itaksi

Rıhtım
Taksiciler izleneceği için guvenlik açısından önemli bir adım. Şikayet butonu da olur. Böylece binmeden taksicinin skorunu görüyor oluruz.

muhammed ali

spazmoldum
İki eylem adamı; Muhammed Ali… Malcolm X...

“Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım”

“Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, özgüvenli, kendinden emin… Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim sizin değil. Benim amaçlarım sizin değil. Alışın bana.”

Muhammed Ali
---
“Zaman şehitlik zamanıdır ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.”

Malcolm X
---

Asıl adı: Cassius Marcellus Clay Jr.

17 Ocak 1942’de ABD’nin Kentucky eyaletinin Louisville şehrinde doğdu…

Afro – Amerikan ve İrlanda kökenli, henüz 12 yaşındayken boksla tanıştı…

Kendisini tüm dünyaya tanıtan özelliği ise, “Tüm zamanların en iyi ağır sıklet boks şampiyonu” sıfatına sahip olmasıdır.

18 YAŞINDA ALTIN MADALYA

Ali, önce National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlarda yerini aldı ve profesyonel lige 1960 yılında Roma’da aldığı altın madalya ile ‘merhaba’ dedi…

18 yaşındayken kazandığı bu altın madalya ile dünya onu tanımaya başladı…

ZAFER VE İSLAM’LA ŞEREFLENMEK

1964 yılında, 22 yaşında iken, S. Liston’u yenerek ‘Dünya Şampiyonu’ oldu.

Ve bu zaferin ardından İslam’la müşerref olan Cassius Marcellus Clay Jr. Muhammed Ali ismini alarak tüm dünyaya Müslüman olduğunu ilan etti.

Muhammed Ali hem zeki hem de çok nüktedan bir şahsiyetti.

O hep savaşlara karşı çıktı barıştan yana oldu…

1967-1970 yılları arasında boksa ara vermek zorunda kaldı.

ABD’NİN VİETNAM SENDROMU VE ALİ’YE 5 YIL HAPİS

Muhammed Ali, Amerikan sistemine başkaldırmış bir “asi çocuk” edası ile o günlerde savaş karşıtlığını şu cümlelerle özetledi: “Vietnamlılar bana hiç bir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.”

Sen misin bu cümleyi sarf eden diyerek, Muhammed Ali’yi 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırdılar…

Ha bununla yetindiler mi?...

Yetinmediler…

Çünkü;

Hem siyahisin, hem Müslümansın, hem de adın Muhammed Ali, bunlar sana yetmez diyerek, lisansını ve pasaportunu da elinden alarak adeta yokluğa mahkûm ettiler…

Ama onun adı Muhammed Ali…

Yılmadı, yıkılmadı, mücadelesine devam etti, açtığı davayı 1970 yılında kazanarak yeniden ringlere döndü…

3 yıl aranın ardından yeniden ringlerde dönen ve ringlerde fırtına gibi esen, rakiplerine minderi dar eden Muhammed Ali, 1971 yılında Joe Frazier’le yaptığı ‘unvan maçı’nda ilk mağlubiyeti tattı…

Bunda tabiî ki de en büyük etken 3 yıl boksa ara vermesiydi.

Azimli ve mücadeleci kişiliğe sahip Muhammed Ali ‘yenildim’ diyerek elbette oturacak değildi…

Daha önce Ken Norton’a yenilen Muhammed Ali, kariyerinin bittiğini düşünenleri yine yanılttı….

Hırsla çalıştı, tüm unvan maçlarına bir kez çıktı…

Yeniden Ken Norton’la karşılaşan Muhammed Ali ringi ona dar ederek rövanşı da almış oldu…

FRAZİER VE FOREMAN’I NAKAVT EDEREK ESKİ GÜNLERİNE YENİDEN DÖNDÜ

Muhammed Ali yine fırtına gibi esmeye başladı ringlerde…

1973 yılında, Joe Frazier ile unvan maçı için anlaşan Ali, Joe Frazier – George Foreman eşleşmesi sonrasında, Frazier’ın nakavt olmasının ardından, önce Fraizer’i ardından da Foreman’ı nakavt ederek eski günlerine yeniden döndü…

1974 yılında, Foreman’ı sekizinci raundda nakavt eden Ali, hak ettiği büyük unvanı Floyd Patterson’ın ardından yeniden elde eden ikinci boksör oldu.

Muhammed Ali, 1978 yılında, L. Spinks’e önce yenildi daha sonra rakibini yenerek dünya şampiyonluğunu 3 kez elde ederek boks tarihine adını altın harflerle yazdıran ilk boksör oldu…

PARKİNSON VE BOKSA VEDA

Parkinson hastalığına yakalanan Ali aynı yıl içinde boksa veda etti…

Profesyonel kariyeri boyunca, yalnızca 5 mağlubiyet yüzü gören Muhammed Ali, 37’si nakavt ile olmak üzere, toplam 56 maç kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atarak tarihteki yerini aldı…

Kişilik ve karakter denilince akla gelen ilk isimlerden biriydi Muhammed Ali…

IRKÇILIĞI PROTESTO İÇİN OLİMPİYAT MADALYASINI
OHIO NEHRİNE ATTI

1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten sonra, bir lokantada yalnızca beyazlara servis yapıldığını öğrenen Muhammed Ali, ırkçılığı protesto etmek için olimpiyattan kazandığı altın madalyasını Ohio Nehri’ne atacak kadar kişilik sahibiydi…

2001 yılında, Hollywood tarafından hayatı filme alınan Muhammed Ali’nin hayatını oynayan Will Smith, oynadığı oyunla tüm sinemaseverlerden çok büyük övgü aldı…

MUHAMMED ALİ TÜRKİYE’DE

Tarih 3 Ekim 1976’yı gösteriyordu…

Yeşilköy Havaalanı ana baba günü…

Misafir, Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali…

Davet eden, o günkü MC Hükümeti’nin Başbakan Yardımcısı Prof.Dr. Necmettin Erbakan adına dönemin Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Hasan Aksay…

Havaalanı pisti Milli Selamet Partisi taraftarlarıyla doludur…

ABD KONSOLOSUNA ‘MUHAMMED ALİ’ TEPKİSİ

Erbakan, Ali’yi uçağın merdivenlerin önünde karşılar ve büyük bir muhabbetle kucaklayıp bağrına basar…

Cuma namazını kılmak için Sultanahmet’e gelen Muhammed Ali on binler tarafından bağırlara basılır…

Hasan Aksay abi o günlerle ilgili şunları anlattı: “O gün havaalanında Muhammed Aliyi karşılayanlar arasında o günkü ABD Konsolosu da vardı…

Hatta kapının önündeki ilk kişi oydu…

Muhammed Ali uçaktan indi. ABD Konsolosu Muhammed Ali’ye ‘hoş geldiniz’ demek için elini uzattı…

Muhammed Ali konsolosun elini iterek, elini sıkmadı…

Ve ona şunu söyledi: Siz ABD’de Müslümanlara hem zulmediyorsunuz hem de burada bizim elimizi sıkmaya çalışıyorsunuz sizinle tokalaşmam…

Sultanahmet’teki o müthiş buluşmanın ardından Muhammed Ali ile birlikte Kanlıca’ya yoğurt yemeye gittik yatla…

Muhammed Ali maç yapıp gelmişti, dolayısıyla yorgunluğu da yüzünden okunuyordu…

Kanlıca dönüşü direkt olarak otele gittik..

Odaya çıktık…

Muhammed Ali o kadar yorgundu ki; ayakkabılarını bile çıkarmadan yatağını üzerine kendini attı ve öylece uyuya kaldı…”

SABAHA KADAR ÇOK BEKLEDİK ALİ’Yİ İZLEMEK İÇİN

Şimdiki nesil Muhammed Ali efsanesini pek bilmez, ancak ‘Ali’ filmini seyredenler belki onun hakkında birazcık bilgi sahibi olurlar…

Bizler çok bekledik; siyah beyaz televizyonların sınırlı sayıda evlerde bulunduğu dönemlerde sabahın saat 04:00’ına kadar Muhammed Ali’nin maçlarını…

O ringe çıktığında bizler de o ringin hemen yanı başındaymışız gibi hareket ettik…

Gonk çaldığında onun rakibine attığı her yumruğu ve karşısındakinin ringde yalpalamasını sanki biz atıyormuş o yumruğu gibi sevinir, iç geçirirdik…

Muhammed Ali yumruk yediğinde sanki o yumruğu kendimiz yemiş gibi üzülürdük…

O, ringlerde hep, İslam’ın gücünü temsil eden rakipsiz bir kral olarak görüldü…

O, Amerikan toplumunda her renkten insanın sevgilisi haline gelmiş bir millî kahraman bir sembol isim olarak görüldü…

O, İslamiyet’i seçtikten sonra hep mazlumların ve mağdurların yanında oldu…

Son söz;

ABD’nin sembol isimlerden sadece ikisi Malcolm X ve Muhammed Ali…

Biri; hayatını İslami mücadeleye adayan eylem adamı Malcolm X...

“Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin” diyen Malcolm X’in şehadetinden bugüne kadar tam 51 yıl geçti…

O’nun mücadelesi özellikle ABD’deki Müslümanlara örnek oldu…

Mekanın cennet olsun Malcolm X…

İkincisi de; boks dünyasının efsane ismi Muhammed Ali…

74 yaşında hayata veda eden Ali’yi de geçtiğimiz hafta son yolculuğuna on binler uğurladı…

“Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar” diyen efsane Ali de artık Louisville’deki ebedi istirahatgâhında…

Senin de mekanın Cennet olsun, “kelebek gibi uçan arı gibi sokan” adam…

Nur içinde yatın…
http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kadir-demirel/iki-eylem-adami-muhammed-ali-malcolm-x-15344.html

kerem gibi

yakbenivatankurtulsun
bir nazım hikmet şiiri..

kerem gibi

hava kurşun gibi ağır!
bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
koşun,
kurşun
erit-
meye
çağırıyorum...
o diyor ki bana:
- sen kendi sesinle kül olursun ey!
kerem
gibi
yana
yana...

"deeeert
çok,
hemdert
yok"
yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır...

hava kurşun gibi ağır...
ben diyorum ki ona:
- kül olayım
kerem
gibi
yana
yana.
ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
lıklar
aydın-
-lığa...
hava toprak gibi gebe.
hava kurşun gibi ağır.
bağır
bağır
bağırıyorum.
koşun
kurşun
erit-
-meye
çağırıyorum...

kendi sesinden...


bozok üniversitesi akademik personel alacak 02.11.2015

memursozluk
BOZOK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN :
Üniversitemizin aşağıda belirtilen birimine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği, Üniversitemiz web
sayfasında yayımlanan Akademik Yükseltilme ve Atanma Ölçütlerinin ilgili maddeleri ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde belirtilen
şartları sağlayanlardan Öğretim Üyesi alınacaktır.
BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER :
- Doçent Kadrosu daimi statüde olup adaylar dilekçesinde; başvurmuş olduğu anabilim dalını belirtecektir. Fotoğraflı özgeçmiş, yayın listesi, resmi kurumlarca
onaylanmış öğrenim durumlarını gösterir belgeleri, doçentlik belgesini (resmi kurumlarca onaylı sureti), hizmet cetveli (varsa), bilimsel yayınlarını, kongre ve
konferans tebliğleri ile bunlara yapılan atıflarını, bunlara ilişkin dokümanlarını, eğitim-öğretim faaliyetlerini, yönetimlerinde devam eden ve biten doktora
çalışmalarını veya yüksek lisans çalışmalarını, Üniversitelere veya Yüksek Teknoloji Enstitülerine katkılarını kapsayan belgelerini dört takım dosya yaparak
başvuru yapacaklardır.
İlanla ilgili tüm bilgilere Üniversitemizin www.bozok.edu.tr adresinden ulaşılabilir.

BİRİMİ UNVANI ABD DRC. ADET ARANAN NİTELİKLER
TIP FAK. Doçent Halk Sağlığı 1 1 İş Sağlığı ve Endüstriyel Toksikoloji alanında çalışmalar yapmış olmak.
Başvuru Adresi: Personel Daire Başkanlığına başvuru yapılacaktır.

Müracaat tarihleri: 16/10/2015-02/11/2015 Pazartesi günü saat 17.00 kadar,
AÇIKLAMALAR :
1- Başvurular şahsen yapılacaktır.
2 -Özgeçmiş ve yayın listesinin son sayfaları hariç tüm sayfaları paraflı, son sayfasında ise ad, soyad, imza ve tarih olacaktır.
3-Adaylar Üniversitemiz Akademik Yükseltilme ve Atanma Ölçütlerinin II. Bölümünde bulunan Profesörlük, Doçentlik ve Yardımcı Doçentlik Başvurularında
Aranacak Değerlendirme Ölçütleri ve Puanlama Esasları tablosunu doldurarak başvuru dosyasına ekleyecektir.
4- Şartları taşımayan veya sonradan şartları taşımadığı tespit edilen adayların ataması yapılmış olsa dahi atamaları iptal edilecektir.

nawaz şerif

Rıhtım
Anayasa mahkemesi kararıyla görevden alınan pakistan başbakanı.
Panama belgelerinde yolsuzlukla ilgili adı geçiyormuş. Basında düzgün bir yazı yok. Detayı içeren bir analiz olsaydı da fikir sahibi olaydın.
Pakistan halkının türk halkına gönül bağı yüksek. Bu açıdan pakistan da yaşanan gelişmeler önemli

e-ticaret'e stopaj geliyor

cayisallama
bu güne kadar yapmadıkları hataydı zaten. geç bile kalındı.
vergilendirme olayını yapacak kişiler de buna vakıf değil.
bakalım nasıl bir sistem getirecekler.

----------businessht.com.tr----------
E-ticaret vergilendirmesinde stopaj vergisi dönemi geliyor, oran henüz belli değil.

Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada ödeme sistemleriyle entegre bir izleme mekanizmasının altyapısının oluşturulduğunu belirten Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye'de herhangi bir mükellefiyeti olmayan firmalardan stopaj ile vergi alınmasının sağlanacağını söyledi.

Hürriyet'e konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye'de mükellef olmayan e-ticaret sitelerinden vergiyi nasıl alacaklarının formülünü şöyle açıkladı:

“Türkiye'den yurtdışına gidecek paralardan stopaj keseceğiz. Yurtdışındaki kuruluşa ödemeyi yaparken bankaya 'bu firmaya yapılacak her türlü işlemde otomatik olarak keseceksin' diyeceğiz. Elektronik ticaret üzerinden stopaj yapılsın istemiyoruz ama bu ülkede vergi mükellefiyeti olmadan para kazanırım diyorsanız kusura bakmayın, stopaj alırız.”

BANKA ÜZERİNDEN KESİNTİ

Ağbal, elektronik ticaretin artmasının işletmeler için yeni fırsatlar getirdiğini, internette yapılan ticaretin de vergiye tabi olduğunu ifade etti. Elektronik ticaretin vergilendirilmesi konusunda birkaç alanda faaliyet yürüttüklerini kaydeden Ağbal, bunun için bir Bakanlar Kurulu kararı hazırlığı yaptıklarını bildirdi.

Elektronik ortamda bankalar üzerinden yapılan para transferlerinde yurtdışı kaynaklı yapılacak ödemeler için stopaj kesilmesi sistemini getireceklerini açıklayan Ağbal, “Örneğin İrlanda'da faaliyet gösteren bir internet sitesi var. Türkiye'de işyeri yok. Türkiye'de yapılan işlemler var. Normalde vergileme hakkı Türkiye'de. Biz de Türkiye'den yurtdışına gidecek paralardan stopaj keseceğiz. Yurtdışındaki kuruluşa ödemeyi yaparken bankaya bu firmaya yapılacak her türlü işlemde otomatik olarak keseceksin diyeceğiz” dedi.

E-TİCARETİN ÖNCÜ SİTESİ FAALİYETLERİNİ DURDURUYORE-TİCARETİN ÖNCÜ SİTESİ FAALİYETLERİNİ DURDURUYOR
KAYITLI MI DEĞİL Mİ?

Stopajla ilgili dikkat edilecek hususun 'Türkiye'de vergi dairesine kayıtlı olup olmadığı' olacağını vurgulayan Ağbal, “Vergi dairesine kayıtlı olup elektronik ticareti yürüten firmalarımız var. Bu işletmeler bakımından tevkifat yapılması yanlış olur. Biz bunu yapmak istemiyoruz. Ülkemizde vergi mükellefi olanlardan kesersek zorluk çıkarmış oluruz halbuki biz elektronik ticareti destekliyoruz. Daha çok yurtdışına yapılan satışlarda bir tevkifat çalışması var. Türkiye'de vergi mükellefi olan hiçbir şirkete bunu yapmayacağım” dedi.

TRANSFERDE ALINACAK

Stopaj kesintisinin alıcıya yani tüketiciye ait olmayacağını vurgulayan Ağbal, “Yurtdışındaki firma yurtiçinde mükellefiyeti yok ben bu durumda banka ya da aracı kurumlara (Bunlara yapılan ödemelerden yüzde şu kadar vergi kesin) diyeceğim. Ödeme transferi yapılırken alınacak. Ben bu ülkede vergi mükellefi olsun istiyorum. Elektronik ticaret üzerinden stopaj yapılsın istemiyoruz ama bu ülkede vergi mükellefiyeti olmadan para kazanırım diyorsanız kusura bakmayın, stopaj alırız. Yoksa bu çalışmaların hiçbirinde elektronik ticarete ilave vergi getirmek gibi bir bakış açımız yok ama elektronik ticaret yapan herkes de vergisini versin. Stopajı araç olarak kullanacağız. Herkes bu ülkede vergi mükellefi olmak zorunda. Bunu yapmayan işletmelerle de Maliye olarak gerekli mücadeleyi yapacağız” diye konuştu.

Ağbal, oranın henüz belirlenmediğini söyledi
----------businessht.com.tr----------