türkiye ekonomisi

Rıhtım
Seçim, terör ve ikiye bölünmüş olarak saçma sapan bir konu tartışması içerisinde değilken tr ekonomisini konuşuruz. Bazen sayılanlarla birlikte.

Şu an iyi durumda denmez. Ekonomi istatistikle ilgili olduğu için bazen kritik noktalar örtülü kalabilir. Yine de ekonomi tarihimize bakınca en net gösterge enflasyondur. Bizim ekonomide enflasyon düşen bir seyir izleyip %5'e yakınsıyorsa işler yolunda demektir.
cayisallama
ak parti ve yandaşları için mükemmel
muhalifler için kaygı verici.

türkiye de ekonomist olmadığından, . bu veriler kahve ağzı ile tüm insanlar tarafından konuşuluyor. Bu tarzımız ekonomiyi de siyaset gibi gördüğümüzden kaynaklıdır.
Ülkenin ekonomisi ile ilgili ne ekonomistlerin ne benim ne senin ne de başka birinin bir fikri var.

Bu fikir sadece siyasetçilerde var onlar da seçime odaklı bakıyorlar. Türkiyenin bir sisteminin olmaması da hep bu yüzden.
Rıhtım
Para birimimiz abd doları karşısında eriyor. Benzer gelismekte olan ulkelerin para birimleri ise şu dönemde yükseliyor. Yiğit bulut bu kurtuluş savaşı kadar önemli bir savaştır ve faiz artmasın demiş. Ülkenin 400 milyar USD borcu var. Bu borcun bu seviyelere çıkartılmasına izin vermek millilik değildir. 400 milyar USD borcu olan ülkenin dolar borcunu azaltmak için dolar bulması gerekir. Bunu da ihracatla ve sabit yabancı yatırımlar ile çekmek en sağlıklı yoldur. Fakat biz 2011 sonrası hep kısa vadeli bir yıllık paralarla, borsaya, faizle çektik bu parayı. Gelen parayı da inşaata ve tüketime gömdük. Böylece kısa vadede tüketim arttı, büyüme arttı ve istihdam arttı. Ama şimdi borçlar o kadar yüksek ki artık ödeyememe riskine karşı borç verecek olan daha yüksek faizle veriyor. İçeriye dolar getirmek isteyen yabancı da risk gördüğü için daha yüksek faiz istiyor. Siz bu faizi artırmayın, dolar girişi azalacak, dolar kıt kaldığından yükselecek ve benzin, elektrik, gıda fiyatları derken enflasyon olacak. Enflasyon arttıkça para girişi azalacak azaldıkça dolar yükselecek, yükseldikçe enflasyon artacak, arttıkça para girişi ve yatırımlar azalacak, işsizlik artacak. İşsizlik arttıkça tüketim azalacak, azaldıkça iflaslar artacak. İflas arttıkça işsizlik daha da azalacak. Sonra çok acı reçeteler ile yeni denge bulunmaya çalışılacak.