matiat

Rıhtım
Midyat'ın eski adı. Midyat'ta yer alan bir otel ismi. Otel çok güzel inşa edilmiş. Çevre düzenlemesi mimari 10 numara 5 yıldız (gerçekten 5 yıldız.) çalışanlar fazla amatör. Normalde doğallığı severim ama buradaki personel hizmet sektörü için çok yetersiz.

yok gibi olan insanlar

imschrolled
pek gösterişsiz, bir şekilde ilgi çekmeyen, yan yana olduğunuz halde, aklında ruhunda bir yerlere gizlenmiş kişilerdir. bu onların gerçekte böyle olduğundan değil oldukları yerde aslında olmadıklarından. yani beden orada ama sadece beden orada. İfadeleri de genelde somurtkan veya nötr. Hiçbir duygunun öyle kolay algılanmadığı insanlar. Yaşla ilgili değil aslında. Bir sinmişlik var, yani \"sıradan insan\" o bile değil. Daha bir kapanmış, kapatmış kendini. Sürekli bir sıkışma halinde kimi zaman. Koltuğunun yanındaki insanla olan temastan kaçmayı çok iyi başarmış ve kendine sarılıp öylece duruyor. Bakışlarını düşününce, neye nasıl baktığını pek göremiyor insan. Bulanıktan açılan görüntüleri sevsem de, bu defa her şey bulanık gibi. Kağıt hışırtısı bile yağmur sanılacak gibi öyle derin bir sessizlik. Bütün bir hayatın sahnelerinde, hep kaçma rolünde oynamış, sürekli bir firar halinde sanki. Oradan oraya. Acaba sevdiği kelimeler var mıdır? Hangi cümlelerle döker içini? Bu insan hiç dertleşmiyor mu? Yoksa dertleri mi onu büyütmüş? Buna rağmen ayakları pek tedirgin. Elleri ile neyi tutsa tam tutamıyor. Yoksa hepimiz bir dönem böyle mi olacağız? Şehirden mi, günden mi? Yar'dan mı? Sürekli soğuk bir yabancılık halinde. Her şeye, kendine bile. Öyle ki, üşüdüğünü hissettiğinde hiç ısınmaya çalışıyor mudur, bana öyle geliyor ki, onu bile kabullenir halde. Nasıl olsa, bir süre sonra üşümem diye daha da üşüyerek devam ediyor vazgeçmeye. Kaçış, vazgeçiş. Zamanı çabuk alıyor aslında, yadırgamıyorum, onun bu gizemini anlamaya çalışıyorum. Bazen bu tepkisizlik zinciri, buz gibidir. Oyun desen değil, yaşam desen değil. Bir duruş sadece. Sadece üzerinden bir güneşin doğup battığını görmek üzereyken, aslında o yokluk mirasına gizledikleri ile ne kadar samimi, ne kadar naif ve bir o kadar karışık olduğunu da hissettiriyor. Toparlanmanın zaman alacağını bildiğinden, çözmüyor kendini. Erimiyor öyle, sadece bakıyor bakabildiğince. Gözleri kapalıyken bile bakıyor aslında, acaba kulaklığı yanında değilken ilk hangi şarkı, söz, ritim geliyordur aklına? Ya da geliyor mudur? Yoksa hayat boyu sadece, öylece duruyor mu?

allah kabul etsin

issiz adam
Geçen cumadan sonra Allah kabul etsin diye bir arkadaşıma söyledim bu her namazdan sonra genellikle yapılır. bakın olayın içindeydik bunu karşılıklı olarak teyit edelim diye söylenmişi de vardır normal bir temenni olarak söylenmişi de vardır. Söylediğim arkadaşım da Allah öncelikle imamın namazını kabul etsin inşallah ben ona uydum demişti. Oldukça ezber dışı söylenmiş bir söz olarak kalmış aklımda.