abdülhamid Han'ın da kız kardeşi Seniha Sultan sürgün kararı sonrası Atatürke telgraf çeker...

"78 yaşındayım odadan bile çıkamıyorum hayattan artık bir nasibi kalmamış birinin son günlerini odasında geçirmeye müsaade buyurun"


batı

Rıhtım
Amerika ve Avrupa kıtası ülkelerini kasteden ifade.
Bugün demokrasi söylemi her yerinde yaygındır. Vatandaşları dünyanın geri kalanında yaşanan yönetim krizlerini, savaşları vs. anlamakta zorluk çeker. Bu açıdan batı vatandaşlarını hep uyuşturucu kaçakçısı zengin bir ailenin lüks içinde yaşayan çocuklarına benzetirim. Bu çocuklar babalarının sebep olduğu acıları bilmezler. Çünkü eğitim ve zenginlik içinde yaşadığı ülkesinin kendisine sağladığı demokratik ortam onu 'hayat ne guzel, kuşlar falan' modunda yaşatır. Bilmez ki babası Afrika'da 10 milyonlarca insanın cinsel organı dahil bedenini kesti, siyah çocuğun toprağındaki madenlerle zengin oldu, petrole hükmetmek için yonetilebilecek kadar küçük ülkeler kurdu.

aile kavramının ortadan kalkıyor olması

Rıhtım
2017 yılı verileri de bu gerçeği destekliyor. TÜİK 2017 yılında evlenme ve boşanma sayılarına ilişkin verileri yayınladı. Buna göre evlilik sayısı (569.459) bir önceki yıla göre %4,2 azalırken, boşanan çiftlerin sayısında (128.411) ise %1,8'lik bir artış yaşanmış.

Yıllık 128 Bin kişinin boşanması gerçekten fazla. Boşanma sonrasını özellikle erkekler yönetemiyor. Evliyken kadına bağlı yaşadığımızdan, boşanan erkek pejmürde bir yaşam sürmeye başlıyor. sonra eski eşini zihnen suçlayıp, kıskanıyor ve cezalandırıyor.

Evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor.

bafetimbi gomis

Rıhtım
80. dk.'da takımı 4-0 önde olduğu maçta pres yapmaktan vazgecmeyen düzgün karakterli, hava topu, karambol, kısa paslaşma farketmeksizin topu kaleye kalecinin uzanamayacağı noktaya, uzansa da müdahale edemeyeceği sertlikte vuran forvet.

zümran ömür

Rıhtım
son 20 yılda istanbuldaki kargaşa ve düzensizlik sonrası gözler anadolu'nun has insanına çevrilmişti. fakat oradaki bozulma ve çürüme daha hızlıydı. yine de zaman zaman ziyaret ettiğinizde anadolu da ucu bucağı görünmeyen tarlalari, hic mali varlığı olmadığı halde gülümseyen çocukları gördükçe umitleniyor. bir de böyle insanlar vatana olan bağı artırıyor.http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-43122016

koçak baklava

Rıhtım
Antep merkezde bir baklavacı. Hangi çeşidi güzel diye sormayın orası Antep. Çıkarken ayrıca Antep fıstığı da alın bu baklavacıdan. Ama baklavada var deme inanılmaz güzel Antep fıstığı

küşleme kebaphan

Rıhtım
Antep'te tarihi İpekyolu üzeri BaşPınar'da yer alan kebapçı. Tercihi onlara bıraktığınızda masadan mutlu ayrılmanız mümkün. Salatası ayranı servis kalitesine kadar tüm detayları ile 10 numara restoran. aldığım duyuımlara göre sahibi Kebapçı Halil Usta nın yanından ayrılmış. Şahsi görüşüm ayrılırken lezzetini de tutturmuş.

pegasus

Rıhtım
en cirkef yonlerinden biri yalan söylemeleri.
uçuşunuz 15 dk gecikmeli olacaktır diye mesaj geldiyse bilin ki uçağa 20 dk sonra almaya başlayacaklar üstüne uçağın içinde yarım saat oyalayip 1 saat rötar yiyeceksiniz.
suyu fahiş fiyata vermeleri koltuk seçiminin ücretli olmasını ama biletimiz ucuz diye açıklarlar. buna ne diyecekler

falcon heavy

Rıhtım
Dünyanın en güçlü roketi.
ABD merkezli uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX şirketinin kurucusu Elon Musk'ın girişimiyle yapılan dünyanın en güçlü roketi Falcon Heavy, Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Üssü'nden uzaya fırlatıldı. Rekor fırlatılışın en ilginç yanı ise uzaya gönderilen Tesla model otomobildi. https://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/elon-musktan-yeni-tesla-paylasimi-elon-musk-kimdir,xtlCsQ4c30-ZkgPKl0SGpQ/wa649-bVpkinM93nlO8T5w