mevlid kandili

issiz adam
Eskiden, cuma günü camiye,
Kandil günü camiye gidilir namaz kılınır, ibadet edilirdi. Şimdi ise facebook olmuş ibadet tahtası. Hatta facede dua edenler de var.paylas bi resim yapıştır duvara Hade hayırlı kandiller görev tamam.
Sizede Hayırlı kandiller efendim.

başlık standartlaştırmak

cayisallama
uzun zamandır uygulamaya çalıştığımız bir olay. bazı başlıklarda tek entry ve bkz olarak gördükleriniz bu yüzdendir.

örneğin bir konu ile ilgili birden fazla başlık açılıp ifade edilebiliyor. adsense, google adsense, google reklamları bu başlıkların hepsi aynı şeyi ifade ediyor.

sözlükteki başlık çeşitliliği o konu hakkında tam detaylı bilgi toplamak isteyen kişiyi dağıtıyor ve çerçevenin kırılmasına sebebiyet veriyor.

yukarıda yazılı başlıklardan bir tanesi, google index açısından ve sözlük arama kısmından rahatlıkla ulaşılabilecek biri seçilip diğerlerine bkz ile yönlendirme yapılabilir ki bu rahatlatıcı bir eylem olur.
hem google dan gelen kişi, hem sözlük yazarı o kunuyla ilgili tüm yazıları tek başlık altında rahatlıkla okuyabilir.

(bkz:aramaya inanmak)

taburcu olmak

axit
"TABURCU OLMAK" deyiminin destansı sebebi!

Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ''taburcu'' ederler; ''gitsin'', ''evci'' gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi? Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında. Bakın anlatayım dilim döndüğünce…

Özellikle 1. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, hocalarını, öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyor, binası ise tamamen hastaneye dönüşüyordu. Sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geride kalan kıdemsiz tıbbiyeliler, direnişte bizzat çalışıyorlardı. İzmir'in işgalinin üç gün sonrası, 18 Mayıs 1919'da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı, hemen direniş gruplarının örgütlendiği bilinir.

Daha çok bahsedilecek olay, anlatılacak konu var ancak, söylemek istediğim şudur;

Ülkede herkes askerdir, eli silah tutan tüm erkekler savaştadır. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardır, ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydır, askerdir. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini dolaşır. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta. Tabip subay, iyileşenleri, tekrar silah tutabilecekleri savaşa, taburuna yollar, ''taburcu'' eder. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ''taburuna yollanmaz, taburcu'' edilmez. Bazı değerleri, yaşamının içine böylesine sindirmiş başka bir millet yoktur. Başkalarını bilmem ama, taburcu ettiğim her hastada, göğsümün ağlamaklı kabarması bundandır. Ordusunu, askerini, bağımsızlık mücadelesini, tüm aziz şehitlerini, yaşamına böyle sindiren başka bir millet yoktur. Bazı hususıyyetlerin, farkında olmasak da her zaman, sonsuza kadar bizimle yaşayacaklar…

İşte size 'TABURCU''luğun hikayesi

fillerin evcilleştirilmesi

issiz adam
Fil hergün aynı yoldan geçen bir canlıdır. bunu bilen fil avcıları o yola hendek kazarak yavru fillerin çamur içerisine saplanmasını sağlıyorlar.

sonra siyah giyinip o fillere orada işkence edip dövüyorlar. Belli bir süre bu şekilde devam ediyor bu işkence. Sonra beyaz giyinip gelip filleri oradan kurtarıyor ve besliyorlar. Filler vefadan kaynaklı olarak bu insanlara aidiyet ve sadakat hissedip sahipleniyor.

hayata ne kadar da benziyor!

ev hanımı olmak başarılı kadın olmaktan daha elzem

cayisallama
ya hoca bi sektir git diyesim geldi.

İşsiz Kadınların çalışan kadınlara kıyasla çocuk yetiştirme konusunda daha başarılı olduğunu söylemek beyhudedir. Çalışan kadın ile kıyaslamak hiç doğru değildir. Annelik içsel bir olaydır. Ev hanımlarının diğer annelere göre tek avantajı ilgisini sevgisini gösterecek zamanının daha çok olmasıdır. Bu ilgi gösterme olayında çocuğun yaşı da ayrıca değerlendirilecek bir konudur. Ev hanımlarını annelik vasfı üzerinden bu kadar kutsallaştırılıyor olmamız çok vahim bir durum. Günümüz şartları ile bundan 40 sene önceki ev hanımlığı durumu bir tutulamaz. Ev hanımı işsiz bir bireydir ve ciddi ölçüde kadının ekonomide yer almasını engelleyicisi bir tavırdır. Kadınları ekonomiye kazandırmalıyız.

işsizlik maaş almak olarak tanımlanmıyor. Ücretli bir işte çalışmayıp evinde patik üretip satan kadın bile kayıtlarda işsizdir. Ancak patik satışı ekonomiye katkı demektir. Benim bahsettiğim ev hanımı ve genel kabul edilen ev hanımı tanımı üretime katkısı olmayan kadın modelidir. Potansiyel dizi izleyicisi olarakta tanımlanır. Bu nefret göstergesi değil bilakis çuvaldızı hatırlatmadır kendi adıma.

işsiz sıfatından vazgeçtim. Potansiyel dizi izleyici sıfatı daha uygun. Ekonomiye biz kazandırmadık Türk Kürt Çerkez töresinde her daim olan bir şeydi zaten. Şuan ve daha önceden köyde yaşayan ev hanımlarına göz atınca bunu açıkça görürsünüz. Günümüzde evrimleşip bu hali aldı. Sizin değindiğiniz konu bu tartışmadan farklı bir boyutta. Günümüz çalışma şartlarının düzensizliği ve ekonomik gelirin aileden bireye düşürülmesi ile ilgili. Gününde şartlar kadın ve erkeği ayrı ayrı çalıştırmaya mecbur bırakmış durumda ki yanlışlıkta burdan başlıyor. Asgari ücreti ortalama bir ev kirasının iki katı olarak belirlenmesi gibi. İşsizlik sıfatı da burada devreye giriyor zamanın ekonomik düzeyine ayak uydurmamaktan. Gün yapma potansiyeli olan ve bi güne 20 kadını kolaylık ile toparlayan organize yetenekli bir kadının, kadınları toparlayıp bir terzi açmamaları, bir mantıcı açmamalarını işsizlik olarak tanımlıyorum. Gidip kadın bünyesine ağır gelen işlere ve çalışma saatlerine yönlendirmek gibi bi savım yok. Boşanma olayı ise tamamen kültür yozlaşması, bireyselleşme, sadakat ve aile olma bilincini kaybetmekten kaynaklıdır. Ekonomik özgürlük bu düşüncesini fiiliyata dökmesine yardımcı oluyor sadece. İçinde varsa ve kafasında ayrılık taşıyan bunu gerçekleştiriyor zaten. Bu öncelikle zihniyet sonra huzur meselesi. Ayrıca boşanmaların asıl sebeplerinden birisi de şiddetli geçimsizliktir.

ev hanımı

Alangoya
ev hanımlığı zor iş ama kimisi sadece ev hanımlığı yaptığı için maaş alması gerektiğini düşünüyor. çalışan kadınların evde daha az zaman geçirdiği için onların yaptığı işleri yapmadıklarını düşünenler var. savunmaları da bu. çok komik.

mevlid kandili

axit
Bu gece Mevlid Kandili. Efendimizin buyurduğu "Unutulmuş bir sünnetimi ihya edene 70 şehit sevabı vardır" buyuruyor ya. Şöyle yapalım. Efendimizin unutulmuş bir sünnetini ihya edelim. Mesela bir yetimi sevindirelim. Bir öğrenciye burs verelim. Bir fakiri soframıza davet edelim. onunla ve ailesiyle akşam yemeği yiyelim. Bol bol sadaka verelim. Yolda insanlara eza veren her hangi bir şeyi kaldıralım. Çevre temizliğine riayet edelim. Mahallemizde sahipsiz kedi veya köpeklere yemek ve su verelim. Sonra oturup Efendimize bol bol selavat-ı şerife okuyalım. İnsani olan her şey İslamidir ve sünnettir. Ne dersiniz.

google adsense

cayisallama
google'ın görünürdeki en büyük gelir kaynağı. Bana göre ilk beşte bile yer almaz bu gelir kaynağı ancak görünürde bu şekilde.

uzun yıllardır var olan bir algoritmadır. Çok yalın ve zekice kurgulanmıştır. Bu gün bu algoritma olmasaydı internet dünyası bu kadar gelişmezdi.

algoritma genel olarak şu şekilde işliyor kaba taslak;
reklam veren:a
reklam gösteren internet siteleri b olsun.

a google'a 100 tl'lik reklam veriyor diyor ki benim ürünü 10 000 kişi görsün 100 kişi tıklasın falan.
google da tamam deyip bunun 32 TL'sini direk cebe atıyor. geri kalan 68 tl'yi ise reklam gösteren sitelere görüntülenme,tıklanma vs. göre dağıtıyor.

aha da adresi.
https://www.google.com/intl/tr_tr/adsense/start/#/?modal_active=none