yaran diyaloglar

cayisallama
yalova-hatay seferi yapan has turizm otobüsü benim yüzümden iki kere yol değişir, halbuki ne adapazarı ne de mersin güzergahında değildir otobüsün...tamamen yolcu kaçmasın diye bilet satmışlar. molada şöyle bir diyalog olur:

-kaptan ne zamana varırız?
+sadece bir ibne yolcunun yüzünden geç varıcaz
-niye ki?
+ya eleman hem adapazarı'ndan biniyor hem de mersin'e gidiyor, anlayacağın toplamda 1 saat kaybediyorum g. yüzünden
-...
+sen hatay'ın neresine gidiyorsun?
-mersin abi...hatay değil
+ya ibne de dedik sana
-g. de dedin abi
+kusura bakma abim, gel yemek ısmarliyim
-sağol sağol...
+dilimin a. k, ben benim çocuklara da söverim yani yanlış anlama
-yok abi uzatma tamam oldu artık
+o bileti satanı s. ben

yol boyu bi ilgilendiler anlatamam... yol üstü ibne olduk kolay mı lan
Rıhtım
Bir düğünde düğün salonunun kazikçi fotografcilarina rakip olmak için akrabalardan iki çocuk fotoğrafçının arkasından cep telefonlarıyla herkesin fotoğrafını çeker. Sonra da yanımıza gelip abi fotografcida 20 tl biz de 10 tl diye fırsatçılık yaparlar. Babamın yanına gelip uyanık bir edayla 'A amca fotoğraf ister misin 10 tl der'. Babam da muzip bir şekilde ' benim kimlikte var gerek yok canim' der. Bizim iki uyanık çocuk bir anda aynı renge bürünürler. [bkz: mor]
Rıhtım
Metroya binmek için turnikelere doğru yürürken çocuğun teki akbil seslerini duyunca bilgisayar oyununundaki seslere benzetmiş olmalı ki 'a oyun mu bu' diyerek bi anda turnikelere doğru koşmuştu.