#edebiyat

conspiracy theory

this guy needs a beer
komplo teorisi. dünyada ve özellikle türkiye'de birtakım kurgular, moloz bilgi yığını olarak pazarlanmış ya da o şekilde görülmesi istenmiş bilgi alanı. 'dünya, iktidar ve medya tarafından bize gösterildiği ya da anlatıldığı gibi değildir', noktasından filizlenen, paranoid görünen, kendi içinde çelişik ya da tutarlı bir bilgi istilası komplo teorisi, doğrular kadar misenformasyon, dezenformasyon barındırır kendi içinde ve okuyan kişi, güvenmek ya da inanmak yerine, kendisi araştırır şekilde çok kaynaklı yol belirlerse eğer, hangisinin doğru olduğunu, bulabileceği gibi, basit gibi görünen iddialardan bile ciddi sonuçlar elde edebilir. komplo teorisi ya da teorisyenliği, araştırmacı gazetecilikten ve istihbarat analistliğinden bağımsız bir alan değildir, dolayısıyla ciddi, doğru araştırmalara sahip iyi komplo teorisyenlerine egemenler tarafından dünyada uzun hayat hakkı tanınmaz genelde.
(bkz:william cooper)
(bkz:phil schneider)

might

this guy needs a beer
çoğunlukla amerikan ingilizcesinde can, could (-ebilmek) yerine kullanılan sözcük. genelde birinci tekil şahıs yerine ikinci tekil şahıs ve çoğullarda kullanılır. yani "you might be interested in this article", "they might pay attention to an advertisement" gibi.

gonna

this guy needs a beer
ingilizce'de günlük konuşma dilinde -özellikle amerikan ingilizcesinde- çoğunlukla yakın zamanlı gelecek için kullanılan sözcük. bir alıntı ile;

" “You gotta find out where he's gonna be,” she said.
“i already know that,” john said. “i know where he's gonna be. He told me that, before. i told him i was gonna be home, i would be home.” "

(burada ayrıca "was/were gonna" diye bir ifade de var, o da -cekti, -caktı anlamına geliyor sayılabilir, yani örn;"you were gonna think about me while you were away" gibi)

gotta

this guy needs a beer
ingilizce'de günlük konuşma dilinde -özellikle amerikan ingilizcesinde- have to, ought to, should (-meli, malı) anlamlarını karşılayan kullanışlı kelime. örn; "you gotta find out where you can do a better job" gibi.

please find enclosed

this guy needs a beer
ingilizce resmi yazışmalarda kullanılan bir ifade. "ekte/ekli bulunur" anlamı taşır. bu ifadeden sonrası, gönderdiğiniz yazıya artık ne eklediyseniz onunla ilgilidir, (please find enclosed) "my curriculum vitae" olabilir, (please find enclosed) "the brochure with information about our company" olabilir, bir resmi yazışma sınırları içinde aklınıza ne gelirse olabilir işte.

nurullah ataç

imschrolled
(1898-1957) istanbul doğumlu deneme üstadı yazar. edebiyat fakültesi eğitimi görmüş olsa da, daha çok kendi kendisini yetiştirmiş ve fransızca öğrenmiş.

öğretmenlik ve tercümanlık da yapan ataç, dergâh dergisinde yayımlanan şiirleri, makale ve tiyatro eleştiri ile tanınmış. akşam, vakit, milliyet, cumhuriyet ve ulus gibi gazetelerde deneme/eleştiri yazıları yazmış.

türkçenin özleşmesi için büyük çaba harcamış olmasının yanı sıra devrik cümlelere dayalı yeni bir dil ve anlatım biçimi oluşturmuştur.

Günlerin Getirdiği, karalama defteri, sözden söze, ararken, söyleşiler, okuruma mektuplar, diyelim, günce ve prospro ile caliban deneme/eleştiri/söyleşi türündeki eserlerinden bazılarıdır.

pierre loti

imschrolled
(1850 - 1923) fransız romancı. deniz akademisini bitirmiş ve birçok ülkeyi gezmiş. gözlemlerini, yazdığı romanlarda kullanmış ve bu arada istanbul'a da gelmiş. aziyade ve les desanchan tees romanlarında istanbul'u anlatmıştır. bir sipahinin romanı, izlanda balıkçısı, beyaz krizantem, denizci, bezginler ve ilk gençlik yazarın eserlerinden birkaçıdır.
0 /